Bir ilk oldu

Türkiye’de erken seçim tartışmaları devam ederken araştırma şirketleri tarafından yapılan seçim anketleri de devam ediyor.

Vatandaşın nabzı seçim anketleri tutulmaya devam ediyor.Bir Araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen son seçim anketi kamuoyuyla paylaşıldı. ‘Türkiye’nin Nabzı Nisan 2021’ araştırmasının sonuçları açıklandı. Ankete katılan vatandaşlara, pazar günü seçim olsa hangi partiye oy verecekleri soruldu.

Ak Parti İttifak yaptığı Mhp ile beraber tarihinde ilk kez yüzde 56 oy oranına çıktığını ifade etti.

Ak Parti + Mhp : Yüzde 56 CHP: Yüzde 18.3 İYİ Parti: Yüzde 8.3 HDP: Yüzde 6.4 DEVA: Yüzde 1.2 Saadet Partisi: Yüzde 1.0 Gelecek Partisi: Yüzde 1.0

15 Temmuz’da vatanın ele geçirilmeye çalışıldığını ancak Türk milletinin direndiğini dile getiren Yıldırım, “15 Temmuz’dan sonra Türkiye’deki dengeler de değişecek. Yenikapı ruhu gelişti. Ondan sonra bir birliktelik başladı. 15 Temmuz gecesi Türk milleti tarafından bir ittifak kuruldu. Ankara’da, İstanbul’da tanklara ç’ıpl’ak ellerle sal’dır’an insanlar kurdu ittifakı.” diye konuştu

70 vekil

Partilerini Kuran AK Partili eski isimler Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan hakkında flaş bir iddia ortaya atıldı. Eski bakan Ali Babacan’ın parti çalışmalarında önemli isimleri ekibine kattığı iddia edildi.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün destek verdiği konuşulan Ali babacan cephesinin parti kurduktan sonra çalışmalarına tam gaz devam ettiği öğrenildi.Babacan’ın ekibinde 10 eski bakan ile yaklaşık 70 civarında eski vekil bulunuyor.

Teşkilatlanma çalışmalarını 81 ilde sürdüren ekip, bu sürecin tamamlanmasının ardından partileşme aşamasına geçecek. Babacan ve davutoğlunun Meclise girmesi için Hdp, Chp ve İyi parti’den toplam 70 Milletvekili kiralayacağı iddia edildi..

1967 yılında Ankara’da doğdu. 1985’te TED Ankara Koleji’ni birincilikle bitirdi. 1989 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden birincilikle mezun oldu.1990 yılında Fulbright bursu kazanarak, ABD’ye gitti. 1990-1992 yılları arasında ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management’da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. Yüksek lisans çalışmalarında, Pazarlama, Organizasyon ve Uluslararası İş İdaresi dallarında uzmanlaştı.

1992-1994 yılları arasında, Amerika’da finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı. 1994 – 2002 yılları arasında Ankara’da özel sektörde iş hayatını sürdürdü.

2001 yılında AKParti Kurucu Üyesi ve MKYK üyesi oldu. 58. ve 59. Hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 60. Hükümet’te ise Dışişleri Bakanı ve Avrupa Birliği ile müzakerelerde Başmüzakereci olarak görev yapmaktaydı. Egemen Bağış’ın Devlet Bakanı ve Başmüzakereci konumuna getirilmesinin akabinde sadece Dışişleri Bakanı olarak bir süre görevine devam etti; 1 Mayıs 2009’da gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığı’nı Ahmet Davutoğlu’na devretmiştir.



Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.Ali Babacan 14 Mayıs 2009 Atina`da Bilderberg Görüşmesine katılmıştır. Ali Babacan, 58. ve 59. hükûmetlerde de ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı yapmış, 60. hükümette 1 Mayıs 2009’a kadar Dışişleri Bakanı olarak görev almış ve Mayıs 2005 ila Ocak 2008 arasında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği konusunda görüşmelerin yürütüldüğü makam olan başmüzakerecilik görevinde bulunmuştur.

İşte iller

Her Şehre Ayrı Normalleşme
Tam kapanma bittiğinde Türkiye’de normalleşme nasıl olacak?

