Ahmet Hakan Rezil etti

CNN Türk canlı yayınına bağlanan CHP eski milletvekili Gökhan Günaydın’ın üslubu ve paylaşımı, programın sunucusu Ahmet Hakan’ın tepkisine neden oldu. Vekili canlı yayından alan Hakan, “Bağlamayın bu adamı hak etmiyor” dedi.

CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge’de FETÖ ile mücadelede yargı kararları ve siyasetteki uzantıları tartışıldı. Programın bir bölümünde adının zikredildiği iddiasıyla canlı yayına bağlanan CHP eski Milletvekili Gökhan Günaydın, sözleriyle Ahmet Hakan’ın tepkisini çekti.

“SİZİN NERENİZE SAYGI DUYACAĞIZ”
Kendisiyle irtibat kuran bir CNN Türk çalışanının telefonunu sosyal medyada paylaşan Gökhan Günaydın’ı eleştiren Ahmet Hakan, “Çok saygısız bir insansınız. 20 yaşında bir kızın telefon numarasını, sosyal medya hesabınızdan ortaya koydunuz. Sizin nerenize saygı göstereceğim. Bağlamayın bu adamı hak etmiyor” diyerek canlı telefon bağlantısından aldı.

NE OLMUŞTU
CHP Ankara eski Milletvekili Gökhan Günaydın, Beştepe’ye giden CHP’li iddiasıyla görüş soran CNN Türk çalışanının cep telefonu numarasını sosyal medyada yayınlamıştı.
Gazeteci yazar Rahmi Turan, Beştepe’ye giden CHP’li ismin Muharrem İnce olduğunu açıklamıştı. Rahmi Turan’ın açıklamaları sonrası CNN Türk’te çalışan genç kız, bir dönem CHP Genel Başkanlığı yapmış Gökhan Günaydın’a telefonla ulaşarak “Söyleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sormuş, Günaydın ise “Konuşmak istemiyorum” diye cevap vermişti.

Ancak Günaydın, sosyal medyada yaptığı bu telefon görüşmesini çarpıtarak takipçilerine aktarmıştı. Günaydın, “Biraz önce, 01.00’de 0 (537) 922 … ‘den arayan kişi, CNN’den aradığını, Gazeteci Rahmi Bey’in saraya giden CHP’liyi açıkladığını, buna karşı ne diyeceğimi sordu. O konuları Erdoğan’a ve Hakan Fidan’a sorun demem üzerine telefon kapandı. Rezilsin CNN, çamurunda boğul…” diye yazmıştı.

İŞTE O ANLAR;

Günaydın, Ahmet Hakan’a da “Sizin gazeteci olarak göreviniz, burada olmayan bir adamın adını geçiriyorsanız, onu canlı yayına bağlayıp, cevap hakkını tanımak idi” derken, Ahmet Hakan da Günaydın’a, “Şu anda biz ne yaptık” diyerek yanıt verdi.

Canlı yayına bağlanmak için Ahmet Hakan’ın editörünü 10 dakika aradığını ve CHP’li Barış Yarkadaş’ı devreye soktuğunu belirten Günaydın, “Gazeteciliğin en temel kuralıdır bu” derken, Ahmet Hakan telefonun sesini kıstırarak, Günaydın’a çok sert tepki gösterdi.

“Ya Gökhan Bey, bize gazetecilik dersi falan vermeyin” diyen Ahmet Hakan, “Gökhan Bey, siz çok saygısız bir insansınız. Burada Tarafsız Bölge’de çalışan 20 yaşındaki asistan kız, sizi arıyor, herhangi bir program için, bağlanmanızı istiyor. Siz, sosyal medya hesabınızdan, o 20 yaşındaki kızın telefon numarasını ortaya koyan bir insansınız. Sizin nerenize saygı göstereceğiz? Bir de tutmuşsunuz bize gazetecilik dersi veriyorsunuz. Hadi oradan diyorum size. Bağlamayın. Hak etmeyen bir adam yani. Saygısız bir insan. Böyle bir saygısızlık olur mu” diye belirtti.

