Müjde geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından kameraların karşısına geçti.

Erdoğan, merakla beklenen sokağa çıkma kısıtlamasıyla ilgili alınan yeni kararı duyurdu.

HAFTA İÇİ SOKAK KISITLAMASINDA YENİ DÜZENLEME

Buna göre, sokağa çıkma kısıtlamaları hafta içi ve cumartesi 22.00-05.00 arasında uygulanacak.

Bu sınırlama hafta sonu ise cumartesi 22.00 ile pazartesi sabahı 05.00 arasında uygulanacak.

Kahvehane, kafe, halı saha, spor salonları pazar günü hariç sabah 7 ile akşam 21.00 saatleri arasında çalışabilecek.

PAZAR GÜNLERİ KISITLAMA DEVAM EDECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sokağa çıkma kısıtlamasıyla ilgili yaptığı açıklama şu şekilde:

“Sokağa çıkma sınırlamaları hafta içi ve cumartesi günü akşam 22.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında uygulanmaya devam edecektir. Bu sınırlama hafta sonu cumartesi 22.00 ile pazartesi sabahı 05.00 arasında, yani pazar gününün tamamını da kapsayacak şekilde uygulanacaktır.

Temmuz ayında bu kısıtlama süreleri ve günleri, vaka ve ve-fat sayılarındaki değişime, aşılamada kat edilen mesafeye göre yeniden belirlenecektir.”

3. Darbe emri

15 Temmuz darbe girişimini 4 ay önce ‘fısıldayan’ eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin’in 12 Ekim 2016 tarihli yazısı Sedat Peker’in içinde olduğu senaryoyu deşifre ediyor.

15 Temmuz darbe girişimini 4 ay önce ‘fısıldayan’ eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin’in 12 Ekim 2016 tarihli yazısı Sedat Peker’in içinde olduğu senaryoyu deşifre ediyor. Rubin’in, The American Enterprise Institute’daki yazısı 15 Temmuz’da başarısız olan ABD Başkanı Obama ve halefi görülen Hillary Clinton’ın yeni darbe için düğmeye bastığını gösteriyor.

Rubin, Erdoğan’ın üçüncü darbe girişimine maruz kalacağını ve darbenin Peker üzerinden olacağını öne sürüyor. Biden’ın göreve başlamasıyla 4,5 yıl önceki senaryonun raftan indiği görülüyor.

SPONSOR ABD, BAE VE FETÖ

Ancak Kasım 2016’da Trump’ın başkan seçilmesiyle hesaplar bozuldu. Biden’ın göreve başlamasıyla 4,5 yıl önceki senaryo raftan indirildi. Peker’in FETÖ’nün 17-25 Aralık tezlerini tekrarlaması ve iftira videolarını 15 Temmuz’un finansörü BAE’den yayınlaması resmi tamamlıyor.

4,5 YIL SONRA RAFTAN İNDİRİLDİ

Michael Rubin, 12 Ekim 2016’da 3. darbe iddiasında bulunmuştu. Rubin, Türkiye’deki darbe heveslilerini heyecanlandıran yazısında, 15 Temmuz’u sulandırmaya çalıştı. Darbe girişiminin çok amatörce yapıldığını ve bu darbe girişiminin Erdoğan’a düşmanlarını temizleme imkanı verdiğini söyleyen Rubin, FETÖ’cülerin darbeye katıldığını belirtti ancak Kemalist subayların da darbeye katıldığını öne sürdü.

HAYATINA DA MAL OLABİLİR

Rubin daha sonra da AK Parti içinde bulunan herkesin ellerinin temiz olmadığını ileri sürdüğü yazısında “Erdoğan’ın durdurulması” gerektiği gibi imalarda da bulunuyor. Rubin, “Ama üçüncü bir darbe en şiddetlisi olabilir; pekâlâ Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatına da mal olabilir” diyor. Rubin’in darbe senaryolu yazısının en dikkat çeken kısmı ise organize suç örgütü soruşturması kapsamında aranan ve bir süredir yaptığı YouTube yayınlarıyla Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışan Sedat Peker ile ilgili yaptığı değerlendirmeler. Peker’in durumunun ilginç olduğu ve Türkiye’nin en güçlü mafyası olarak bilindiği aktarılan yazıda, Erdoğan’a yönelik suikast girişimlerinin olacağı da öne sürülüyor.