Her Şehre Ayrı Normalleşme
Tam kapanma bittiğinde Türkiye’de normalleşme nasıl olacak? 17 Mayıs sonrası vaka sayıları, hasta, ağır hasta ve ölüm oranlarına göre her ile ayrı normalleşme uygulanması bekleniyor.

Tam kapanma uzayacak mı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimi için Kabine Toplantısı’nı işaret etmişti. Tam kapanma uzayacak mı? 3. doz koronavirüs aşısı gerekli mi? Normalleşme adımları nasıl olmalı? Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Demirer tek tek anlattı.

Bir son dakika haberine göre; Salgının ne zaman bitebileceğini, aşılama sürecini, salgının çocuklara etkisini, 3. doz aşı tartışmalarını, kapanma bitince nasıl davranılması gerektiğini kök hücre uzmanı,

Türkiye Bilimler Akademisi Konsey Üyesi ve Avrupa Bilimler Akademisi üyesi olan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Demirer tek tek anlattı.

Yeni adımlar

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ‘tam kapanma’yı duyurduğu gün şu ifadeleri kullanmıştı: “Avrupa’nın açılma sürecine girdiği bir dönemde,

biz geride kalmamak için vaka sayılarımızı süratle 5 binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde, turizmden ticarete ve eğitime kadar her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olacaktır.”

Bu süreçte aşılanmanın hızlanması amaçlansa da beklenen olmadı; her iki doz aşını da yaptıranların sayısı 10 milyon 811 bin 129. Bu da nüfusun henüz yaklaşık yüzde 13’ünün aşılarının tamamlandığı anlamına geliyor.

Türkiye bu şartlarda ‘tam kapanma‘ sona ermesiyle kademeli normalleşmeye geçiyor.

Hürriyet’ten Erdinç Çelikkan’ın haberine göre yarın yapılacak kabine toplantısıdan çıkması beklenen kararlar şöyle:

*Haziran başına kadar kafeler, restoranlar, lokantalar kademeli, sosyal mesafeli, açık alanda oturma kurallı, saat ve kişi sınırlamalı ve HES kodu koşullu olarak akşam saat 20.00’de kapanma şartıyla açılacak.

*Sokağa çıkma kısıtlaması haziran ayına kadar saat 21.00’den sonra uygulanacak.

*Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasının yalnızca pazar günü sürmesi bekleniyor.

*İkinci aşamanın uygulanacağı haziran ayında vaka/v-eft sayılarının hedeflenen seviyeye gelmesi halinde pazar günü uygulanan sokağa çıkma yasağı da kaldırılacak.

*Okullarda, uzaktan eğitime sonbahara kadar devam edilecek.

*Vaka sayılarının 5 bin hedefinin altına inmesi halinde düğün, nişan, asker uğurlama gibi etkinliklere temmuz ayından itibaren kontrollü şekilde izin verilecek.

BAKAN KOCA, SUNUM YAPACAK

Toplantıda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsle mücadeledeki son durum, aşılama çalışmaları ve yerli aşı konusunda kapsamlı bir sunum yapacak. Toplantıdan, Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda kademeli normalleşme takvimiyle ilgili kararlar da görüşülecek.

Yeni genelge

Son dakika haberi: İçişleri Bakanlığı, valiliklere “Kademeli Normalleşme Tedbirleri” konulu genelge gönderdi.

30 Nisan 2021 tarihinden itibaren uygulanan tam kapanma tedbirleri yarın sabah 05.00 itibariyle sona eriyor.

Türkiye’de tam kapanma tedbirlerini geride kalacak ve Kademeli Normalleşme olarak anılan yeni bir dönem başlayacak.

İçişleri Bakanlığı yarın sabah 05.00’ten geçerli olacak itibaren Kademeli Normalleşme Tedbirlerine ilişkin genelgeyi yayımladı.

İŞTE GENELGEDE YER ALAN MADDELER

SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI

Ramazan öncesinde olduğu gibi akşamları 21.00’den sabah 05.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması başlıyor. Genelgeye göre haftasonları sokağa çıkma yasakları ise devam edecek. Cuma akşam 21.00’den Pazartesi sabah 5.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Çalışma hayatının aksamaması için uygulanan muafiyetler devam edecek. Kötüye kullanımda adli ve idari yaptırım uygulanacak.

