Koronavirüs salgınında yoğun bakımdaki hasta sayısı son 1 ayın en yüksek seviyesinde

Koronavirüs salgınında yoğun bakımdaki hasta sayısı son bir aylık dönemin en yüksek seviyesine ulaşarak 893 kişiye çıktı. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, “Geçtiğimiz günlerde vaka sayımızın 1500’ün üzerine çıkmasının yansımasını yeni görüyoruz” açıklaması yaptı.

Normalleşme sürecinin ardından son bir haftalık sürede dalgalı seyir izleyen günlük Kovid-19 vaka sayısı, Türkiye genelinde 190 bin 165’e ulaştı. 23 Haziran itibarıyla yoğun bakımdaki hasta sayısı ise son bir aylık dönemin en yüksek seviyesine ulaşarak 893 kişiye çıktı.

21 Mayıs tarihinde 820 hastanın yoğun bakım servisinde tedaviye alındığı günden bu yana en yüksek hasta sayısına ulaşılırken, Haziran’ın ilk haftasına göre yoğun bakım hasta sayısında yüzde 40’a varan bir artış var.

Türkiye genelinde 14 Haziran’da 717, 15 Haziran’da 722, 16 Haziran’da 732’ye ulaşan yoğun bakım hasta sayısı, 18 Haziran’da 745, 19 Haziran’da 769, 20 Haziran’da 781, 22 Haziran’da 846, 23 Haziran’da ise 893 hasta rakamına ulaştı.

YÜZDE 30’LUK ARTIŞ
Milliyet’in haberine göre; en son 28 Mayıs’ta 339 olan entübe hasta sayısı ise 23 Haziran itibarıyla 362 olarak kayıtlara geçti. Haziran’ın ilk haftasına göre yoğun bakım hasta sayısında yüzde 40, entübe hasta sayısında ise yüzde 30’luk bir artış söz konusu.

Bu oranlar son bir aylık dönemin en yüksek sayıları olarak kayıtlara geçti.

“BİN 500’ÜN ÜZERİNE ÇIKMASININ YANSIMASINI GÖRÜYORUZ”
Uzmanlar, Nisan ayında İstanbul’da ortaya çıkan olumsuz tablonun bu kez bazı Anadolu illerine kaymış olabileceğini belirtirken, Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, Kovid-19’a bağlı hasta kayıplarının genellikle virüs bulaştıktan 10 veya 12 gün sonra yaşandığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Kara, “Geçtiğimiz günlerde vaka sayımızın bin 500’ün üzerine çıkmasının yansımasını yeni görüyoruz. Hafta sonu yoğun bakım hasta sayısında azalma görebiliriz. Artışın bir diğer nedeni de yaş kısıtlamasının kaldırılmasından kaynaklanıyor olabilir. İstanbul’daki vaka sayıları yüzde 63 seviyesinden yüzde 40’ın altına inmiş durumda. Ancak bazı Anadolu kentlerinde gelenek ve göreneklerin de etkisiyle bir miktar artışlar yaşanıyor. Taziye ve kutlamalar vaka artışına neden oluyor. Yaz döneminde vaka sayısı 100’ün altına inmesi bugün için söyleyecek olursak çok zor. Ancak vaka sayısındaki azalma eğrisi devam eder, kurallara uyulursa istediğimiz tabloyu görebiliriz” dedi.

Ekonomistler, Merkez Bankası’ndan 25 baz puan faiz indirimi bekliyor

AA Finans’ın Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin anketine katılan ekonomistlerin büyük çoğunluğu faiz indirimi yapılacağını öngörürken, politika faizine ilişkin indirim beklentilerinin medyanı 25 baz puan oldu.

AA Finans’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 25 Haziran Perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik piyasa beklenti anketi, 20 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Buna göre, 20 ekonomistin 18’i politika faizinde (bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı) indirim beklerken, ekonomistlerin indirim beklentileri 25 ila 50 baz puan aralığında yer aldı. Ekonomistlerin politika faizine ilişkin indirim beklentilerinin medyanı ise 25 baz puan oldu.