 

PEKER VE YOLDAŞLARININ HIRSLARI

Yazıda şöyle deniliyor: “Genel olarak söylemek gerekirse, Peker ve yoldaşları hırslarını ve ideolojilerini bir kenara bırakmaya uygun değiller. Peker devletin dizginlerini hiçbir zaman eline almak istemese de, kendisini Cumhurbaşkanlığı sarayına bir kukla oturtmak için çok sayıda kıdemli Türk politikacıyla yeterli bağlantıları bulunmaktadır. Erdoğan bir sultan olduğuna inanabilir, ancak gerçekte ise, kendisi aslında sadece idama yürüyen ölü bir adam olabilir.”

TRUMP HESAPLARI BOZMUŞTU

2016’da darbe girişiminin mesajını aylar önceden veren Rubin, ABD’deki seçimleri ise hesap edemedi. 15 Temmuz’un arkasındaki ABD’de 2016 Kasım’da yapılan seçimler, senaryonun rafa kalkmasına neden oldu. 15 Temmuz sürecinde ABD Başkanı olan Barack Obama’nın yerine Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton oldu. ABD seçimlerinde FETÖ, Donald Trump’a karşı Clinton’a destek verdi. Hatta FETÖ yüklü miktarda bağışta bulundu. Farklı isimler üzerinden bağış yapıldığı için FETÖ’nün seçimde Clinton’a ne kadar bağış yaptığı net olarak tespit edilemese de rakamın 2 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor.

JOE BIDEN’LA YİNE DEVREDE

Ancak başkanlık seçiminin kazananı Trump oldu. Böyle olunca da Obama döneminde hazırlanan darbe senaryosu uygulanamadı. Ancak 2020 Kasım’da Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesiyle 2016 yılındaki içinde Peker’in de yer aldığı darbe senaryosu devreye sokuldu. Kaçak konumundaki suç örgütü liderinin iddialarını doğru kabul eden CHP de hemen kolları sıvadı ve algı operasyonuna başladı. Kemal Kılıçdaroğlu, “Mafya batağına battılar. Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş. İçişleri Bakanlığı tamamen kirlenmiş” iddiasında bulundu. Ayrıca ana muhalefet Peker ile ilgili birçok iddiayı da ortaya attı.

Rubin adım adım yazmış

The American Enterprise Institute’daki yazısının önemli bölümünü bugünleri görür gibi Peker’e ayıran Rubin şu ifadeleri kullanıyor: Gülenciler’in (FETÖ) geniş bir ağı olması karşın, Peker’in bağlantılarının da güçlü olduğu söylenmektedir. Erdoğan, Gülencileri (FETÖ), etnik liberalleri, politik rakiplerini hedef alırken Peker ve Peker’in en yakın müttefiklerini de bertaraf etmektedir. Geriye sadece Erdoğan ve Türk mafyası güç olarak kaldığında ne olacak? Böyle durumda hesaplaşma şiddetli mi olur? Erdoğan suikasta uğrarsa -ki girişimler olacaktır- Türk derin devleti, boşluğu doldurmak konusunda geride kalan en muhtemel güç olacaktır.

Peker devletin dizginlerini hiçbir zaman eline almak istemese de, kendisinin Cumhurbaşkanlığı sarayına bir kukla oturtmak için çok sayıda kıdemli Türk politikacıyla yeterli bağlantıları bulunmaktadır.

Fitilini ateşledi

Peker, yayınladığı 6. videoda Michael Rubin’den bahsetti. Kendisi hakkındaki gelişmelerin fitilini iki gelişmenin tetiklediğini söyleyen Peker, “Fitilin ilk ateşlenmesi Michael Rubin adında Amerikalı bir yazarın, yazdığı yazıyla oldu. ‘Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında, Tayyip Erdoğan’a ihanet etmez. PanTürkizm görüşüne sahip bu kişi bu şekilde güçlenmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir’ dedi. Buna inanan ruh hastaları oldu, işin kötü yanı bizim arkadaşlarımız da gururlandılar” dedi. Rubin ise sosyal medya hesabından Peker’e yanıt verdi ve “Söylenmekten vazgeç. Türkiye’nin cezaevlerindeki politik esirlerin her biri senden daha şerefli ve onurlu davranıyorlar” dedi.