17 Mayıs-1 Haziran arası uygulanacak olan kademeli normalleşme döneminde aşağıda sayılan işyerlerinin faaliyetlerine geçici olarak ara verilmesine devam edilecektir. – Gazino, taverna, birahane, nargile salonu/kafeleri,

– Sinema salonları,

– Kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler, – İnternet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonları,

– Halı saha, yüzme havuzu, spor salonları,

– Hamam, sauna ve masaj salonları,

– Lunaparklar ve tematik parklar.

Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebileceklerdir.

Kalkıyor mu

Tam Kapanma Sonrası Kademeli Normalleşme Tarihi Belli Oldu . Herkesin merak ettiği o sorular cevap buldu. İşte hangi tarihlerde hangi yasaklar kalkacak

Habertürk’te yer alan habere göre tam kapanmada ana kriter günlük vaka sayılarının 5 bine gerilemesi. Eğer bu gelişme yaşanırsa sıkı tedbirler esnetilecek ve açık alanlarda kontrollü normalleşmeye geçilecek
KRİTİK TARİHLER BELİRLENDİ Masada 3 aşamalı normalleşme takviminin yer aldığı belirtildi. Buna göre 17 Mayıs sonrası restoran ve kafe gibi işletmeler açık alanlarda hizmet verecek, işletmelerde saat sınırı 21.00 olacak ve pazar günü sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

İKİNCİ AŞAMA 1 HAZİRAN’DA

1 Haziran sonrası sokağa çıkma yasağı kaldırılacak, işletme saati 22.45’e çıkarılacak ve eğitim öğretim uzaktan eğitimle sonlandırılacak.

HEDEF 1 TEMMUZ 1 Temmuz sonrası mekanların kapalı alanlarında da hizmet verilmeye başlanacak. Hemen hemen tüm yasaklar kaldırılacak.

Kontrollü normalleşmeyle birlikte atılacak adımlar pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleşecek kabine toplantısının ardından açıklanacak.

Bayram mesajı yayımlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, bu sürece ilişkin önemli bir mesaj vererek “Kısıtlamaların kademeli olarak kalkacağı günlere ulaşıyoruz” ifadelerine yer vermişti.

Turkuaz tabloda yer alan günlük vaka sayılarındaki düşüş sürüyor. Dün 11 bin 534 yeni vaka açıklandı. 17 Mayıs’a kadar devam edecek tam kapanmada hedef bu sayıyı 10 binin altına çekmek.

Peki, günlük 10 bin yeni vaka kısıtlamaların kaldırılması için yeterli mi? Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Profesör Doktor Levent Akın, bu sayının yeterli olmadığını söyledi. Akın, tam kapanma sonrası dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Tam kapanmanın ardından gerçekleşme beklenen normalleşme dönemine ilişkin ortaya atılan bir senaryoya göre; tam kapanmanın ardından 3 aşamadan oluşan kademeli bir normalleşme süreci başlayacak.

Birinci döneme 17 Mayıs, ikinci döneme 31 Mayıs, üçüncü dönemeyse Temmuz ayında geçilecek.

Bayram sonrasında başlayacak olan ilk etapta İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlere gidenler, kademeli olarak geri dönebilecek. Kafeler, restoranlar ve lokantaların da açılması bekleniyor. Ancak saat kısıtlaması yine geçerli olacak.

Hafta içi sokağa çıkma yasağının 19.00’dan 21.00’a çekilmesi, cumartesi günü de sokak kısıtlamasının kaldırılması bekleniyor. Pazar günleri kısıtlama devam edecek.

Kulislerden sızan bir diğer bilgiye göre; bu sene okullar açılmayacak. Uzaktan eğitim devam edecek.

Kontrollü normalleşmenin ikinci aşaması 31 Mayıs’ta başlayacak. Bu dönemde kafe, restoran, lokanta gibi iş yerlerinin çalışma saati 20.00’den 22.00’ye çıkacak.

