Kabri açıldı

Bizleri karanlıklardan aydınlığa çıkaran Yüce kitabımızda Kuran’i kerimin en uzun suresi olan Bakara Suresinde ş’ehitler İçin, “Allah yolunda ö’ldürülenlere sakın ö’lüler demeyin; zira onlar diridir; ama siz farkında değilsiniz,” der. Biz inanan Müslümanlar İçin hayatımız bunun tecellileriyle doludur. İşte onlardan biri daha tüylerinizi diken diken ederek sizi duygulandıracak tam ibretlik bir olay daha

ŞEHİDİN KABRİ AÇILDI

Bu ayete layık şehidimiz Komiser Natık Karadeniz. 1979 senesinde Mersin Silifke’de ş’ehit edilen kahraman bir polisimiz. Yıllar sonra Kars Sarıkamış ilçesinden Mersin’e nakli yapılınca tüyler ürperten bir olay gerçekleşti Ş’ehidin ailesinin isteği Üzerine bu nakil gerçekleştirilerek ş’ehidimiz Akbelen Ş’ehitliğine d’efnedildi.

Merak edenler İçin yazma gereği duyduk aile namacıyla bu kadar geç kaldı diyebilirsiniz? Hem de ş’ehitler genelde en yakın yere defnedilir. Burada durum farklı oldu Çünkü ş’ehidimizin ve diğer m’ezar sakinlerinin tamamı baraj olan yerin altında kalacağından ötürü mecburi bir nakil gerçekleşti Ailelerin isteklerinin bulunduğu yere nakledilmesi karar verilmişti

Kahraman Ş’ehidimiz Komiser olan Natık Karadeniz’in m’ezarı açılınca oradakiler gözlerine inanamadılar. Çünkü ş’ehidimizin n’aaşı zerrei miskal dahi bile bozulmamıştı. Sadece n’aaşı değil, k’efeni bile korunmuştu. Yüce Rabbimizin inayetiyle. Boşuna Ş’ehitler Ö’lmez,” demiyor bu Millet.

Olay mahalinde olanların söylediği şu sözler bizleri derinden etkiledi: “Abisi k’efenini açıp saçını dahi okşamış. T’üylerim diken diken oldu Rabbim Bütün ş’ehitlerimize Cennetin En güzel yerlerini nasip etsin duasıyla yaşam sürdüren A’skerimizin P’olisimizin ayağına taş değmesin Rab bim bizlerede ş’ehitlik mertebesini nasip etsin

İşte budur

 

Bayraktar şunları söyledi:”Akıncı inşallah 2021’de göreve başlayacak. İkinci prototipi bitti. Biz şu an üçüncü prototipini ve seri imalat ürünü olan Akıncı’yı üretiyoruz. Geliştirme faaliyetleri devam ediyor. Kalifikasyon ve test uçuşları da hali hazırda devam ediyor. İnşallah 2021’de teslimatı sonrası göreve başlaması mümkün olacaktır. Hedefimiz bu yönde.”

KENDİ SINIFINDA HİÇBİR İNSANSIZ HAVA ARACINDA OLMAYAN ÖZELLİKLERE SAHİP Selçuk Bayraktar, Bayraktar Akıncı TİHA’nın kendi sınıfında hiçbir insansız hava aracında olmayan özelliklere sahip olduğunu belirtti.

Bayraktar, ”Akıncı’ya kendi sınıfında neredeyse hiçbir insansız hava aracında olmayan özellikler bırakılacak. Bütün bunlar milli savunma sanayimizin ekosistemi sayesinde olacak. Bugün burada roket yarışmasını düzenleyen Roketsan, önemli mühimmatlarını füzesini geliştiriyor. TÜBİTAK SAGE farklı teknoloji sistemlerini geliştiriyor. Aselsan önündeki radarını yapıyor. Aslında bu da Teknofest gibi Akıncı da bir anlamda takım oyunu. Bütün alt sistemlerle birlikte o kabiliyetleri kazanacak.

Bizim geliştirdiğimiz sistemler tümüyle otonom uçuş yönünde, yapay zeka bilgisayarları yönünde. Hava aracı, bir anlamda robot uçak. Mühimmat sistemleri ve elektronik kart sistemleri milli savunma sanayimizin eserleridir.” dedi.Selçuk Bayraktar ürettikleri İHA’ların ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde olduğunu hem Ege hem de Akdeniz’de görev yapmaya devam ettiğini kaydetti.