Gülen ile Clinton iltifatları

FETÖ’nün mahrem yapılanmasına ilişkin bir davada üst düzey bir mahrem imam, “Fetullah Gülen ile Hillary Clinton’ın araları iyi. Clinton, Gülen’e ‘Dünyada çok belirgin değilsiniz ancak dengeleri değiştirebilecek güçtesiniz, fark edilmeyecek bir gücünüz var’ diye iltifat ettiğinde, Gülen’in de Clinton’a ‘Asıl dünyadaki tüm dengeleri değiştiren Amerika’dır’ şeklinde iltifatlarda bulundu” ifadelerini kullanmıştı.

CIA ile görüştüm

Rubin’in 2016’daki yazısında adı Erdoğan’dan sonra en çok geçen isim Sedat Peker, söz konusu yazının ardından bir açıklama yapmıştı. 2000’li yılların başında, Swiss Otel’in kral dairesinde Amerika elçilik görevlileri, CIA ve DEA ajanları ile resmi bir görüşme yaptığını söyleyen Peker, “Bölgenin en büyük mafyası olduğumu belirten bu yazısına karşılık şunu sormak isterim: Sizin büyükelçilik yetkilileriniz ayrıca CIA, DEA ajanlarınız iki yeminli tercüman ile beraber dünyanın her yerindeki mafya babalarıyla görüşme mi yapıyor?

AMERİKA DEVLETİ’NİN RESMİ TALEBİ!

O zaman Sayın Rubin sizin kendi devlet yetkililerinize böyle bir görüşmeyi nasıl yaparsınız diye sormanız gerekmez mi? Kıymetli dostlarım, önümüzdeki günlerde Michael Rubin’in merakını gidermek için Swiss Otel’de yapılan ve Amerika Devleti’nin resmi talebiyle gerçekleşen görüşmenin detaylarını sizlerle paylaşacağım. Kendisinin bu bölgenin en büyük mafyası dediği şahsıma Amerika devlet görevlilerinin hangi güzellemeleri yaptıklarını da mutlaka anlatacağım” demişti.

YENİŞAFAK

Biz çıkarıyoruz

Doğalgaz açısından zengin olan Etiyopya’da her gün yeni gaz ve petrol yatakları keşfediliyor. Doğalgaz rezervinin 225 milyar metreküp seviyesine ulaşması bekleniyor.

Demir ve altın madenleri açısından da zengin olduğu belirtiliyor. İki ülke arasında halen 400 milyon dolarlık bir ticaret hacmi bulunuyor. Türkiye’nin bu ülkede yatırımları ise 2,5 milyar dolar düzeyine ulaştı.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Türkiye- Etiyopya arasında imzalanan sözleşme kapsamında şu faaliyetler yer alıyor: Mineral, petrol ve gaz aranması ile işletilmesinin geliştirilmesi teşvik edilecek.

Petrol ve gaz altyapıları inşa edilip bunların ve mevcutların bakımı sağlanacak.*Gaz teknolojilerinin uygulanması alanlarında ortak projelerin tespit edilip geliştirilecek.

Türkiye, mineral ve hidrokarbon alanlarında eğitim verip deneyimlerini paylaşacak.*Kamu veya özel şirketlerin her iki ülkede madencilik ve hidrokarbon sektörlerine yatırım yapmaya teşvik edilecek.

Uygun görüldüğünde Madencilik ve Hidrokarbon Çalışma Grubunun kurulacak.

O partiye

Bülent Arınç’ın DEVA Partisine katılacağı iddia edildi. Gazeteci Sabahattin Önkibar youtube hesabından yayınladığı videoda Bülent Arınç’ın DEVA Partisine katılabileceğini iddia etti. Bülent Arınç hakkında flaş iddia!

Gazeteci Sabahattin Önkibar, kendisine ait youtube kanalında paylaştığı videoda Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu görevinden istifa eden ancak AK Parti’den henüz istifa etmeyen Bülent Arınç’a ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.

Arınç’ın, iktidarı zorlayan açıklamalarının devam edeceğini söyleyen Gazeteci Sabahattin Önkibar, “Bülent Arınç’ın Ali Babacan’ın DEVA Partisine katılması kuvvetle muhtemeldir” açıklamasında bulundu.

“DEVA PARTİSİNE KATILMASI KUVVETLE MUHTEMEL”

Gazeteci Sabahattin Önkibar’ın çarpıcı iddiaları şu şekilde; “Bülent Arınç’ın yakın gelecekte AK Parti’den kopması muhtemeldir. Bu kopma istifa şeklinde olmayacak, AK Partinin onu ihraç etmesi şeklinde olacak.