EN SON 50 BAZ PUAN İNDİRİM YAPILMIŞTI

Ankete katılan ekonomistlerden 3’ü 50 baz puan ve 15’i 25 baz puan indirim olacağını, 2 ekonomist ise TCMB’nin politika faizini değiştirmeyeceğini öngörüyor. 21 Mayıs’taki son PPK toplantısında, politika faizi 50 baz puan indirilerek yüzde 8,25 düzeyine çekilmişti.

1603 tl

Sigortasıza 1603 tl aylık verilecek Türkiye gazetesi yazarlarından İsa Karakaş bugün köşesinde ‘Sigortasız yaşlılara 1603 TL maaş’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. Belirtilen Kanun teklifi TBMM’de yasalaşırsa 65 yaş aylığı, aylık 534 TL, üç aylık 1603 TL’ye çıkacak.İşte İsa Karakaş’ın ‘Sigortasız yaşlılara 1603 TL maaş’ başlıklı yazısı Türk vatandaşı olup Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekliliği bulunmayan 65 yaş ve üstü muhtaç yaşlı vatandaşlara devlet üç ayda bir maaş vermektedir

TÜRK VATANDAŞI OLMAK YETERLİ Bu maaş için ikametgâhın bulunduğu Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’na başvurmak gerekmektedir.

Başvuruda nüfus cüzdanı dışında herhangi bir belge gerekli değildir. Belirtilen vakfa başvuru esnasında verilecek formu doldurup imzalamak yeterlidir. 65 yaş üstündekilere 2017/Aralık ayı itibarıyla aylık 251 TL, 3 aylık 754 TL olarak ödenmiştir. Geliri 534 TL’nin altında olan 65 yaş ve üstü yaşlılara 2018/Ocak ayında yapılacak memur maaşlarındaki artışa göre bu aylıklar artırılacaktır.

TBMM’DE YASALAŞIRSA 1603 TL OLACAK TBMM’de bulunan MHP’nin Kanun teklifinde hâlen verilmekte olan yaşlı, engelli ve korunmaya muhtaç vatandaşlarımıza yapılan bu ödemelerin memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanmasının bir yandan bu kesime yapılacak ödemelerin artışına ilişkin oranların düşük kalmasına yol açarken diğer yandan, yapılan ödemelerin güncel ekonomik gerçeklerden de uzak kalmasına yol açtığı gerekçesinden hareketle net asgari ücrete endekslenmesi önerilmektedir. Belirtilen Kanun teklifi TBMM’de yasalaşırsa 65 yaş aylığı, aylık 534 TL, üç aylık 1603 TL’ye çıkacaktır.

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURUP SGK HAKKIMI ALABİLİR MİYİM? “İsa Ağabey, 1996-1997 döneminde vergi levhası olan birkaç iş yerinde sigortasız çalıştırılmıştım. Sigorta başlangıcımı geriye çekmek için mahkemede 10 yıl zaman aşımı olduğundan Anayasa Mahkemesine başvurup hakkımı alabilir miyim, bunun emsali oldu mu hiç?” Ömer Berk Sayın Berk, sigortasız çalıştırılmada, çalışmalarınızın geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre hak düşürücü bir süre olduğundan hem iş mahkemesinde hem de Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkınız düşmüştür.

Ancak çalıştığınız süreye ilişkin elinizde çalışmalarınızı belge ve kanıtlar varsa SGK’ya başvurabilirsiniz. Sadece şahitlerle SGK hizmeti elde edemezsiniz.ANNEM NASIL EMEKLİ OLUR? “İsa Ağabey, benim annem 24.12.1966 doğumlu. SGK girişi 01.03.2012. Annem işten ayrılacak. Erken emekli olabilmesi için isteğe bağlı Bağ-Kur’lu mu tekrar SGK’lı bir işe mi girmesi gerekiyor. Annem kaç yaşında emekli olur?” Murat Uçan Sayın Uçan, anneniz, SSK’lı çalışması hâlinde 58 yaş ve 7000 gün primle emekli olacaktır. Hiç çalışmayıp tamamen isteğe bağlı sigortaya prim yatırarak emekli olmak isterse yine 58 yaşında ancak 7000 gün prim yerine 9000 gün prim ödemesi gerekecektir. Buna göre tercihinizi yapınız.