Ürküten

Son dakika: Sağlık Bakanlığı tarafından 19 Eylül k’oronavirüs tablosu, vaka, test, vefat sayısı ve son durum açıklandı.

Türkiye’de son 24 saatte 97 bin 416 Kovid-19 testi yapıldı, 1538 kişiye hastalık tanısı konuldu. Son 24 saatte 68 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını k’aybetti, ağır hasta sayısı 1432 oldu. Bakan Koca son tablonun ardından ağır hasta uyarısında bulundu.

Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye’nin güncel k’orona v’irüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı. Tabloya göre son 24 saatte 68 kişi korona v’irüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 7 bin 445’e yükseldi.

İYİLEŞEN, ZATÜRE VE AĞIR HASTA SAYISINDA SON DURUM
Bugün toplam 97 bin 416 test yapılırken, bin 538 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 301 bin 348 oldu. Bugün iyileşen bin 312 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 266 bin 117’ye yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 7, toplam ağır hasta sayısının ise bin 432 olduğu açıklandı.

BAKAN KOCA: AĞIR HASTA SAYIMIZI AZALTMAK ELİMİZDE!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 19 Eylül koronavirüs tablosuna ilişkin yaptığ açıklamada, ”Bugün ağır hasta sayımız 1.432’ye ulaştı. Sağlık çalışanlarımızın en büyük mücadelesi ağır hastalarımızı iyileştirmeye yönelik. Ağır hasta sayımızı azaltmak elimizde. Tedbirlere uymamız için bu uyarılar bize yetmeli. Birlikte mücadele edelim.” ifadelerini kullandı.

1 hafta

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip salgın karşısında, “Başlangıçtan daha zor durumdayız” derken, Bilim Kurulu giderek ağırlaşan tablo karşısında yeni tavsiye kararları aldı.

BİR NEVİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Buna göre, artık sadece pozitif tanısı konanlar değil, temaslı olanlar da en az 1 hafta izole edilecek ve PCR testine tabi tutulacak. İzolasyonlarının 7 veya 8’inci günü uygulanacak testin sonucunun negatif çıkması ve semptomlarının da olmaması şartıyla bunların izolasyonlarına son verilecek. Vaka ve temaslı sayısının yüksekliği dikkate alındığında bu yolla aslında binlerce kişi için bir anlamda, “sokağa çıkma yasağı” uygulanmış olacak.

AKILLI BİLEKLİK DÖNEMİ Bu arada karantina koşullarına uyum konusunda HES mobil uygulamasının açıklarını fark eden Sağlık Bakanlığı, “akıllı bileklik” formülünü devreye sokmaya hazırlanıyor.

İzolasyon yani karantina koşullarına uyulup uyulmadığını denetleme imkanı tanıyan HES mobil uygulamasını indirmeyen ya da cep telefonunu evde bırakma gibi yollarla HES denetiminden kaçanlara karşı ise gelecek dönemde akıllı bileklik uygulaması devreye konulacak.

Devrim gibi

Pazartesi gününden itibaren Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen sürücü belgesi bilgileri Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına yüklenebilecek. Randevuyla yapılacak işlemlerden ücret alınmayacak.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 21 Eylül’den itibaren sürücü belgesi bilgilerinin yeni kimlik kartına yükleneceğini duyurdu. Bakan Soylu, “Teknolojinin bütün haliyle birlikte vatandaşımızın işlerini kolaylaştırması konusunda kullanılmasını sağlayan ve hakikaten her yıl milyonlarca nüfus ve vatandaşlık işlerine giren, hizmet alan milyonlarca vatandaşımızın memnuniyetini sağlamak için çaba sarf eden, büyük bir devrimi gerçekleştiren arkadaşlarımı tebrik ediyorum” diye konuştu.

YENİ ÇİPLİ KİMLİK KARTI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

21 Eylül tarihinden itibaren, yeni tip sürücü belgelerinin Türkiye genelinde Nüfus Müdürlükleri’nden randevu alınmak suretiyle yeni nesil kimlik kartlarına yüklenmeye başlanacak.

Bu işlem için; sürücü belgesindeki bilgilerin yüklenmesi için herhangi bir ücret alınmayacak.

