Süleyman Soylu’ya tepki çeken gönderme

Ucuza mâl ettiği sanatsal hiçbir niteliği olmayan; estetikten, alt metinden, senaryo ve öykücülük ilkelerinden bihaber, basmakalıp Cazibe teknikleriyle yalap şalap tamamlanan ve bel altı espriler dışında akılda kalıcı, etkileyici diyalogları dahi olmayan filmleriyle milyonları cebe indiren Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabından tam da kendisine yakışan pespayelikte bir paylaşım yaptı.

Şahan Gökbakar, Adana Valiliği tarafından iptal edilen, ilk olarak “Dünya Rakı Festivali” adı verilen ve sonrasın da “Kebap ve Şalgam Festivali” olarak değiştirilen etkinlikle alakadar paylaşımda bulundu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya gönderme yaptı.

Arkadaşlarıyla rakı içerlem çektiği bir fotoğrafı paylaşan Gökbakar, “Rakı festivali, dostlarımla… Not: İçkinin fazlası ziyan gençler, keyfince için fakat dozunda ve adabıyla… Adam gibi…” notunu düştü.

Gökbakar’a, “Adamlığı senden mi öğreneceğiz!” şeklinde eleştiriler yapıldığı görüldü.

İşte o fotoğraf:

Süleyman Soylu’nun açıklaması

Adana’da yapılan “Rakı Festivali” tepki çekip yasaklanınca “Kebap ve Şalgam Festivali” isimiyle servis edilmek istendi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Asil, “Kebap ve Şalgam Festivali” diye bir festivalin Laf konusu olmadığını belirterek 2015 ve 2019 yıllarına değin günce kupürlerini gösterdi. Asil sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bahsettiğiniz festival bu olsa gerek: Adana Dünya Rakı Festivali. Bu konuda Valiliğin bu festivale yönelik bir yasağı Laf konusu. Zannediyorum rakı festivaline yasağı koyduktan sonra meseleyi, kebap ve şalgam festivaline döndürmüş olabilirler. Kısa bir müddet Evvel Adana’da, Türkiye’den herkesin katıldığı, bir kültür durağı olan, ‘Adana Lezzet Festivali’ düzenlendi. Zannediyorum bilgide eksiklik Laf konusu. şayet bahsedilen rakı festivali ise bu rakı festivaline Adana Valiliği geçen Sene da bu Sene da yasak koydu. Ne geleneklerimizde ne de rastgele bir durumla bu, örtüşebilir değildir.” Yepyeni Akit

Diyanetten Muhateşem Karar

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Din İşleri Yüksek Kurulu’nca, cami ve mescitlerde tabure ve sandalyede anıştırma ile namaz kılanlar için yer ayrılması uygulaması kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş’ın imzasıyla 81 ilin müftülüğüne gönderilen genelgeyle, cami ve mescitlerde tabure ve İskemle ile namaz kılınması ile alakadar Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Yepyeni kararı bildirildi. Genelgede değişikliğin gerekçesi şöyle açıklandı:

‘TEKRAR DEĞERLENDİRİLİP YENİ BİR KARAR ALINMIŞTIR’

“Geçen müddet zarfında tabure-sandalye üzerinde namazlarını kılan vatandaşlarımız için cami içinde cemaat ve saf düzeninin dışında Veyahut gerisinde belirli mekanlar oluşturulması, cami adabına ve cemaat ruhuna Müsait olmamıştır. Bu vaziyet bir taraftan cami cemaati arasında birtakım huzursuzluklara ve tartışmalara Neden olurken başka taraftan da cami içi estetiğe Müsait olmayan görüntüler ortaya çıkarmıştır.

Özellikle cami içinde sabit oturaklardan müteşekkil bağımsız mekanların oluşturulması cami doku ve kültürüyle bağdaşmamıştır. başka taraftan anıştırma ile namaz kılma şekli de tartışmalara Neden olmuştur. Tüm bu hususlar dikkate alınarak tabure-sandalye üzerinde anıştırma ile namaz kılınması hususu Din İşleri Yüksek Kurulu’nca tekrar değerlendirilerek Yepyeni bir karar alınmıştır.”

NORMAL KILAMAYAN NE YAPACAK?

– Genelgede yer Meydan Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Yepyeni kararına göre, namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse namazı oturarak kılacak.

– Böyle kişiler bizzat durumlarına göre namazı diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana Veyahut kıbleye doğru uzatarak kılacak.

– Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlayacak, rükudan sonra yere oturarak secdeleri anıştırma ile yapacak.

– Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişiler namaza ayakta başlayacak, secdeden sonra namazı oturarak tamamlayacak.

– Ayakta durmaya ve rükû yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimseler ise namaza ayakta başlayıp rükûdan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak anıştırma ile verme edecek.

KİM TABUREDE KILABİLİR?

Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimseler namazı tabure, İskemle ve benzeri bir şey üzerine oturarak kılacak, rükû ve secdeleri anıştırma ile adına getirecek.

Din İşleri Yüksek Kurulu kararında mazereti sebebiyle namazı tabure ve İskemle üzerinde kılanlar için ‘vicdan’ vurgusu yapılarak, ‘Namazını tabure, İskemle ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretlerin kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olması gerektiği, namazı aslî şekline Müsait olarak kılmaya Mani olmayacak yeğni bedeni rahatsızlıkların bu konuda meşru mazeret olarak görülmemesi’ kaidesi getirildi.

SABİT OTURAKLAR YERİNE KATLANABİLİR TABURE

Genelgede tabure ve sandalyede anıştırma ile namaz kılanlar için yer ayrılması uygulamasının kaldırıldığı belirtilerek, camilerde kullanılan sabit oturakların kaldırılıp, adına katlanabilir taburelerin kullanılmaya başlanacağı kaydedildi. Genelgede şöyle denildi:

“Dinî açıdan Mecbur ve meşru bir Neden bulunmadıkça namaz kılmak emeli ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılmasının, cami doku ve kültürüyle bağdaşmadığı, bu sebeple sayrılık ve özürlülük gibi rastgele bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, Mecbur olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmalarının Müsait olduğu hususlarında vatandaşlarımız bilgilendirilecektir.

İma ile namaz kılanlar için eski talimat uyarınca yer ayrılması uygulamasından vazgeçilmiştir. Caminin/mescidin içinde sabit oturaklardan müteşekkil bağımsız mekanlar oluşturulmayacaktır.

Cami ve mescitlerde anıştırma ile namaz kılanlar için hazırlanan sabit oturaklar kaldırılacaktır. Camilerde ihtiyaç olması halinde yalnızca katlanabilir tabure kullanılabilecektir.

Hiçbir şekilde oturması olası olmayacak tarzda mazereti olanlar katlanabilir taburesini alıp safların arasına girerek namazlarını kılacaklardır.

Cami görevlileri tarafından engelli, İhtiyar ve mazeret sahibi olan vatandaşlarımızın namazlarını oturarak veya tabure üzerinde nasıl kılacakları hususu titizlikle anlatılacaktır.”

Genelgede Ayrı olarak Din İşleri Yüksek Kurulu’nun konuya ilişkin görüşünün vaaz ve hutbelerde işlenmesi talimatı da verildi.

Ekrem İmamoğlu’ndan Yeni Kanal İstanbul Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesine ilişkin bir İzah henüz yaptı.

“FATİH SULTAN MEHMET DİRİLSE…”

Projenin durdurulması için bütün hukuki haklarını kullanacağını dile getiren İmamoğlu, “Bakın İstanbul, sağından solundan çekiştirilecek bir coğrafya değil. Bu coğrafya binlerce yılın bize emaneti. Bugün, şu hoş şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet bugün ayağa kalksa, dirilse sen ne yapıyorsun der. Bize, hepimize hesap sorar Fatih Sultan Mehmet. Neyin etrafı? Çevre dediğiniz korunursa hoş olur. Hala kararlılıkla yapacağız diyor. Konuşalım diyen yok, tartışalım yok. Bu çok yanlış bir siyaset.” ifadelerini kullandı.

“BEN MÜTEAHHİTLİK YAPARKEN…”

İBB Başkanı İmamoğlu, “Ben müeatthitlik yaparken, bir daireyi satacaksam, onun yaşanılır haline göstererek insanlara proje başlamadan servis eder, müşterileri ikna etmeye çalışırdım. Burada hangi alıcı ikna ediliyor, bilemiyorum. Ben şöyle bakıyorum; İstanbul satılacak bir yer değil. İstanbul geleceğe taşınacak bir miras.” diyerek sözlerini noktaladı.