DOĞUM YAPAN TAŞERON İŞÇİSİNİN KADRO HAKKI “İsa Bey, doğum iznindeyim. Taşeronumuzun sözleşmesi yıl sonu bitti. Benim kadro hakkım kaybolacak mı?” Ayşe Coşkun Sayın Coşkun, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan taşeron işçileri kadroya alınmaktadır. Siz de bu kapsamda çalışıyor iseniz doğum izninde bulunmanız kadroya geçmenize engel olmayacaktır. Doğum izninizin bitimini müteakip en geç 10 gün içinde çalıştığınız Kamu İdaresine yazılı bir şekilde başvuruda bulunmanız gerekmektedir.İŞ KAZASI DAVASINDAN FERAGAT EDEYİM Mİ? “İsa Ağabey, 21.03.2017 tarihinde iş kazası geçirdim. SGK teftişi hâlâ devam ediyor. Avukatım da tazminat davası açtı.

Bu davalardan feragat etmesem kadro hakkım kaybolur mu?” Mehmet Yücel Sayın Yücel, iş kazası geçirmenize bağlı olarak hak aramanız ve dava açmanız sizin en tabii yasal haklarınızdır. İş kazası davaları kadroya geçmeye engel teşkil etmemektedir. TAŞERONUN VERDİĞİ İBRANAMEYİ İMZALAYAYIM MI? “İsa Ağabey, 4 yıldan fazla kullanmadığım 104 gün senelik iznim var, ayrıca kıdem tazminatımı da ödemedi. Buna rağmen taşeron bana ibraname kâğıdını imzalatmaya çalışıyor. Ne yapayım?” H. Alkan, Sayın Alkan, almadığınız alacak ve tazminatlarınıza ilişkin ibranameleri imzalamayın. Kıdem tazminatınızı zaten taşeronunuzun çalıştığı kamu kurumu ödemek zorundadır.

Uçak parçalandı

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda İzmir-İstanbul seferini tamamlayan bir uçak pistten çıktı. Pistten sav rulan uçak a*lev alırken, yolcular ta hliye edildi. Ulaştırma Bakanı Cahit Turan, “Ca*n kaybı yok ya*ralılarımız var, t ahliye ediyoruz” dedi…

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda İzmir-İstanbul seferini tamamlayan Boeing 738 tipi Pegasus uçağı pist ten çıktı. Pistten savrulan uçak ale*v aldı, yolcular ta hliye edildi.

Olay yerine itfaiye sağ lık ve po lis ekipleri sevk edildi. Bazı yolcuların ya*rılan kanattan yere atladıkları görüldü.

Uçağın pisten çıkmasının ardından iniş için izin bekleyen havadaki uçaklar İstanbul Havalimanı’na yönlendiriliyor.

ULAŞTIRMA BAKANI TURHAN: C*AN KA* YBI YOK YARALILARIMIZ VAR

NTV canlı yayınında k*azaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, şunları kaydetti:

“Şu anda bize ulaşan bilgilere göre c*an ka*ybı yok. Ya*ralıların şu anda bazıları kendi imkanlarıyla uçaktan ayrıldı. Bazılarını da acil servis birimlerimiz ve ekiplerimiz uçağın içerisinden çıkarmaya çalışıyorlar yolcuları. Y*aralıların tahliyesi devam ediyor. 177 yolcu bunun 2’si çocuk. 6 da mürettebat vardı uçakta. Aldığımız bilgilere göre sert iniş sonucu pist başından çıkarak araziye sürüklendi. Uçakta kı*rım oluştu. Yolcuların önemli bir kısmı kendi imkanlarıyla uçağı terk etti. İçeride olanlar da ekiplerimiz tarafından tah liye dilmeye çalışılıyor.”