Sürücü belgesinin geçerlilik süresi dolduğunda tıpkı eski kartların yenilenmesi gibi, kimlik kartlarından otomatik olarak silinecektir.

Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen sürücü belgesi bilgilerinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına yüklenmesini içeren ‘Hayat Kimliğinle Kolay’ projesinin tanıtımını yaptı.

Bakan Soylu, “Teknolojinin bütün haliyle birlikte vatandaşımızın işlerini kolaylaştırması konusunda kullanılmasını sağlayan ve hakikaten her yıl milyonlarca nüfus ve vatandaşlık işlerine giren, hizmet alan milyonlarca vatandaşımızın memnuniyetini sağlamak için çaba sarf eden, büyük bir devrimi gerçekleştiren arkadaşlarımı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Kekikle

Koronaya karşı laboratuvar ortamında çare aranması sürerken, kekiğin özündeki bir madde, virüse karşı alternatif bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Konya’da yaşayan Hüseyin Polat, kendisinin ve ailesinin kekiğin özü ile nasıl yendiğini anlattı.

Dünyayı etkisi altına alan korona, her geçen gün yeni bir tartışmayı da gündeme getiriyor.
Çeşitli ülkelerde virüs sebebiyle gerçekleşen ölümlerin artması ve hastalığı tamamen tedavi edecek yöntemin halen bulunamaması ise ilaç tedavisinin yanı sıra bitkisel besinlerin de hastalığın tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağı tartışmasını doğuruyor.

KEKİK ÖZÜ İLE KORONAYI YENDİLER

Konya’da yaşayan Hüseyin Polat ise, kornayı alternatif yöntemlerle yenmeyi başardı. Yaşadığı süreci Yeniçağ’a anlatan Polat, durumunun şu an gayet iyi olduğunu belirterek, kendisi ile birlikte virüse yakalanan anne ve babasının da kekik özü sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirtti.
Polat, “İyileşmemizde kekiğin özündeki bir madde çok etkili oldu. Özellikle babamın çok fazla kronik hastalığı var. Herkes babamın bu süreci kaldıramayacağını ve yaşamını yitireceğini düşünüyordu.” dedi.

“KENDİMİ HAYATA VEDAYA HAZIRLIYORDUM”

Polat sözlerini şöyle sürdürdü;
Annemin ve benim de durumum gayet kötüydü. Ağrım kısa bir süre içerisinde bütün vücuda yayıldı.
En sonunda da hastalığın en önemli göstergesi olan solunum sıkıntısını yaşamaya başladım.
Ciğerlerinizin alt kısmında bir batma hissi oluştu.
Hafifçe ya da derinden nefes alsanız da fark etmiyor sanki birisi göğsünüze oturuyormuş gibi zorlanıyorsunuz.

Kritik anlarımız oldu.
Hayatımdan umudumu kesmiş, kendimi hayata vedaya kendimi psikolojik olarak hazırlıyordum. Gerçekten hatırlamak istediğim günlerdi.
Kekiğin özündeki etkili bir madde etkisini gösterene kadar durumumuz riskli ve kritik bir şekilde devam etti.

“KRONİK HASTALIĞI OLAN BABAM DA YENDİ”

Bu duruma rağmen, hiç başka bir ilaç kullanmadan, sadece kekiğin özünden elde edilen maddeyi kullanarak, onlarca kronik hastalığı olan babam dahil çok kısa sürede sağlığımıza kavuştuk. Virüse yakalanmamızın ardından 5. günde bu maddeyi kullandık. dedi.

“İLACI KULLANMADAN CİDDİ SIKINTILAR İÇERİSİNDEYDİM”

Hüseyin Polat’ın babası Ahmet Polat ise, kekiğin özündeki madde sayesinde koronadan nasıl kurtulduğunu şu şekilde anlattı: Kekik özünden elde edilen bu ilaç bizde çok etkili oldu.
İlacı kullanmadan önce ciddi sıkıntılar içerisindeydim. Ciddi ateşim vardı, korkunç terlemelerim vardı.
Başka hiçbir şey kullanmadık.
Ayrıca eşimde romatizma vardı, romatizma ağrılarında bir durma oldu.
Şekerimiz düzene girdi.
Hastalığımızın tedavisini kekiğin özündeki bu maddeyi bize ücretsiz şekilde gönderen Kaptan Mustafa Can beye çok teşekkür ediyorum.”