ERDOĞAN: ÇEVRECİ BİR KANAL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul’a ilişkin yaptığı nihayet açıklamada projenin 7 Sene içerisinde tamamlanacağını söyledi. Erdoğan, “Boğaz bizim için hukuki haklarımızı dahi rahat kullanamadığımız bir hattır. Boğazda her Lahza bir sıkıntı yaşayabilir miyiz? vakit zaman yalılarımıza çarpan büyük tankerler, gemiler oluyor. Bizim Boğaz’ı bundan kurtarmamız gerek. Öyle bir kanal yapalım ki bu kanal bizi oldukça Çok sıkıntılardan kurtardığı gibi, İstanbul’umuza Yepyeni bir güzellik katsın. Çevreci bir kanal olsun. Çevreci bir kanal olmanın ötesinde burası bizim kontrolümüz altında olan bir kanal olsun. Bunun için bizi bağlayıcı rastgele bir şey Laf konusu olmasın. İşte bu güzellik İstanbul’umuza ayrı bir zenginlik katacaktır. Bunun için bu adımı attık, şu anda birilerini ağırbaşlı anlam da rahatsız ediyor. niçin rahatsız ediyor? Çünkü bunların bu ülkede bir dikili ağaçları dahi yok. Böyle güzellikler olunca da dayanamıyorlar.

MİLLİ BÜTÇEDEN YAPILABİLİR

Yap-işlet-devret ile alıcı bulduk bulduk, ters takdirde biz burayı ulusal bütçemiz ile yapacağız. Şu Lahza da hazırlıklar nihayet safhada, ihaleyi yapıp adımı atacağız. Görüşmeler Mevcut ayrımlı ülkelerle ona göre ismim atacağız.

EN AZ 7 YILI BULUR

En az 6-7 senesi bulur fakat her şeyiyle çok müstesna güzelliğe sahip, isminden Laf ettirecek olan bir proje. 22 kilometre Karadeniz’i Marmara’ya bağlayacak. Kısaltıyor tabii oldukça Çok şeyi o güzelliği de Mevcut.” ifadelerini kullanmıştı.

Geri dönme sinyali mi

Diriliş Ertuğrul dizisinde “Ertuğrul Bey” karakterini canlandıran Engin Altan Düzyatan, Burak Özçivit’in başrolünde olduğu müessese Osman dizisi için sinyali verdi. Başarılı oyuncu, “Değerlendiririz bakarız, ederiz. Şu Lahza için öyle bir vaziyet yok. Biraz dinlenmek istiyorum” diye konuştu.

5 sezon süresince TRT 1 ekranlarında yayımlanan ve her bölümünde reytingleri sallayan Diriliş Ertuğrul dizisinin sürek niteliğinde çekilen müessese Osman’da başrol için Burak Özçivit gelmişti.

Diriliş Ertuğrul’un sona ermesinin hemen peşinden Engin Altan Düzyatan da F’OX TV’de yayımlanan Kurşun dizisine transfer olmuş Yepyeni bir başlangıç yapmıştı.

HAYRANLARINI SEVİNDİRECEK HABER

Engin Altan Düzyatan’ın Kurşun dizisi final kararı alınca hayranları Başkaldırı etmişti ki Düzyatan, hayranlarını çok sevindirecek bir sinyal verdi. Geçtiğimiz akşam bir mekan çıkışında objektiflere yakalanan başarılı oyuncu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ünlü oyuncu, ‘Kurşun’ dizisinin final yapmasıyla alakadar “Olur öyle şeyler, hayırlısı olsun. kimi işler oluyor, kimi işler olmuyor” diye konuştu.

Diriliş Ertuğrul dizisinin devamı olarak çekilen müessese Osman dizisinde, ‘Ertuğrul’ karakterinin ölmediği ve diziye yeniden iç olacağı iddialarına Meşhur oyuncu, “Şu Lahza için öyle bir şey konuşmadık, haberimiz yok yani” cevabını verdi. Engin Altan Düzyatan, müessese Osman dizisi için yeşil Fer yaktı

“DEĞERLENDİRİRİZ, BAKARIZ”

Düzyatan, diziye dönmek ister misiniz sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Orası çok severek çalıştığım, çok hoş bir işti. Biz bir işi sonlandırdık, Yepyeni bir işe başlandı. Orada çalışan ekip arkadaşları benim arkadaşlarım. Hala özdeş ekip sürek ediyor.Sağolsunlar, görüyorum izliyorum, çok da beğeniyorum. Bu plan sorunu, böyle bir planla ayrılmamıştık oradan, Neticede bu Diğer bir sıra gerçekte Yepyeni bir sıra. Değerlendiririz bakarız, ederiz. Şu Lahza için öyle bir vaziyet yok. Biraz dinlenmek istiyorum.”