Turhan k*azanın oluş şekline ilişkin ise “Bize gelen bilgiye göre k*aza sert biriniş yapıldığı ve hızını kesemeyip pist başından araziye çıkması sonucu oluştu. Pilotlarla bir irtibat hala kurulamadı. Oradaki arkadaşlarımızla görüşüp anbean bilgi alıyoruz. 32’ye yakın ambulans olay yerine gitti. Bunlarla y+aralılar hastanelere sevk ediliyor.” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL VALİSİ YERLİKAYA: İNİŞ YAPTIKTAN KISA BİR SÜRE SONRA PİSTTEN ÇIKMIŞTIR

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya “İzmir-İstanbul seferini yapan bir yolcu uçağı Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptıktan kısa bir süre sonra pistten çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Habertürk

Sonunda açıklandı

A’sgari Üc’ret Tespit Kom-isyonuyla toplantısından Evvel İş-çi ve iş-veren heyetleriyle makamında bir araya gelen Ai-le, Çalışma ve Sosyal Hizme-tler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, milyo-nlarca işçin-in beklediği 2020 as-gari fiy-at rakamını açıkladı.

takriben bir aydır süren Asg-ari Ücr‘et Tespit Komisyonu nihai karara vardı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hiz-metler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk asg-ari ücre-te ilişkin açıklamada yer alıyor.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un açıklamalarından notlar;

A’sgari fiy-at tespit komisyonumuzun ton nihayet toplantısına hoşgeldiniz diyorum. Toplantımızın bütün çalışanlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. As-gari fiyat tespit çalışmaları beşer üyeyle temsil edildiği 15 üyeden oluşan Müstakil bir yarkurul tarafından yapılmaktadır. K-omisyonumuz ilk toplan-tısını 2 Aralık’ta Gene bu salonda yapmıştı.

Ben yarkurul çalışmalarına sundukları kıymetli katkılardan Ötürü Türk İ-ş’e T-İSK’e ve bütün halk temsilcilerimize teşekkür etmek isterim. Biz her daim çalışmalarımızı danışma yoluyla, bütün tarafların görüşlerini göz önünde bulundurarak yürütmeyi önemsiyoruz. Sosyal adalet-i pekiştirmeyi, işçile-rimizi ve işveren-leri beraber korumayı, kayıtlı istihd-amı artırarak çalışanlarımızın sosyal güvencesini sağlamayı, kaynaklarımızı da henüz faal kullanarak sürdürülebilir kalkınmayı Esas önceliğimiz olarak görmekteyiz.

2002 yılında kesin 184 lira-yı, 2019’da 2 bin 20 lira-ya yüksel-tmiş olduk. Reel olarak yü-zde 142 artı-k sağlamı-ştık. As’-gari fiyatı konuşurken bizim hükü-met olarak aldığımız her politi-kada herkese ulaşmayı da hedeflemekteyiz.

İŞ-TE 2020 A-SGARİ ÜCRE’T RAK-AMI

As-gari fiyatı belirlerken bu ücre-tin etkilemeyeceği bütün tutumsal dengeleri ve özdeş vakitte toplumun bütün kesimlerini düşünmemiz gerekmekte. Bu yıl de asg-ari fiyat tespit komisyonumuz kararını oy çokluğuyla almış bulunmakta. Asg-ari fiyat rakam-larını da izah etmek istiyorum. Asgari fi’yat brüt 2943 lira, kesin 2 bin 324,70 lira olarak belirlenmiştir.

Beklenen yıl sonu enflasy-on oranı yüzde 12 olarak ön görülmekteydi. Beklenen yıl sonu enflas-yon oranının üç puan artış sağlayarak, işçim-izi enfl’asyona ezdirmeye’ceğimizi sözümüzü tutmuş olduk. Şunu da belirtmek isterim.

KOMİ-SYON KARARI NASIL ALINIYOR?

As-gari fiyat, Kanun gereği 5’er İşçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asg-ari Ü’cret Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor. Bu komisyonda, işve-ren tarafını TİS-K, İşçi tarafını ise en Çok üyeye sahip konfederasyon olduğu için Türk-İş temsil ediyor.

Hayırlı Olsun. Ücreti Nasıl Buldunuz?

Bu ne demek?