Bülent Arınç’ın ihraç edilmesi sadece AK Parti’de vekil olan oğlunun değil, aynı zamanda çok sayıda milletvekilininde bu partiden ayrılmasına vesile olacak. Bülent Arınç’ın Abdullah Gül ile beraber olması ve Ali Babacan’ın DEVA Partisine katılması kuvvetle muhtemeldir”

Damadı olunca

Baykar Teknik Müdürü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar katıldığı televizyon programında, CHP’li Veli Ağbaba’nın iftiralarına tepki gösterdi.

Baykar Teknik Müdürü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar CNN’de Ahmet Hakan’ın programında merak edilen soruları cevaplandırdı. Kimseden bağış, devir ya da tahsis almadıklarını belirterek CHP’li Veli Ağbaba’nın iftiralarına tepki gösteren Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“Ben açıkçası kendi adıma değil ama temsil ettiğim bu genç kardeşlerim adına çok üzülüyorum. Onların da aileleri var. Eğitim gören çocuklar var. Bunlar ümit bağlamışlar. Belki bu çocuklar İHA, SİHA yapacak, uzay mekiği yapacak. E bu çocuklara böyle şey çalınıyor.

Eğitim görüyorlar. E biz hayatımızı koymuşuz. Vakfetmişiz adete bu alanda İHA, SİHA için.Zey’tin Da’lı Ha’re’katı’nda kabinde 4 ay yattım

Benim 4 senem Güneydoğu’da geçti. 40 metrekare bir odada 10 sene yaşadım.

En son damat olduktan sonra Zey’tin Da’lı Ha’re’katı’nda hangarda 4 ay yattım. Hangar değil, kabinde, konteynerde. Uçağın başından 100 metre uzaklaşmadım.

Ondan sonra siz tutup diyorsunuz ki, ‘Sen şöyle yaptın, böyle yaptın.’ Ya ben para verdim, emek verdim. Paranın da kıymeti yok ki. Ruhumu koymuşum bu işe. Bu çocuklar da koymuş onu görüp. Sen tutuyorsun bunu oturduğun yerden kirli siyasetine alet etmeye kalkıyorsun.”

Büyük sürpriz

Türkiye dikine iniş kalkış yapabilen F35 uçakları alıp Uçak Gemimiz olan Tcg Anadoluya konuşlandıracaktı fakat evdeki hesap çarşıya uymadı ve Birleşik Devletler bu uçakları bize vermedi

A’BD’nin S400 alımı sebebiyle vermediği F35’lerin donanma versiyonu TCG Anadolu’ya konuşlandırılacaktı. Geminin akıbeti merak konusu olurken, Türkiye TCG Anadolu’yu insansız hava araçları ile donatacağını açıkladı. Bu durum Yunan basınında yer geniş edindi

TÜRKİYE YENİ BİŞEYLER DENİYOR AÇIKLAMASI S’ihalarla donatılmış Türk amiral gemisinin Doğu Akdeniz’deki kabiliyetleri göz ardı edilemez. Geniş deniz alanlarını izleyebilir veya amfibi operasyonları destekleyebilir

S’avunma sanayi başkanı Demir’in TCG Anadolu’nun bir S’iha gemisine dönüştürüleceğine ilişkin sözleri Yunan basınında yankı buldu.TÜRKİYE, TCG ANADOLU’YU S’İHALARLA DONATACAK

Demir’in açıklamalarına geniş yer veren Yunan basını, Türkiye’nin Uçak gemisi TCG Anadolu’yu S’İhalarla donatacağını yazdı. 30 ila 50 arasındaki insansız hava aracının TCG Anadolu’ya konuşlandıracağı haberde yer aldı.

B’ayraktar T’B2 insansız hava araçlarının uzun süre havada kaldığına ve s’ilah taşıyabildiğine vurgu yapan Yunan basını S’ihalarla donatılmış Türk amiral gemisinin Doğu Akdeniz’deki kabiliyetleri göz ardı edilemez. Geniş deniz alanlarını izleyebilir veya amfibi o’perasyonları destekleyebilir” ifadeleri kullanıldı

S’İHA VE İ’HALARDA YOL HARİTAMIZ MEVCUT İnsansız hava araçları p’latformları konusunda yol haritalarının mevcut olduğunu ifade eden S’avunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Mini insansız araçlarımızı daha gelişmiş hale getirdik. Mikro diyebileceğimiz çok küçüklerinide ürettik ve bunları ivedilikle geliştiriyor dedi dedi.