Davutoğlu’ndan akıllara zarar açıklama

AK Parti’den istifa ederek Gelecek Partisi’ni kuran Ahmet Davutoğlu, terör soruşturmasında tutuklanan Selahattin Demirtaş hakkında değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Demirtaş’ın tutuklu olmasını onaylamadığını ve dokunulmazlıklarının kaldırılmasına izin vermediğini söyledi.

Selahattin Demirtaş hakkında nihai hükümlerin verilmediğini belirten Davutoğlu, AİHM’in de serbest bırakılma çağrısını hatırlattı ve bu tutuklu yargılamaya onay veremeyeceğini dile getirdi. Karar gazetesine konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Dokunulmazlıkların kalkması sürecinde ise Nisan Mayıs aylarında çünkü kamu düzenini yok eden 6-8 Ekim de olduğu gibi ve en çok da bölgedeki Kürt vatandaşlarımızın haklarını ihlal eden çukur barikatlara karşı bir t-erörle mücadele yürütüyorduk.

Dokunulmazlıkların kaldırılması O zaman çıkıp açık şekilde kendim için kaldırmadığım dokunulmazlığı başka siyasiler için kaldırmam dedim ve dokunulmazlıkların bütün siyasilere teşmil edilebilecek şekilde genişletilmesini sağladım. Yani kendi dokunulmazlığımı kaldırmadan Başbakan olarak Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına izin vermedim. Benim de kalktı dokunulmazlığım o anda.

O anda gerek Ak Parti içerisindeki genel hava, gerek toplumdaki genel hava sadece HDP’li siyasilerin dokunulmazlığının kaldırılması yönünde olduğundan bunu yapmadım. MHP ile de ihtilaflarımız oldu Bunu şunun için söylüyorum siyasi mücadele siyasi alandan yürür. Siyasi alandaki aktörlere saygıysa o aktörlerle görüş ayrılığı içinde olsam bile o aktörlere oy veren kim olursa olsun onlara o vatandaşlara saygı duyarım. Bu HDP için de geçerlidir, bu Vatan Partisi için de geçerlidir.

Son dönemde bana en ağır hakaretlerle saldıran iki üç kesim var. Doğu Perinçek’in partisinden sert eleştiriler geliyor, HDP’den geliyor. MHP ile de ihtilaflarımız oldu. Demirtaş’ın tutuklu olmasına onay vermem Onların siyasal haklarını savunmak da benim görevim. Ve bu onlarla ihtilaf etsem bile onlara oy veren vatandaşlara saygımın bir gereği olarak haklarını savunurum.

Bütün bunları şunun için söylüyorum ister Demirtaş olsun, ister kim olursa olsun bu ilkeler onlar için geçerlidir.Bu bağlamda tutuklu yargılamaya zaten esastan karşı olduğum için ve siyasi mücadelenin siyasal alanda olması gerektiğini düşündüğüm için Demirtaş’ın tutuklu olmasına ne ben ne partim bu çerçevede onay vermez yani olumlu görmez.” ifadelerini kullandı.

Destek Verenler %70’i aştı

Skandallarla gündemi meşgul eden CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu zora sokacak Kanal İstanbul anketinin sonuçları açıklandı. Ankete göre; dev projeye destek verenlerin oranı yüzde 65-70. Tarafsız Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; Türkiye’nin denizcilik alanındaki en önemli projelerinden Kanal İstanbul ile ilgili yapılan anketlere dikkat çeken AK Partili yetkili, “Olumlu bulanların oranı yüzde 65-70” ifadelerini kullandı.

“O itirazların da halk nezdinde karşılığı yok” AK Partili yetkili, “Hangisini soracağız, kaç tanesini soracağız. Bugüne kadar Osmangazi, Marmaray, Avrasya Tüneli, 3. Köprü, 3. Havalimanı, mega projelerin hepsi önce itirazla karşılaşmış, neticede vatandaşımız karşısında çok büyük teveccüh görmüştür. O itirazların da halk nezdinde karşılığı yok” ifadelerini kullandı. AK Parti kulislerinde CHP’den yükselen itirazlara ilişkin, “Marmaray’a hayır dediler, metrobüse de itirazları çok oldu CHP’nin” değerlendirmesi yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul ile ilgili muhalefetin eleştirilerine sert sözlerle yüklendi ve “Kanal etrafında sadece 500 bin kişilik konut alanına izin verilebilecek. Buna rezerv alan da diyebiliriz. Bu 500 bin kişi İstanbul’a dışardan gelmeyecek.” açıklaması yaptı.