Dahiliye Uzmanı Doktor Müslüm Sağır da, koronaya karşı kekik tedavisini tavsiye ediyor. Uzun süredir bitkisel tedavi üzerine araştırmalar ve çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Sağır şöyle konuştu;
Dahiliye uzmanlığı yaptığım yıllarda bazı gözlemlerim oldu, biz birçok kronik hastalıkta hastalarımıza tedavi sunamıyoruz. Bu durum beni yeni arayışlara yönlendirdi. Bunun neticesinde birtakım bitkisel tedavi yöntemlerinin uygulamadaki araştırmasını yapmaya başladım.

Araştırmalarım ışığında şunu farkettim; Aslında her türlü hastalığın tedavisini bulmanız mümkün. Özellikle de dahiliye alanında ve doğal bileşenlerin hastalığı tedavi etmelerinden daha çok insanları hastalıktan koruma gibi bir özelliği olduğunu keşfettim. Tabi ki uygun dozlarda verdiğiniz zaman hastalığı da tedavi eder hale gelebildiğini yine araştırmalarım neticesinde edindiğim bilgiler ışığında sizlere iletiyorum.

Kesinlikle içerisinde kimyasal bileşen barındırmayan ürünlerle hastaları nasıl tedavi edebilirizi araştırırken, dünyaca bilinen Avrupa’da da kullanılan kekiğin özü ön plana çıktı. Kekiğin özündeki maddenin ne olduğuna gelirsek; kekiğin özünden elde edilen ve bugün tüm dünyanın bildiği bir bileşeni ve birçok bitkiden elde edebilirsiniz.

Her şeyde minimum dozlarda bu maddeyi bulabilirsiniz ama en yüksek oranda kekikte mevcut. Antik çağlardan günümüze kadar kekik, insanlara şifa vermesi için kullanılan bir bitki.
Bunun içerisindeki madde oranının saflık kalitesi, diğer bitkilerden kat ve kat daha fazladır. Tüm dünyadaki kekikler göz önüne alındığında ise, Türkiye’deki kekiğin içerisinde en saf oranda söz konusu temin ettiğimiz görülüyor. Dünyanın en kaliteli kekiği Toroslar’da, Antalya bölgesinde yetişiyor. Kekiğin, en kaliteli ve en saf hali orada mevcut. Tüm dünyaya bunun ihracatını yapan üç ülkeden birisiyiz. Bize ait bir değer ve biz bundan niye mahrum kalalım…’

TÜM VİRÜSLERE KARŞI ETKİLİ

Kekik özünden elde edilen bu etken maddenin tüm virüslere karşı da etkili olduğuna dikkat çeken Sağır, sözlerine şöyle devam etti:

Virüslere karşı etkili ve virüsün yapısını bozarak etki gösteriyor.
Hatta son günlerde korkulan korona virüsüne karşı bile kullanılabileceğini düşünüyorum. Çünkü korana virüsü, akciğerdeki AC2 proteinine bağlanarak solunum siteminde problemleri ortaya çıkarıyor.
Akciğer enfeksiyonlarını ortaya çıkarıyor veya akciğer yetmezliğine götürüyor. Ancak bu elde edilen maddenin hidroksil grubunun her türlü moleküle bağlanma yeteneği mevcut. Yani virüs AC2’ye bağlanacağı yerde gelip kekiğin öz suyuna bağlanabilir. Bağlandığında da o virüs etkinliğini kaybedecektir. Tabii bu sadece korona virüsü ailesi için değil, bütün virüslere karşı bunu yapabilme yeteneği mevcut.

Sen kimsin

Doktor Devlet Bahçeli’ye “sen kimsin” dedi, ortalık karıştı.

Devlet Bahçeli, korona virüs konusunda bazı kişilerin yaptığı açıklamalarla milletin moral seviyelerini aşağıya çektiğini ifade etti. Bahçeli’ye yanıt Doktor İbrahim Sözen’den “Sen kimsin” şeklinde geldi. Ortalık bir anda karıştı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir takım kişilerin korona virüs pandemisi konusunda halkın moralini aşağıya çekecek açıklamalarda bulunduğunu ifade etti. Bahçeli yaptığı eleştiride “Virüsü bilmezler, tıptan anlamazlar. Alakasız oldukları her konuda bilirkişiliğe kalkışırlar.