Engin Altan Düzyatan’ın müessese Osman’da yer alması ise hayranları tarafından epey istenen bir Hadise, şayet olursa bütün dengeler değişecek gibi duruyor.

TOKİ’den Konut Projesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Her Sene 100 Bin Sosyal ikametgah projesinin imza ve açılış toplantısı etkinliklerinde müjdeyi verdi. Vatandaşların %10 peşinat ve aylık 894 TL taksitlerle, 240 aya varan vade seçenekleriyle hane sahibi olabileceğini duyurmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Her Sene 100 Bin Sosyal ikametgah projesinin imza ve açılış toplantısı etkinliklerinde müjdeyi verdi. Vatandaşların %10 peşinat ve aylık 894 TL taksitlerle, 240 aya varan vade seçenekleriyle hane sahibi olabileceğini duyurmuştur. hane sahibi olmak isteyen dar gelirli aileler için Mühim bir fırsat sunan Yepyeni sosyal ikametgah projesi kapsamında, düşük taksit oranları, yüksek vade ve düşük peşinat seçenekleri ile ikametgah satışı yapılması hedeflenmiştir.

Sosyal ikametgah projesi tanıtım toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alakadar bakanlıkların katılımlarıyla Laf konusu proje için protokol imzalanmasında salonda bulunmuştur. Konuşmasında dar gelir grubuna mensup vatandaşların kira öder gibi hane sahibi olabileceklerini Anlatım eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 100 bin dar gelirli ailenin proje kapsamında hane sahibi olacağını Anlatım etmiştir.

Vatandaşlar Kira Öder Gibi hane Sahibi Olabilecek

Her Sene 100 Bin Sosyal ikametgah projesi kapsamında Çevre ve Şehircilik ile Hazine ve Maliye Bakanlığı imza törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Faaliyet kapsamında çok Mühim detaylara yer vermiştir. ikametgah projesi kapsamında vatandaşların semt kültürünün yeniden oluşturulacağı ve depreme dayanıklı konutlarda yaşamlarını sürdürebileceğini Anlatım eden Erdoğan, ayda 894 lira taksit ve 240 aya varan vade seçenekleri ile hane sahibi olabileceklerini açıklamıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uzun müddettir ortaklaşa yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan proje için ilk Muştu geçtiğimiz aylarda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından verilmişti. %10 peşinat ödemesinin gerçekleştirilmesinin hemen peşinden aylık 894 lira taksit ile vatandaşların hane sahibi olması olası olacak.

Proje kapsamında 2 + 1 brüt ve 75 – 85 metrekare ile 3 + 1 brüt 100 metrekareye kadar olan evler satışa sunulacak. Proje kapsamında toplamda yapılan yatırım ise 17 milyar 300 milyon lira olarak belirlenmiştir. Sosyal ikametgah projesi kapsamında evlerin geleneksel semt kültürünü yaşatacak biçimde hazırlanmasının hedeflendiği bildirilmiştir.

100 Bin Dar Gelirli Aile Projeden Yararlanacak

Her Sene 100 Bin Sosyal ikametgah projesi kapsamında düşük taksit ve uzun vade seçenekleri ile 100 bin vatandaşın projeden yararlanması ön görülmektedir. Türkiye’nin Derhal hemen bütün bölgelerinde gerçekleştirilecek olan projeler sayesinde dar gelir grubuna mensup oldukça Çok vatandaşın kira öder gibi hane sahibi olması hedeflenmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşmada verilen ayrıntılar vatandaşları hoşnut etmiştir.

TOKİ tarafından bakanlık destekli olarak hayata geçirilecek olan proje iki bakanlık arasında yapılan imza törenin hemen peşinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla resmiyet kazanmıştır. Her iki bakanlığı da kutlama ederek konuşmasına başlayan Erdoğan, hayata geçirilecek olan projeler kapsamında 100 bin vatandaşın yararlanabileceğini vurgulamıştır. Sosyal ikametgah projesinden istifade etmek isteyen vatandaşlar 240 ay vade, %10 peşinat ve 894 lira aylık taksit miktarı ile hane sahibi olacak.

Bakan Albayrak Nevşehir’de konuştu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, enflasyonu istikbal seneden itibaren kalıcı olarak Biricik haneli rakamlara çekmeyi hedeflediklerini söyledi.