Meclis’te AK Parti grup toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle zincirleme yapmakla bunu engelleyemezsiniz. Bizim işimiz eser üretmek, onların işi boş boş konuşmaktır. ” ifadeleriyle Kanal İstanbul’un yapılmaması için el ele tutuşarak zincir eylemi yapanları eleştirdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun iptal ettiği proje ile ilgili de konuşan Erdoğan, “İstanbul’da İkitelli’de dev bir hastane yapıyoruz. Oranın raylı sistemini de bundan önce AK Partili belediye yapma sözü vermişti. Şimdi gelmiş ‘yapmam’ diyor. Yahu istediğin kadar yapmam de, biz o projeyi de hayata geçireceğiz ve onu da süratle yapacağız.” diyerek sert tepki gösterdi.

“Montrö’ye göre boğazdan geçen gemiyi engelleme hakkımız bulunmuyor.” diyen Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“En küçük fikirleri de bulunmuyor”

Sözlerimin başında dünyadaki mücadelenin artık iç politika, dış politika ayrımını ortadan kaldırıldığını söylemiştim. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü inşa edilirken, Kanal İstanbul’a verdikleri tepkinin kelimesi kelimesine aynısını söylemişlerdir. Emin olun Kanal İstanbul’a karşı çıkanların bu konu hakkında en küçük fikirleri de bulunmuyor. Bu işin ne olduğunu biz de arkadaşlarımız da defaatle anlattık. Şimdi Kanal İstanbul’un ne olduğunu bir kez daha anlatayım ki sonra haberimiz yoktu demesinler.

Montrö tartışması

İstanbul Boğazı, yılda ortalama 45 bin geminin geçtiği günde 500 bin kişinin taşındığı üzerimizdeki yük ve insan trafiği baskısının her geçen yıl arttığı bir yer haline gelmiştir.

Montrö’ye göre boğazdan geçen gemiyi engelleme hakkımız bulunmuyor. Kazaları önlemede yetersiz kalıyor.
Şehrin iki yakası arasındaki deniz trafiğini engellemek de ekonomik ve sosyal olarak mümkün değil.

“Yapmakta geç bile kaldık”

Kanal İstanbul projesi bu arayışın sonunda ortaya çıkmıştır. Bu proje yeni de ortaya atılmış da değildir. Tarih boyunca diğer projeleri bir kenara bırakıyorum, AK Parti olarak bizim de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemden itibaren böyle bir Kanal İstanbul projesinin arayışı içerisine girdik. Ne zaman ki hükümet olduk, ondan sonra da 9-10 yıllık emeğimiz var, bu çalışmayı sürdürüyoruz. 2011’de milletimize bu sözü verdik. Esasen 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul’u yapmakta geç bile kaldık.

Erdoğan’dan Sonra Halk Onu İstiyor

Yapılan son kamuoyu araştırmasında katılımcılara “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından AK Parti’nin başına kim geçmeli?” sorusu yöneltildi. Katılımcıların ezici çoğunluğu “Fikrim yok” yanıtını verirken ikinci sırada %13 ile Süleyman Soylu yer aldı.

Artıbir Araştırma Şirketi, gerçekleştirdiği son kamuoyu araştırmasının verilerini paylaştı. Katılımcılara gündeme dair sorular yöneltilen araştırmada, gündem maddelerinden biri de Erdoğan’ın ardından kimin partinin başına geçeceği oldu. Anket şirketi, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ardından AK Parti’nin başına kim geçmeli?” diye sordu. Katılımcıların %63,2’si “Fikrim yok, cevabım yok” yanıtını verirken Süleyman Soylu %13 ile ikinci sırada yer aldı.

İçişleri Bakanı Soylu’nun ardından %5,7 ile Binali Yıldırım geldi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ardından %5,7 ile Binali Yıldırım geldi. Bilindiği üzere Binali Yıldırım son belediye seçimlerinde AK Parti’nin İstanbul’daki adayı olmuştu.