Tek yaptıkları insanlarımızın moral seviyelerini aşağı çekmek, ö-ldük, bittik, tükendik fitnesini rüzgar gibi estirmektir. Milletimiz bu kifayetsiz muhterislerden bıkmış usanmıştır” dedi.

Bahçeli’ye yanıt ise Doktor İbrahim Sözen’den geldi. Sözen, “Tıp Doktoruyum, literatürde 15 uluslararası bilimsel çalışmam, bu çalışmalara atıfta bulunmuş 900 küsur yayın var, sen kimsin?” dedi.

Bu yanıtın ardından devreye MHP lideri Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek girdi. Çiçek de Sözen’in paylaşımını alıntılayarak “Doktor olmuşsun, o sıfatı taşıyorsun ama zeka ve terbiye düzeyin gerçekten tartışmalı… Doktor olana, alanında uzman olanlara saygılı olmaktan bahsedilen cümleleri anlama ve yorumlama tarzın bile, düşük seviyeni gösteriyor. Sen öncelikle yakalandığın CHP hastalığından kurtul” dedi.

Yasakk

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan koronavirüs açıklaması: Tekrar işi sıkmak zorundayız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan cuma namazı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan merak edilen sorulara cevap verirken, koronavirüs salgınına ilişkin, “Büyük şehirlerde yine vaka sayıları arttı. Tekrar işi sıkmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cuma namazını kıldığı Üsküdar’daki Hz. Ali Camii’nden çıkışta açıklamalarda bulundu

Koronavirüs vaka sayılarındaki artışa dikkat çeken Erdoğan , “Ne yazık ki uyarılarımıza halkımız ciddi manada dikkat etmedi” dedi. Erdoğan, “Dikkat edilen illerde vaka sayılarının düştüğünü gördük. Biz biraz gevşetince bu defa da başta Ankara, İstanbul olmak üzere bir anda vaka sayılarının yükselmeye başladığını gördük” diye konuştu.

“O yüzden Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tedbirleri artırmak durumunda” diyen Erdoğan, “Mecburen şimdi tekrar işi sıkmak zorundayız.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan aşı çalışmalarıyla ilgili soruya, “Yılbaşından sonra bazı olumlu sinyaller alacağımızı görüyoruz” yanıtını verdi.

HAFTER KAYBEDECEK
Libya’daki gelişmelerle ilgili konuşan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
Trablus’ta çok çok olumsuz gelişmelere oldu. Sarrac’ın görevi bırakma kararı haberi bizler için üzüntü verici oldu. Darbeci Hafter eninde sonunda bu işte kaybedecek, bunu görüyoruz.
AB ülkeleri Doğu Akdeniz konusunda aracı olmaya çalıştılar. Liderlerle görüşmeler yaptık. Miçotakis’le görüşme talepleri oldu. Miçotakis’le ne görüşeceğiz, neyi görüşeceğiz.

ORUÇ REİS AÇIKLAMASI:

Oruç Reis’i bakım için limana çektiysek bunun da bir anlamı var
Biz eğer Oruç Reis’i limana çektiysek, bu diplomasi manasında olumlu bir yaklaşımdır. Oruç Reis’in bakım için çekilmesi bizim sismik araştırmalarımıza ara vereceğimiz anlamına gelmez. Bakımdan sonra Oruç Reis görevine geri dönecektir. Eğer olumlu bir tavır varsa görüşmekten çekinmeyiz. Ama Miçotakis adalarda gövde gösterisi yaparsa biz daha büyüğünü yaparız.

MISIR’LA BAĞLARIMIZ FARKLI:
Mısır ile istihbarat noktasında görüşmelerin yapılması farklıdır, yaparız, hiçbir engel yoktur ama Yunanistan ile Mısır’ın yaptığı anlaşma bizi üzmüştür.Bizim Mısır’la bağlarımız farklıdır. Mısır’la görüşmeler her an yapılabilir.

7 ile

KORONAVİRÜS salgınında gelinen nokta ve kış bastırmadan gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin çalışmalar yoğunlaştı. 7 ilde haftasonu sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor.