Ahiler Kalkınma Ajansında “Nevşehir İş Dünyası Buluşması” programında kentteki Amel insanlarıyla bir araya gelen Albayrak, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin nihayet 1,5 senedir iktisat alanında oldukça Çok ülkenin karşı koyamayacağı büyüklükte saldırılara maruz kaldığını, Türk milletinin inancı ve feraseti, Amel insanlarının Amel birliğiyle bu zorlu sürecin geride bırakıldığını belirtti.
Büyük ve kuvvetli Türkiye yolculuğunun Sürat kesmeden sürek ettiğini dile getiren Albayrak, nihayet süreçte, Türk ekonomisinin potansiyeline inananların kazandığını Anlatım etti.

Albayrak, geçen Sene ağustos, eylül, ekim aylarında “Türkiye ekonomisi küçülecek, enflasyondurdurulamaz, kur tutulamaz” söylemleri ile yıkım senaryoları çizenlerin bugün düş, imaj kırıklığına uğradığını vurguladı.
Bu ülkeye güvenenlerin istikbal süreçte de kazanacağını, “malum koronun” kaybetmeye sürek edeceğini anlatan Albayrak, şunları kaydetti:
“Bu tablo çok henüz iyi noktalara istikbal. Türkiye, hem yerli hatta yabancı yatırımcılar için en cazip ve en avantajlı piyasalardan biri olmaya sürek edecek. 2 yıllık tahvil faizlerinde yüzde 26’lardan aşağı yönlü trendin sürmesi neticesinde yüzde 12 bandına kadar gerileme sağlanarak, Ekim 2017 seviyelerine dönülmüş oldu. Mücadele alanlarımızın başında gelen enflasyonda, yüzde 25’lerden kasım ayı itibarıyla yüzde 10 bandına gerilemeyi sağlamış olduk. İnşallah bu senesi, hedefimiz olan 12’nin altında bir seviyeyle kapatıp, enflasyonu önümüzdeki seneden itibaren kalıcı Biricik haneli rakamlara çekmiş olacağız.

Dengelenme sürecinde Daimi vurguladığımız üzere, yaşanan bütün iyileşmeleri ve gelişmeleri vatandaşlarımıza ve Amel dünyamıza yansıttık, yansıtmaya sürek ediyoruz.”
İhracat ve yüksek teknoloji Mahsul odaklı sektörlerin desteklenmesi amacıyla devreye alınan İVME finansman paketiyle 50 binden Çok üreticiye 40 milyar liralık kredi tahsisi yapıldığına değinen Albayrak, bu rakamın takriben 25 milyar lirasının kullandırıldığını açıkladı.
Albayrak, Türkiye’nin natürel büyüme sürecine girmeye başladığına işaret ederek, “Üçüncü çeyrekteki pozitif yönlü büyümenin hemen peşinden bu yılın nihayet çeyreğinde takriben yüzde 5’lik bir büyüme performansı yakalayacağımızı tahmin ediyoruz. Özellikle önümüzdeki seneden itibaren yüzde 5’lik natürel büyüme potansiyelimizi gerçekleştireceğimiz bir esna, bu yılın nihayet çeyreğiyle başlamış olacak.” dedi.

Açıklanan verilere göre Endüstri üretiminin yakaladığı büyüme eğiliminin sürdüğüne dikkati çeken Albayrak, bu verilerin, nihayet çeyrekte öngördükleri büyümenin gerçekleşeceğine işaret ettiğini söyledi.

“ULUSLARARASI KURULUŞLAR TÜRKİYE EKONOMİSİNE YÖNELİK TAHMİNLERİNİ REVİZE EDİYOR”

Bakan Albayrak, beynelmilel kuruluşların Türkiye ekonomisine yönelik tahminlerini revize etmeye başladıklarına vurgu yaparak, şöyle sürek etti:
“Tüm bu alanlarda ortaya koyduğumuz başarılı performans neticesinde, beynelmilel kuruluşların tamamı Türkiye ekonomisine yönelik tahminlerini lehimize revize etmeye başladılar. Bir Sene Evvel, Türkiye, Arjantin gibi IMF ile anlaşıp 50 milyar dolaralıp IMF’ye teslim olacaktı. Biz dedik ki ‘Türkiye’nin ihtiyacı yok, bilançosu, ekonomisi güçlü’, birileri inanmadı. Peki bir Sene geçti ne oldu? Arjantin IMF ile anlaştı, sonra 50 milyar doları da aldı. Bir kuruş kimseden almadık. bütün bu süreçte, terör örgütleriyle mücadelede nihayet 6 yılda ismim adım ve her birinden güçlenerek çıktığımız bu operasyonlarla rüşdünü kanıtlama eden, her geçen gün henüz da bağımsızlaşan özgürleşen bir ülkeye doğru ismim adım gidiyoruz.”
Albayrak, Nevşehir’in ülke turizmi açısından çok Mühim bir yere sahip olduğunu, ilerleyen süreçte Türk ekonomisine henüz çok katma kıymet sağlayacağına inandığını aktararak, “2023 senesi için ’75 milyondan Çok turist 65 milyar dolarlık turizm geliri’ hedefine giderken, Nevşehir en Mühim taşıyıcılardan biri olacaktır. Ülkemizin potansiyeline duyduğumuz inançla yürüyecek ve halk – Hususi sektör işbirliğiyle el ele omuz omuza vererek yarının büyük ve kuvvetli Türkiye’sinin ekonomisini inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Toplantı, konuşmanın hemen peşinden basına kapalı sürek etti.