KANAL İstanbul SORUSU

Öte yandan aynı araştırmada katılımcılara son dönemlerde iktidar ve muhalefeti karşı karşıya getiren Kanal İstanbul projesi de soruldu. “Kanal İstanbul yapılmalı mı?” sorusuna yanıt verenlerin %54,2’si “Hayır” yanıtını verirken, %42,4’lük kesim de yapılmasından yana görüş belirtti.

CHP’li Vekilden Teh-dir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, iktidarın yapılacak ilk seçimde gideceğini ifade ederek, “Bunlara güvenenlere bir şey söyleyim: Bu adam gidici. Kalma ihtimali asla yok” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, iktidarın yapılacak ilk seçimde gideceğini ifade ederek, “Bunlara güvenenlere bir şey söyleyim: Bu adam gidici. Kalma ihtimali asla yok. Bütün iş dünyası, bürokrasi dünyası ve yargı dünyası hesaplarını buna göre yapsın” dedi.

Erdoğdu şunları söyledi:

“Bunlara güvenenlere bir şey söyleyim. Bu iktidar, bu adam gidici. Kalma ihtimali asla yok. İlk seçimde Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi gidici. Bütün iş dünyası bütün bürokrasi dünyası bütün yargı dünyası hesaplarını buna göre yapsın. Halk istedikten sonra öyle bir dakika oturtmazlar insanı. Bu halk bütün adaletsizliklerine rağmen sandığa oyunu attığı an gideceksin. Herkes hazırlığını ona göre yapsın, Şimdi yandaşların hepsi İngiltere’den gayrimenkul alıyor.

Hepsi İngiltere’ye kaçma derdinde. Ama onlara da bir kötü haberim var, halktan çaldıklarını geri verecekler. Öyle, ‘halktan çalayım, burda milliyetçi muhafazakar görüneyim, İngiltere’de 50 milyona malikane alayım, bu halk da saf saf beklesin’ Böyle bir şey yok. O paraları kuzu kuzu getireceksiniz.“

ŞU LAFLARA BAK

Tüm bunların kişilerin gözünden kaçmadığını ve seçmenin davranışını kıymetli ölçüde iktisadın belirlediğini vurgulayan Erdoğdu şu görüşleri lisana getirdi:

“Bir devlette demokrasi yoksa, adalet yoksa, o devlette iktisat yoktur, zenginlik yoktur. Şayet bir devlette kuvvetler ayrılığı yoksa cumhurbaşkanı duruşmalara talimat veriyorsa, parlamento çökertilmişse, o memlekette ekmek yoktur. ‘Ne yaparlarsa yapsınlar, ben esnafım, muhafazakarım, işime bakarım’ dersen, boşuna uğraşma, kuvvetler ayrılığı yoksa, hukukun üstünlüğü yoksa ekmek yok sana. Tayyip Erdoğan’a farklı, Aykut Erdoğdu’ya gayrı, yandaşa, vatandaşa öteki hukuk varsa kimseye ekmek yok. Falan cemiyetin filan kurumu ele geçirdiği, yargıçların keyfine nazaran karar verdiği memlekette, iş yok, siftah yok, müteşebbise kar yok, minimum ücretliye artırım yok.”

DEMOKRASİ GELİRSE ERDOĞAN SARFIYAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefetin bunları anlatmasından korktuğunu kaydeden Erdoğdu, “Demokrasi ve adalet istediğinizde Tayyip Erdoğan gidecektir. Onun etrafındaki küçücük rant kümesi şu anlattıklarımdan çok korkuyor. Zira, ‘demokrasi ve adalet yoksa ekmek yoktur’ dediğimiz an Tayyip Erdoğan ve onun üzere memleketlerini soymuş olun önderlerin hepsi çökecek” diye konuştu.

Gençlerin memleketten umudu kalmadığı için uygun eğitimli olanların yurt dışına gittiklerine dikkat çeken Erdoğdu, resmi rakamlara nazaran, gençler arasında işsizliğin yüzde 26 seviyesinde olduğuna dikkat çekti. “İktidar istediği kadar hamaset yapsın, istediği kadar milliyetçilik, muhafazakarlık nutukları atsın memleket sıkıntı durumda” diyen Erdoğdu, gençlerin devletinden umudunu kaybettiğini, bunu aksine çevirmenin yolunun da demokrasi ve adaletten geçtiğini söyledi.