Açık alanı olan kahvehane ve çay ocağı gibi yerler valiliklerden izinle açılabilecek. İkinci aşamada pazar günü dahil sokağa çıkma kısıtlaması kaldırılacak.

Son aşamaya ise vaka sayılarındaki duruma göre Temmuz ayında geçilmesi planlanıyor. Bu dönemden sonra düğünler belirli kısıtlamalarla yapılabilecek.

Üçüncü dönemde kafe ve restoranlar 23.45’e kadar açık olacak ama yine de kapalı alanlar kullanılmayacak. Nargileciler ve gece kulüplerinin açılması beklenmiyor. Bunun dışında üçüncü dönemde hayat neredeyse normale dönebilecek.

Hodri meydan

“SAYIN CUMHURBAŞKANI BENİ ARADI” CNNTürk’te yayınlanan Gece Görüşü programında Ali Babacan’ın Abdullah Gül açıklamaları değerlendirildi.

Hande Fırat, Abdulkadir Selvi’ye “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Babacan’ın açıklamalarına kırgın mı? Kızgın mı?” sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini aradığını belirten Abdulkadir Selvi, aralarında geçen konuşmayı şöyle aktardı: “Sayın Cumhurbaşkanı salı günü akşam saatlerinde, saat 19.25 civarında beni aradı.

Çok yoğundu, özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik İsrail’in sal’dırılarının arttığı bir dönemdi. Yoğunluğunu şuradan anlıyorum; televizyona son dakikalar düşüyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan beni arayınca şaşırdım. Tabii bu kadar yoğunluğun arasında gazeteciyiz, bir yandan da bir haber de çıkarmak istiyoruz.

”BABACAN VE DAVUTOĞLU’NU KASTADEREK ‘HAİN’ DEDİ”

Ben de alt yazıları görünce, “Sayın Cumhurbaşkanım biz de size teşekkür ediyoruz. Mescid-i Aksa’da İsrail sivilleri hedef alıyor, bombalıyor… Kadınlar, çocuklar ölüyor ama ona siz sahip çıkıyorsunuz. Dünya liderleri ile görüşüyorsunuz.” dedim. “Onu tabii ki yapacağım” dedi ama Babacan ve Davutoğlu’nu kastederek, “Bunlar içeride Mescid-i Aksa’larımızı yıkmak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine “İkisine de hain mi diyorsunuz?” sorusunu yönelttim.

“Evet hain diyorum” dedi. “Bu ikisi içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak isteyenlere destek oluyorlar.” diye belirtti. Mescid-i Aksa için temas yürütürken bu konuyu konuşmak için beni aramasına şaşırdım. İkincisi, ben hangi konuyu sorsam mutlaka Ali Babacan ve Davutoğlu için bir değerlendirme yaptı. Bu konu kırgınlık boyutunu aşmış. Daha çok, ikisini küresel sistem içinde bir ihanet projesinin parçası olarak görüyor.”

DAVUTOĞLU’NDAN YANIT Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu, Selvi’nin konuşmasının yer aldığı görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak,

“Sayın Erdoğan bir gazeteci üzerinden bizi içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmakla suçladı. Sayın @RTErdogan; Biz yıllarca yüz yüze konuştuk, aracıya gerek yok! Allah’ın şahit olduklarını kulların da bilmesi için, istediğin kanalda her şeyi konuşmaya hazırım, hodri meydan.” ifadelerini kullandı

Helallik istedi

AKParti’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Mayıs Pazartesi gününden itibaren başlayacak normalleşme kapsamında hedefin, ‘Mayıs ayı sonuna kadar nispeten daha ihtiyatlı hareket etmek’ olduğunu söyledi.

“Uluslararası değerlendirmelerde salgın döneminde vatandaşlarına en yaygın ve etkin sosyal destek sağlayan ülkeler arasında yer alıyoruz” diyen Erdoğan, ekonomik olarak sıkıntıya düşenlerden ise ‘helallik’ istedi.

AKParti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin teşkilatlarıyla video konferans yöntemiyle bayramlaştı.

Kontrollü normalleşme süreciyle ilgili açıklama yapan Erdoğan, tam kapanmanın sona ereceği 17 Mayıs Pazartesi gününden itibaren hedefin, ‘Mayıs ayı sonuna kadar nispeten daha ihtiyatlı hareket etmek’ olduğunu dile getirdi.