Serbes oluyor

Türkiye tam kapanma döneminin ardından 17 Mayıs’ta başlayan “kademeli normalleşme” sürecinde 1 Haziran itibarıyla yeni bir viraja girecek.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun dün 1 Haziran sonrası kademeli normalleşmenin nasıl ilerleyeceğini masaya yatırdığı öğrenildi. Bilim Kurulu’nun aldığı tavsiye kararlarının ise Cumhurbaşkanlığı Hükümeti kabinesinde değerlendirilerek netleşeceği kaydedildi.

SOSYAL HAYATTA YASAKLAR KISMEN AZALTILACAK

Türkiye’de Kovid-19 vaka tablosunda beklenmedik bir artış yaşanmaması halinde 1 Haziran sonrası Kovid-19 tedbirlerinde bireysel koruyucu tedbirlerin alınmasına ağırlık verilen, sosyal hayatta ise yasaklamaları kısmen azaltan bir sürecin işletilmesi bekleniyor.

YÜZDE 50 KAPASİTE İLE HİZMETTavsiye kararlarına göre, 1 Haziran sonrası kafe ve lokantaların yüzde 50 kapasiteyle hizmet vermesine izin verilebileceği, hafta içinde akşam 21.00 sabah 05.00 arası uygulanan sokak kısıtlamasının süresinin azaltılabileceği belirtilirken,

vatandaşlara da sahil, park ve bahçelerde 2 metrelik sosyal mesafe kuralına uymak şartıyla maskesiz oturma, dinlenme imkânı tanınabileceği ifade ediliyor.YENİ A*ŞILAR GELDİSağlık Bakanlığı 1 Haziran sonrası dönemde a*şılama ivmesini de artırmayı amaçlıyor.

BioNTech aş*ısında dün itibarıyla yeni sevkiyat Türkiye’ye ulaşırken, 30 milyon dozu haziranda olmak üzere temmuz, ağustos ve eylül sonuna kadar yani 4 ayda 120 milyon doz a*şının Türkiye’ye gelmesi planlanıyor.

AİLE HEKİMLERİ DE DEVREYE GİRECEK

Sağlık Bakanlığı söz konusu sevkiyatlarla bir yandan a*şı tedariğini sağlarken bir yandan da a*şılama hızını yükseltmeyi hedefliyor. Haziranda a*şı tedarikinin hızlanmasıyla birlikte özellikle BioNTech aş*ısı için aile hekimlerinin de devreye alınması sayesinde günde 1 milyon doz a*şı uygulanması planlanıyor. En geç sonbahara kadar da Türkiye’de 18 yaş ve üstü herkesin a*şılanması hedefleniyor.

3kuyuda bulduk

Son 1 aylık süreçte petrol kuyuları bulundu. Bu müjdeli haber Başkan Erdoğan tarafından verildi. 3 kuyuda petrol bulunmasını bizzat açıklayan Erdoğan…

Karadeniz’de bulunan 405 milyar metreküplük doğal gazın ardından kara alanlarında sürdürülen çalışmaların da sonuçlarını almaya başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,

“Sadece son bir ayda 3 yeni kuyuda petrol keşfettik. Diyarbakır’da bulunan Akoba-1 ve Yenişehir-1 kuyularıyla Kırklareli’ndeki Misinli-2 kuyularımızda günlük üretimimize 6 bin 800 varil ilave sağladık” müjdesini verdi.
Türkiye’nin petrol ve doğal gaz üretimi artıyor
Türkiye’nin petrol ve doğal gaz üretimi artıyor

Türkiye Petrollerinin 2021 yılı yurt içi günlük üretim ortalamasının son 3 keşifle birlikte 61 bin varilin üzerine çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Doğal gazın vatandaşlarımızın hizmetine sunulması için şebeke genişletme yatırımlarımızı da sürdürüyoruz.