CHP olarak halkla birlikte bunun savaşını vereceklerini, yüksek teknolojili katma pahalı üretime geçip bu gençlere yüksek fiyatlı iş sahaları sağlayacaklarını kaydeden Erdoğdu şöyle konuştu:

“Bütün bu istikrarlı kalkınmayı sağlayacak takımlar var. Birçok bakanlıklarda perişan ediliyor. Bu takımları toparlayacak, yeni bir kalkınma modeli yaratacağız. Bizim Ortadoğu savaşında işimiz yok. Irak’ta Suriye’de barışı sağla, bak Güney bölgeleri nasıl kalkınıyor. Rusya, ABD ve Çin’le tıpkı anda yeterli bağlar kuracak diplomatik başarımız olmak zorunda. Onlarca başlık var, bakanlıkları tekrar ayağa kaldırmak, müsteşarlık nizamını tekrar kurmak zorundayız. Bunu sağlarsanız beşerler sizin memleketinizde kalır, istihdam sağlayan yabancı yatırımlar gelir, tarımınızdaki katma kıymetli eserler artar, kuvvet alt yapınız gelişir.”

100 belediye başkanı AK Parti’ye geçiyor

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, partisinin Küçükkuyu Belde Teşkilatı’nın 7’nci Olağan Kongresi’nde, önümüzdeki günlerde, diğer partilerden 100’e yakın belediye başkanının AK Parti rozeti takacağını belirtti. AK Parti’ye katılacak isimlerin arasında il belediye başkanlarının da olduğu öğrenildi.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu Beldesi’nde, AK Parti Küçükkuyu Belde Teşkilatı’nın 7’nci Olağan Kongresi, Zeytin Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongreye, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Naim Makas, ilçe ve belde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.

‘HDP RUHU CHP’YE AKSETTİRİLDİ’

Kongrede konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Türkiye yaptığı anlaşmalarla Libya’nın resmi komşusu oldu. Bizim o bölgede iznimiz olmadan doğalgaz araması, petrol araması veya balıkçılık yapılamayacak. Uzun yıllar yapılan görüşmeler sonunda, anlaşma hayata geçirilerek, büyük bir adım attık. CHP ve HDP hariç herkes ayakta alkışladı. Deniz Baykal ‘çok sevindik’ diyor. ‘Sevindim’ demiyor.

‘Biz AK Parti ile CHP kavga ederiz ama milli meselelerde aynı yerden bakarız’ demek bu cümle. Destek olmamız lazımdı, ‘o anlaşma ile gurur duydum’ diyor. Ama Sayın Baykal çok sular aktı o köprü altından. Sayın Baykal’ın bıraktığı CHP ile Kemal beyin yönettiği CHP arasında sadece isim benzerliği var. Kemal Kılıçdaroğlu büyük bir operasyon ile oraya geldi. HDP ruhu aksettirildi CHP’ye. Milliyetçilik, ulusalcılık kalmadı partide. Devletçi olan Avrupa’ya Türkiye’yi şikayet eder mi? Baykal’ın partisinden hiçbir şey kalmadı. Gönül isterdi ki muhalefet, AK Parti ile kavga edilsin ama tek bayrak tek devlet dediğimizde ulusal meselelerde birlikte olalım. Suriye tezkeresinde HDP hariç bütün partiler ‘evet’ dedi, ama CHP Genel Başkanı ‘içim kan ağlayarak evet diyorum’, dedi.

Bu ülke eski Türkiye değil IMF’nin yönettiği, ABD’nin racon kestiği bir ülke değil. Bu ülke kayıtsız şartsız milletin diyen bir ülke haline geldi. Bölgemizde ne kadar mesele varsa çözüm üretmeye uğraşan bir ekip haline geldik. Putin ve Erdoğan bir araya geldiler, iki lider Libya’ya ‘durun’ dediler. Eğer tezkere geçmeseydi Erdoğan o masada olabilir miydi? Baykal o yüzden diyor kıymetli bu işler diye” dedi.