Yargıtay emsal karar verdi

Yargıtay, Japon Yeni’ne endeksli çektiği ikametgah kredisi taksiti, kurdaki artış sebebiyle iki katından Çok artan kişinin aylık ödemelerini düşüren Mahalli mahkemenin kararını bozdu.

Yargıtayın kararında, dövizle borçlanmanın taşıdığı riskin bilindiği, davacının da bunu öngörebilecek vaziyette olmasına Karşın dövize endeksli kredi kullandığı belirtildi.

Karara göre, bankadan Japon Yeni’ne endeksli ikametgah kredisi kullanan bir şahıs, taksitlerini 1 Eylül 2008 itibarıyla aylık 1420 lira olarak ödemeye başladı. Ancak banka müşterisi, kurdaki artışla ödediği aylık borcun da artması üzerine banka aleyhine dava açtı.

Dava dilekçesinde Japon Yeni’nin kredi sözleşmesi imzalandıktan sonra öngörülemeyen biçimde arttığına, taksitlerinin de bu nedenle 3 bin 28 liraya ulaştığına dikkati çeken davacı, bankanın yönlendirmesi üzerine Japon Yeni’ne endeksli kredi kullandığını, kontrat imzalanırken yeterince bilgilendirilmediğini, sözleşmenin uygulanması esnasında Japon Yepyeni kurunun iki katından Çok arttığını, bunun tüketici açısından öngörülebilecek bir vaziyet olmadığını ileri sürdü.

 

Kredi taksit faizinin ilk taksit miktarındaki Nispet olan yüzde 1,09 olarak sabitlenmesini isteyen davacı, bunun olası olmaması halinde sözleşmeye müdahale edilerek taraflar arasında adil bir denge kurulmasını talep etti.

Davalı banka ise davacının bizzat iradesi ile istence cinsinden kredi kullandığını ve adaptasyon koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istedi.

Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek aylık taksit miktarını 2 bin 646 lira olarak belirledi.

YARGITAY KARARI BOZDU

Bankanın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. tüze Dairesi, mahkemenin kararını banka lehine oybirliği ile bozdu.

Kararda, “Taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmeye bağlılığın temel olduğuna” dikkat çekildi. Sözleşmenin uyarlanmasının başvurulacak istisnai bir vaziyet olduğu Anlatım edilen kararda, şu gerekçelere yer verildi:

“Her şeyden Evvel sözleşmenin imzalanmasından sonra beklenmeyen fevkalade durumların gerçekleşmesi, sözleşmenin uzun müddetli olması, beklenmeyen fevkalade durumların herkes için geçerli, objektif ve henüz Evvel belirlenemeyecek kalifiye bulunması, değişen koşulların sözleşmeyi çekilemeyecek hale getirmesi, bu suretle ameliye temelinin çökmesi zorunludur.

Dava konusu olayda davacının başlangıçta seçme özgürlüğü varken TL adına istence bazında kredi kullandığı, bir Diğer deyişle serbest iradesiyle kredi türünü belirlediği anlaşılmakta olup, davalı banka elemanlarının davacıyı yönlendirdiği iddiası ispatlanamamıştır.

Öte yandan ülkemizde vakit zaman tutumsal krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığı da toplumun büyük çoğunluğu tarafından malum bir olgudur. Davacı, bu rizikosu henüz Evvel öngörebilecek vaziyette olmasına Karşın dövizle kredi kullanmış bulunmaktadır. Kaldı ki, eldeki dava kredi Arka ödemesinin başladığı tarihten üç Sene sonra açılmış olup, bu vaziyette davacının sözleşmeyi benimsediğinin kabulü gerekir. bütün bu hususlar beraber değerlendirildiğinde dava konusu olayda adaptasyon koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.”