2002 yılında 5 büyük şehrimiz ve 57 ilçemizin faydalandığı doğal gazı bugün 81 ilimizin tamamında ve 593 yerleşim yerinde milletimizin kullanımına sunduk. Doğal gaz iletim ve dağıtım şebekelerimizin uzunluğunu 46 milyar liranın üzerinde bir yatırımla 174 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı şekilde doğal gaz abone sayımızı 17 milyona, doğal gazı aktif olarak kullanan nüfusu da 55 milyona çıkardık.”

Tarihi rest

Gelen son dakika haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu

Erdoğan, ‘İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’yu hedef alan saldırıların gerisinde, ülkemizde sağlanan bu huzur ve güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık olduğunu biliyoruz. İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanında olacağız’ dedi.

“İÇİŞLERİ BAKANIMIZIN YANINDAYIZ”
İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’yu hedef alan saldırıların gerisinde, ülkemizde sağlanan bu huzur ve güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık olduğunu biliyoruz. İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanında olacağız.

Bu s-uçluları ülkemize getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacağız Tüm yalanlar, iftiralar ortaya dökülecektir. Binali Yıldırım arkadaşımızın da oğlu üzerinden hedefe alınması, asıl niyeti gösteren bir başka işarettir. Su-ç ö’rgütleri mensuplarını kullanarak kamuoyunu yönlendiremeye heveslenenlere aradıkları fırsatı vermeyeceğiz

‘BİRER BİRER ÇÖKERTTİK’
S’uç ö’rgütlerini, 19 yıl boyunca, ellerindeki tüm imkanları alarak birer birer çökerttik Bir dönem sözde babaların racon kestiği Türkiye’yi hukuktan başka yöntemin geçerli olmadığı seviyeye getirdik. Özellikle u-yuşturucuyla mücadelede kimsenin gözünün yaşına bakmadık. Son 3,5 yılda 85 bin u- yuşturucu şüphelisi tu-tuklandı. 5 yılda organize suç örgütlerine karşı 1700’e yakın operasyon yapıldı.

“BU KADRO İLE 2023’E GİDECEĞİZ”
İnşallah bu kadro ile 2023’e gideceğiz. Bu kadro Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracak
Vesayete selam duran bir yargı dışa bağımlıdır. Biz işte buna son verdik. En son dün parlamentomuzda gayet güzel memnuniyet verici bir seçim gerçekleştirildi. HSK Kurlu milletvekillerimizin iradesiyle tecelli etmiş oldu. Partilere ve vekillere teşekkür ediyorum. Bu uzlaşma tablosu yeni anayasa çalışmaları için de ümit ve umut verici fevkaladedir. Yarınlara ve geleceğimize bırakacağımız en değerli miras olacaktır.

Geçtiğimiz ay Resmi Gazete’de yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı da bu sürecin bir parçasıdır. 4. Yargı Paketi yakında Meclis’e sunulacak. C-eza yargılamasında güvenceleri artıran çok önemli yenilikler getiriyor.

Anket sonucu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, X, Y ve Z kuşaklarıyla ilgili analizler yaptırdıklarını belirtirken; X ile Y kuşaklarının yüzde 38 oranında AK Parti’ye oy vereceğini söyledi.

Bunun partinin toplam oylarının iki puan gerisinde, CHP’nin oylarının ise 15 puan üstünde olduğunu dile getiren Şen, Z kuşağı söz konusu olduğunda ise AK Parti’ye oy veririm diyen gençlerin oranının yüzde 33 olduğunu ileri sürdü.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Yeni Şafak gazetesinden Mehmet Acet’e son seçim anketleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu

Şen, yapılan seçim anketlerine göre, Z kuşağının yüzde 33’ünün AK Parti’ye oy verdiğini, bunun da CHP seçmeninin ortalamasından 10 puan fazla olduğunu savundu.”

X VE Y KUŞAKLARI YÜZDE 38 ORANINDA AK PARTİ’YE OY VERİYOR”Nisan ayında yapılan son araştırmaya göre AK Parti’nin oy oranının yüzde 40 olduğunu söyleyen Şen, “X, Y, Z kuşaklarının analizini yaptım. X ve Y kuşakları, yüzde 38 oranında AK Parti’ye oy veriyor.

Yani partinin toplam oylarının iki puan altında, CHP’nin oylarının 15 puan üstünde. Z kuşağı söz konusu olduğunda AK Parti’ye oy veririm diyen gençlerin oranı yüzde 33. Bu da CHP seçmeninin ortalamasının 10 puan üstünde” sözlerini aktardı.