‘100 BELEDİYE BAŞKANI AK PARTİ’YE GEÇECEK’

Önümüzdeki günlerde diğer partilerden 100’e yakın belediye başkanının AK Parti rozeti takacağını ifade eden Grup Başkanvekili Bülent Turan, şunları söyledi:

“Başlıyoruz, her hafta 5 arkadaşımız, her partiden bir belediye başkanımız tören ile AK Parti’ye katılacak. Yüze yakın farklı belediyelerden AK Parti’ye katılım olacak. Birileri kavga ederken AK Parti’nin nasıl büyüdüğünü beraber göreceğiz. AK Parti devlet partisi oldu diyorlar, bir defa devletçi olmak bir şeref. Biz millet ile beraber yürüdük. Bizi devletçilikle suçlayacak en son parti CHP olmalı. Dünya’da hiçbir partinin bankada hissesi yok ama CHP’nin var. Tek partili hayatta İş Bankası hisseleri CHP’nindi. Çok partili sisteme geçildi ama CHP hisseleri, Hazine’ye bırakmadı. CHP sağduyulu bir şekilde meseleye bakıp bu tarihi hareketi ortaya koyar, tüm hisselerinizi hazineye bırakırsa ayakta alkışlarız.”

Yeni anket açıklandı

ORC Araştırma Şirketinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yaptığı son ankette Başkan Recep Tayyip Erdoğan, karşı karşıya geldiği 4 isme de büyük fark attı. En düşük oy oranına ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sahip.

ORC Araştırma Şirketi, ‘Siyasi Eğilimler Araştırması’nın sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. 28 31 Aralık 2019 tarihleri arasında 36 ilde 2 bin 980 kişi ile görüşerek yapılan ankette yer alan sorular ve yanıtları şöyle:

CHP kurultayında, Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce yarışırsa, hangi ismin Genel Başkan olmasını istersiniz?


Sadece Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün yarışacağı iki adaylı bir cumhurbaşkanlığı seçiminde, oy tercihiniz hangi isimden yana olur?


Sadece Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarışacağı iki adaylı bir cumhurbaşkanlığı seçiminde, oy tercihiniz hangi isimden yana olur?

Sadece Recep Tayyip Erdoğan ve Meral Akşener’in yarışacağı iki adaylı bir cumhurbaşkanlığı seçiminde, oy tercihiniz hangi isimden yana olur?

Sadece Recep Tayyip Erdoğan ve Ekrem İmamoğlu’nun yarışacağı iki adaylı bir cumhurbaşkanlığı seçiminde, oy tercihiniz hangi isimden yana olur?

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı planı değişti’

Erken seçim olmazsa 2023 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adı en çok anılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için özgürlük yazarı Abdülkadir Selvi’den Yepyeni bir yazı geldi.

CHP cephesinde Cumhurbaşkanı adaylığının iki ad üzerinden değerlendirildiğini sav eden özgürlük yazarı Abdulkadir Selvi, bu isimlerin Ekrem İmamoğlu ve Abdullah Gül olduğunu öne sürdü. Selvi, 31 Aralık tarihli yazısında İmamoğlu’nun İBB başkanlığında ikinci Devre hesapları yaptığını belirtti. O vakit Selvi’nin iddiasına göre şu Lahza adaylık için CHP’deki Biricik ad Abdullah Gül!

 

Selvi’nin yazısının satır başları şöyle:

“2023’e bugünü saymazsak 3 Sene kaldı fakat Cumhurbaşkanlığı’na giden taşlar şimdiden döşeniyor. Bir müddettir muhalefetin Erdoğan’ın karşısına çıkaracağı muhtemel adayları yazıyorum. 24 Haziran 2018 seçimlerinde Abdullah Gül’ü ortak Namzet olarak çıkarma girişimi vardı. Gül yerine muhalefetle diyaloğu Esas Karamollaoğlu yürütüyor, CHP umumi Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Gül’ün adaylığını destekliyordu. Meral Akşener’in Gül’ün adaylığına itiraz edip Cumhurbaşkanı adayı olması, CHP’den oluşan tepkiler sebebiyle ortak Namzet projesi gerçekleştirilemedi. Abdullah Gül de teklife sıcak baktığını fakat adı üzerinde ittifak sağlanamadığı için Namzet olmayacağını açıkladı. Tabii bir de Gül’ün evinin bahçesine inen helikopter işi vardı.