SIKINTIYA DÜŞENLERDEN ‘HELALLİK’ İSTEDİ!

Erdoğan, ekonomik durum konusunda da değerlendirme yaparak, sıkıntıya düşen esnaftan ve yurttaşlardan ‘helallik’ istedi. Türkiye’nin kriz ortamından etkilenmediğini savunan ve koronavirüs döneminde halkına en fazla sosyal destek yapan ülkelerden biri olduğunu öne süren Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Sanayi üretimi ve ihracat rakamları her ay yeni rekorlar kırarak olumlu yönde ilerliyor. Kısıtlamalardan etkilenen esnaflarımızın bir kısmı ile turizm sektörümüze de bu zor dönemde ayakta kalabilmeleri için her türlü desteği vermenin gayreti içerisindeyiz. Buna rağmen sıkıntıya düşen insanlarımız, esnafımız, çalışanımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz.

Hiçbir vatandaşımızın kendini sahipsiz hissetmemesi için devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek sosyal destekleri ciddi oranda artırdık. Nitekim uluslararası değerlendirmelerde salgın döneminde vatandaşlarına en yaygın ve etkin sosyal destek sağlayan ülkeler arasında yer alıyoruz. Sağlık hizmetlerindeki başarısını sosyal ve ekonomik desteklerle taçlandıran Türkiye, kendini gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin çoğunda gözlenen kriz ikliminin dışında tutabilmiştir.

Yeni yatırım ve istihdam arayışlarındaki yükseliş başta olmak üzere pek çok gösterge, ülkemizi aydınlık yarınların beklediğine işaret ediyor.”

İğrenç belirti

Tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 virüsü bulaştığı insanlarda bir çok etki bırakıyor. Hastalığını geçirenlerin yüzde 75’inde koku bozukluğuna yol açan virüsün bazı hastalarda ise, normal kokuları lağım kokusu, çürümüş elma ve küf kokusu gibi algılanmasına yol açtığı ortaya çıktı.

AYNI KOKUYU ALIYORLAR

Covid-19 hastalığını atlatan vatandaşların büyük bir kısmında “Parosmi Hastalığı” görülüyor. Hastalar ne yerse veya ne koklarsa koklasın çürümüş elma, lağım ve küf kokusu alıyor. Kulak Burun Boğaz(KBB) Uzmanı Doç Dr. Adnan Ekinci, Covid-19 virüsünün insanlar üzerinde bıraktığı Parosmi hastalığına dair şunları kaydetti: * Covid-19’u geçiren hastalarda çok sıklıkla koku bozukluğu, tat bozukluğu görmekteyiz.

Bu yaklaşık olarak hastaların yüzde 75’inde görülüyor. Tamamen koku kaybolduğu gibi mevcut olan normal kokuları farklı çok kötü koku şeklinde hastalar algılayabiliyorlar. * Biz buna “Parosmi Hastalığı” diyoruz. Hiç koku alamama durumuna “Anozmi” deniliyor. Yani hiçbir şekilde iyi veya kötü olumlu veya olumsuz koku almama durumuna “Anozmi” deniliyor. Bu daha çok görülüyor ama bu hastaların daha sonra kısa dönemde iyileştiğini görüyoruz.

* Fakat son zamanlarda çok ilginç olarak bize sık gelen hastalarımızda Parozmi dediğimiz yani kolonyada koklasa, karanfilde koklasa veya çok güçlü güzel bir parfüm koklasa hasta hep aynı kötü bir koku aldığından bahsediyor” dedi.

HASTALARIN BİR ÇOĞUNDA GÖRÜLÜYOR Hastaların lağım, çürümüş elma gibi kokular hissettirdiğini ve hasta sayısının fazla olduğunu belirten Ekinci sözlerini şöyle sürdürdü: * Çürümüş elma kokusu, lağım kokusu gibi sabit bir koku aldığını hisseden çok sayıda hastamız oldu. Hatta hastalar içtiği suyun bile o duyduğu kötü kokuyla aynı şey hissettiğini söylemekte. * Bu hastalıkta koku bozukluğunun neden aslında tam olarak anlaşılmış değil. Fakat kabul gören görüşlerden birisi burundaki koku duyusunu alan olfaktör mukoza dediğimiz burun mukozasını olumsuz yönde etkilediği ve bu nedenle de koku bozukluğuna neden olduğu düşünülüyor.