Uzmanlar, toplumun neredeyse bir yıla yaklaşan salgın nedeniyle motivasyonunu kaybettiğini, mesafe duyarlılığını yitirildiğini belirtiyor. Başta Ankara olmak üzere salgının arttığı il ve ilçelerde hafta sonları için sokağa çıkma yasağı, park yasağı, sokak denetimlerinin arttırılması gibi planlamalar yapılıyor.

Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre: Edinilen bilgiye göre, Ankara başta olmak üzere 7 ilde görülen pandemi artışı nedeniyle, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun yaptığı çalışmaların ardından bir dizi önlemler planlanıyor. Planlar arasında, salgının yayılmasının kesintiye uğraması için hafta sonu sokağa çıkma yasaklarının gelebileceği öğrenildi.

Bu yasaklar, salgının artış gösterdiği illerin tamamında olabileceği gibi ilçe bazlı da uygulanabilecek.

PARK VE PİKNİK ALANLARI Yapılan toplantılarda, salgını önleme yöntemleri arasında, park ve piknik alanlarının yasaklanması, AVM girişlerine kontrol getirilmesi, lokantaların sadece açık alanlarında servis yapılmasına izin verilmesi gibi öneriler gündeme geldi. Maske ve mesafe sorunu yaşanması nedeniyle, sokak kontrollerinin arttırılması da çalışmalar arasında bulunuyor. Özelllikle son günlerde başta Ankara olmak üzere pandemide artış görülen illerde bu uygulamanın başlatıldığı da ifade edildi

Hileli

BİM mağazalarında ‘özel ürünler’ arasında yer alan bir bal hileli çıktı. Tarım ve Ormancılık Bakanlığı’nın yayınladığı son listede yer alan balla ilgili BİM’den açıklama geldi. BİM’de satılan ve bakanlığın hileli dediği ürün Balkaşık Süzce Çiçek balı.

Tarım ve Orman Bakanlığı ilaç etken maddesi karıştırılan, taklit ve tağşiş (içine başka madde karıştırılan) yapıldığı tespit edilen ürünlerin ve firmaların listesini iki gün önce kamuoyuyla paylaşmıştı.

Paylaşılan ürünlerden birinin, Türkiye’nin en çok tercih edilen marketlerinden BİM’de satılan ballardan biri olması dikkat çekmişti. Gelen tepkilerin ardından BİM’den yapılan açıklamada; “Mevcut ürün analizlerinde hiçbir sorun çıkmamasına rağmen, ihtiyaten bu üretici ile ticari ilişki sonlandırılmıştır” denildi.
Konuyla ilgili BİM’den yapılan açıklama şöyle:

“Türkiye’de her gün milyonlarca tüketicinin alışveriş ettiği BİM mağazalarında satışa sunulan bütün ürünler titizlikle kontrol edilmekte ve hiçbir şekilde tüketicinin kandırılmasına veya sağlığının riske atılmasına izin verilmemektedir.

“Sorunsuz oldukları kesinleştikten sonra satışa sunulmuştur”

Bazı gazete haberlerinde bahsi geçen Balkaşık Süzme Çiçek Balı (850 gr.) ürününde 1,5 yıl önce üreticinin ham madde alımı aşamasında kontrolden kaçan bir parti balda, saf bal içine şeker kullanıldığı tespitine istinaden BİM tarafından ilgili partiye ait bütün ürünler raflardan kaldırılmıştır. Üretici daha sonrasında ham madde alımı aşamasında kontrollerini artırdığını iletmiştir. Tarafımızca, konunun yakından takip edildiği bu 1,5 yıllık dönemde firmadan alınan bütün ürünler hassasiyetle kontrolden geçirilmiş ve sorunsuz oldukları analizlerle kesinleştikten sonra satışa sunulmuştur.

Üretici ile ticari ilişki sonlandırılmıştır

Ancak, üretici firmanın o dönemde üretmiş olduğu ve raflarımızdan kaldırdığımız ürünlerin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 15.09.2020 tarihli listesinde yer almasının ardından mevcut ürün analizlerinde hiçbir sorun çıkmamasına rağmen, ihtiyaten bu üretici ile ticari ilişki sonlandırılmıştır. BİM hiçbir zaman müşterilerine hileli, sorunlu bir ürün satmamıştır, bundan sonra da satmayacaktır.”