Kısa bir müddet Evvel Kılıçdaroğlu’nun Gül’e adaylık için Laf verdiği yönündeki kulisleri yazmıştım. CHP Lideri arayarak, “Cumhurbaşkanı adaylığı için kimseye Laf vermedim” demişti. fakat buna Karşın Cumhurbaşkanı adaylığı iki ad üzerinden değerlendiriliyor.

1- Abdullah Gül.

2- Ekrem İmamoğlu.

Muhalefet cephesinde iki ad üzerinde ayrımlı ittifaklar oluşmuş vaziyette. Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin sorulara, “Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıma cemiyet ve partimiz karar verir” diyerek kapıyı Aleni tutuyordu. İmamoğlu cephesinden bir gün önce Yepyeni bir değerlendirmeye ulaştım.

İmamoğlu’nun iki Devre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmak istediği söyleniyor. İlk belediye başkanları ilk Devre bir sistem kuruyor, yatırımlar yapıyor fakat onların sonuçları ancak ikinci Devre alınabiliyor. Vatandaşı hoşnut edecek hizmetler ancak ikinci Devre devreye girebiliyor. Ekrem İmamoğlu, büyük bir başarı göstererek İstanbul seçimlerini kazandı ancak daha bir başarı hikâyesi yazılamadı. “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda bir başarı hikâyesi yazarsak, bu başarı İmamoğlu’nu her makama taşır” düşüncesiyle Devinim ediliyor.

 

İmamoğlu’nun birinci Devre için stratejisi iki antet halinde toplanıyor.

1- İstanbul’un gelmiş geçmiş en başarılı belediye başkanı olmak.

2- Dünyanın en demokrat başkanı olmak.

İmamoğlu’nun bu iki hedefe dönük çalıştığı söyleniyor.

“Ekrem İmamoğlu’nun bugün için Cumhurbaşkanı adaylığı diye bir programı yok” deniliyor.

Benim anladığım, “Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı gibi bir hedefi yok” denilmiyor. Böyle bir hedefi Mevcut fakat iki Devre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapıp arkasında bir başarı hikâyesi oluşturduktan sonra Namzet olacağı Anlatım ediliyor. başka bir deyişle ayakları yere basıyor, sağlam gidiyorlar. Bu yönünü tuttum. Ancak İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’nı da iki Devre yapmayı planlıyordu. Elbette ki hesabı iki dönemin nihayetinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktı fakat bir dönemin nihayetinde hedeflediği koltuğa erişmiş oldu.

Demirel’in dediği gibi, “Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir”, hele bir de 3 Sene varsa bu köprülerin altından daha çok sular akar…”

İmamoğlundan İlginç Yerli Araba Açıklaması

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün tanıtımı yapılan yerli otomobil ile ilgili paylaşımda bulundu. İBB olarak çok güçlü bir siparişle yerli otomobile destek vereceklerini açıklayan İmamoğlu, “Emeği geçen herkese ülkem adına teşekkür ederim” dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan yerli otomobil mesajı: Çok güçlü bir siparişle destek olacağız

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, bugün Gebze’de tanıtımı yapılan yerli otomobil ile ilgili yaptığı paylaşımda, “İBB olarak çok güçlü bir siparişle yerli otomobile destek vereceğiz” dedi.

“GURUR DUYUYORUZ”
Türkiye’nin 58 yıllık yerli otomobil özlemi son buldu. Yerli otomobil, bugün Gebze’de düzenlenen törenle görücüye çıktı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, yerli otomobil ile ilgili dikkat çeken bir paylaşımda bulundu. İmamoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Akıl ve bilimi barındıran her adımda varız. Türkiye’nin yerli otomobil girişimi ile gurur duyuyoruz. Elektrikli üretimi desteklemek için, İBB olarak çok güçlü bir siparişle yerli otomobilimize destek olacağız. Emeği geçen herkese ülkem adına teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

DAVUTOĞLU’NDAN YERLİ OTOMOBİL PAYLAŞIMI
Öte yandan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,bugün tanıtımı yapılan yerli otomobil ile ilgili paylaşım yaptı. Davutoğlu, “Hayırlı uğurlu olsun. Düşünen, emek veren herkesi tebrik ediyorum. İnşallah ülkemizin yollarında görmek de nasip olur” dedi.

Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla bugün tanıtılan ‘yerli otomobil’e ilişkin “İnşallah ülkemizin yollarında görmek de nasip olur” dedi.

“Ülkemizin yollarında görmek de nasip olur”
Yerli otomobil bugün görücüye çıktı. Ahmet Davutoğlu, Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde düzenlenen “Yeniliğe Yolculuk Buluşması”nda tanıtılan ‘yerli otomobil’e ilişkin ilk mesajını Twitter hesabından paylaşırken, “Hayırlı uğurlu olsun. Düşünen, emek veren herkesi tebrik ediyorum. İnşallah ülkemizin yollarında görmek de nasip olur” ifadelerini kullandı.

“Reis Dönemi Bitti”

Ahmet Davutoğlu ihanete başbakanlığı döneminde başlamış… Erdoğan’a yakın gazetecileri bitirin talimatı!

Gazeteci Süleyman Özışık katıldığı bir programda Ahmet Davutoğlu ve ekibi hakkında bomba açıklamalarda bulundu. Davutoğlu’nun ihanete başbakanlığı döneminde başladığını söyleyen Özışık, “Ahmet Bey’in ekibi tarafından İstanbul Anadolu yakasında gerçekleştirilen bir toplantıya çağırıldım.

‘Reis dönemi bitiyor, hoca dönemi başlıyor. Bizimle misin değil misin?’ diye sordular” diye konuştu. Davutoğlu’nun Sabah gazetesi yazarlarını da hedef aldığını söyleyen Özışık, “Cumhurbaşkanı’nın yakınındaki Tüm yazar takımını lağvedeceğiz, itibarsızlaştıracağız” dediğini aktardı.

Gazeteci Süleyman Özışık, katıldığı bir diri yayın programında Ahmet Davutoğlu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Reis dönemi bitiyor hoca dönemi başlıyor”

Özışık, Davutoğlu’nun başbakanlık döneminde kendisini bir toplantıya çağrı ettiğini söyleyerek, “Bunu katıldığım Tüm televizyon programlarında söyledim. Yazılarımda da yazdım. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde, Ahmet Bey’in ekibi tarafından İstanbul Anadolu yakasında gerçekleştirilen bir toplantıya çağırıldım. ‘Reis dönemi bitiyor, hoca dönemi başlıyor. Bizimle misin değil misin?’ diye sordular” ifadelerini kullandı.

“Sizin amacınız nedir” diye sorduğunu dile getiren Özışık, “Cumhurbaşkanı’nın yakınındaki Tüm yazar takımını lağvedeceğiz, itibarsızlaştıracağız” dediklerini aktardı.

Davutoğlu Sabah yazarlarını hedef almış

Kendisine söylenen isimleri de açıklayan Özışık, “İsimleri de söyleyeyim. Haşmet Babaoğlu, Engin Ardıç, Hilal Kaplan, Cemil Barlas, Melih Altınok ve birkaç yazar henüz. Bunların ipi çekilecek.” İfadelerini kullandı.

“Toplantıya katılanlar günce kurdu pelikancı diyor”

Özışık şöyle sürek etti:

Bu toplantılara katılanların tamamı da şuanda belli başlı ayrımlı gazeteler kurdular ve Cumhurbaşkanı’na saydırıyorlar. Pelikan diyenlere bakın. Kim olduklarını anlarsınız. Bu toplantıdan sonra ben kendilerine siz aklınızı yitirmişsiniz dedim. Bundan 3 Sene Evvel Habertürk’te söylediğimde Davutoğlu ekibi ‘yalan söylüyor, dava açacağız’ diye yalanladılar. fakat dava açan olmadı.

Bu açıklamalar ertesi gözler o gazeteye çevrildi

Süleyman Özışık’ın bu çarpıcı açıklamaları ertesi akıllara Davutoğlu’nun toplantısı ertesi kurulan Karar gazetesi geldi. Laf konusu günce yayın hayatına başladığı günden bu yana Davutoğlu lehine ve reis Erdoğan’ın aleyhine yaptığı haberlerle dikkat çekmişti. günce özdeş vakitte Sabah gazetesinin hatrı sayılır yazarları ve reis Erdoğan’ın etrafındaki gazeteciler için Pelikancı iftirasında bulunmuştu.