* Aynı zamanda kanda yaymış oldukları toksinler nedeniyle de beyinde de koku alma merkezine baskıladığı düşünülmektedir” diye konuştu.30-45 GÜN İÇİNDE KENDİLİĞNNDEN DÜZELİYOR Dr. Ekinci, hastalığın genelde 30 yada 45 gün içerisinde iyileştiğini dile getirerek şöyle konuştu: * Bu hastalarda tedavi olarak lokal burun içi steroidleri verebiliyoruz. Şunu da söylemek lazım. Genelde 30 gün veya 45 gün içerisinde bu koku alma bozuklukları kendiliğinden düzeliyor. * Fakat bu hastalarda burun içi spreyler, veya streoid ilaçları destek tedavisi olarak verilebiliyor. Kötü koku alma hastalığı olan hastalarda biz ayrıca koku egzersiz yapmayı öneriyoruz. * Yani hasta günde 2-3 defa 15’er dakikalık aralıklarla çok güçlü kokuları kolonya olabilir, parfüm olabilir, karanfilde olabilir sürekli koklamasını öneriyoruz. Bu şekilde tedavinin hızlanmasında etkili oluyor.

Büyük itiraf

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Babacan’ın AK Parti milletvekiliyken bir yandan Erdoğan’ı cumhurbaşkanı adayı olarak öneren teklife imza atması,

diğer yandan Abdullah Gül’ün Erdoğan’ın karşısına muhalefetin ortak adayı olarak çıkarma çabası hakkında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi’yi “Siyasi ikiyüzlülüğün belgesi” yazısından sonra telefonla aradı.

Bu telefon konuşmasında Ali Babacan’ın AK Parti milletvekiliyken bir yandan Erdoğan’ı cumhurbaşkanı adayı olarak öneren teklife imza atması, diğer yandan Abdullah Gül’ün Erdoğan’ın karşısına muhalefetin ortak adayı olarak çıkarma çabası hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan,

“Bunlar da içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak istiyorlar” dedi.İşte Selvi’nin yazısındaki ilgili kısım;Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuşmamız sona ermeden siyasi ikiyüzlülük ve ihanet konusu gündeme geldi.

Osman Bölükbaşı, partisinden milletvekili seçilip, ilk fırsatta Demokrat Parti’ye geçen milletvekilleri için, “O kadar ihanet gördüm ki, gönlüm Karacaahmet Mezarlığı’na döndü” demişti.

Elinden tutup cumhurbaşkanı, başbakan ve bakan yaptığı kişilerin ihaneti karşısında Erdoğan’ın ne düşündüğünü merak ettim. Kişisel bir şey söylemedi. Şahsını değil, davayı ön plana çıkardı.”Bunlar da içimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak istiyorlar” dedi.

BABACAN NE DEMİŞTİ? Katıldığı bir televizyon programında 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yaşananları anlatan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, şu ifadeleri kullanmıştı: “Bugünkü duruma baktığınızda muhalefet ortak aday çıkarırsa başarılı olabilecekti. Ama olmadı ve 5 yıl kaybetti memleket. Neden olmadı?Diğer siyasi parti liderleri gelip teklif ettiler ortak adaylı konusunu Sayın Gül’e… İsimler belli. Teklif edenleri topladığınızda eğer ortak aday olsaydı, rahatlıkla seçimi kazanabilecek bir tablo vardı o dönemde.

(Teklif edildiği ortam da siz de var mıydınız?) Tabii ki vardım.Şöyle bir şart vardı o gün. Gerçekten hep beraber ortak duruş olursa bu iş olur, bir iki partinin destek verip diğerlerinin vermemesi ortak aday değil zaten. Siz ortak aday olursanız biz sizi destekleyeceğiz diyenler sözlerinin arkasında dursaydı, o gün o iş olurdu.”