Yunan Bakan’dan küsta’h ifade: İmamoğlu’nu, “Konstantinopol’un Belediye Başkanı” diye anons etti!

Yuna’nistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Fener Rum Pat’rikhanesi’nde Noel Ayini’ne katıldı. Ziyarette İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da bulundu. Dendias, bazı kareleri sosyal medyada paylaşırken İmamoğlu için “İstanbul Belediye Başkanı” yerine “Konstantinopol Belediye Başkanı” ifadesini kullandı.

Ekrem İmamoğlu ile fotoğraflarını paylaşan Yunan Bakan, sosyal medyada da “Konstantinopol Ekümenik Patrik’liğinde Konstantinopol Belediye Başkanı E.İmamoğlu ile birlikte” açıklamasını yazdı.

Nikos Dendias Fener Rum Patriği Bartholomeos görüşmesini paylaştığı diğer mesajında ise “Fener’de, Konstantinopol’un En Kutsal Ekümenik Patriği Mr. Bartholomeos ile birlikte” dedi.

Türkiye “Constantinople” ifadesinin İstanbul için kullanımını tedavülden kaldırmak ve on yıllar boyunca çabaladı. Hatta çeşitli sanatçıların farklı dönemlerde seslendirdiği “İstanbul not Constantinople” adlı plağı Demokrat Partili Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun desteklediği bile söylendi.

Kaynak: Orhan Aysezen yeniakit.com.tr

Fena geri vites

ABD basını, Başkan D’onald T’rump’ın Türkiye’ye uygulanacak yaptırımların engellenmesi için devreye girdiğini yazdı… Tru-mp Yönetimi, Türkiye’ye y-aptırım uygulamak isteyen senatörlere 7 sayfalık bir rapor gönderdi. Türkiye’ye yaptırım öngören plana karşı çıkılan raporda “Uygulanması şart olan yaptırımlar, Türkiye’yi Rusya’ya yakınlaştırır” ifadeleri kullanıldı.

önceden S-400’ler sebebiyle Tür-kiye’ye yaptırım uygulanmasını engelleyen Tr-ump yönetimi bir Defa henüz devreye girdi. The Daily Beast Gazetesi; T-rump yönetiminin, Rusya’dan satın aldığı S-400’ler sebebiyle Türkiye’nin yaptırım öngören Senato kararına karşı çıkan yedi sayfalık bir bilgilendirme notu hazırladığını ve bunu Senato’ya gönderdiğini yazdı.

“TÜRKİYE’Yİ RUSYA’YA YAKINLAŞTIRIR”

Dışişleri Bakanlığı tarafından kaleme alınan Dahil haberleşme notunda, yaptırım kararının Türkiye ile Rusya’yı henüz da yakınlaştıracağına dikkat çekildi. Bunun yanı Dizi yönetimin Suriyeli K’ürt mültecilerin ABD’ye girişini onaylayan plana da karşı çıktığı Anlatım ediliyor. planda Halkbank’a yönelik yaptırımlar yer alıyor.

“YAPTIRIMLAR koruma TİCARETİNİ BİTİREBİLİR”

Uygulanacak olan bu yaptırımların ABD ve Türkiye arasındaki koruma ticaretini tamamiyle bitireceğine ve Türkiye’yi düşmanların eksenine iteceğine vurgu yapılıyor. Tru’mp yönetiminin raporda Anlatım edilen çekincelerinden bir Öteki ise “Türkiye’nin NATO’da bir parya konumuna düşeceği ve Rusya’nın bunu kullanacağı”.

NATO, TÜRKİYE’NİN ÜYELİĞİ İLE GÜÇLÜ

Konuyla alakadar konuşan bir Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ABD’nin Türkiye ile NATO ortaklığını kuvvetli tutmak istediğini söyledi: “NATO, Türkiye’nin üyeliği ile henüz kuvvetli ve bu takriben 70 senedir böyle. Türkiye, onyıllardır NATO’nun müşterek savunmasına Mühim katkılar sunuyor.”

ABD YÖNETİMİ Y-PG VE S-DG MENSUPLARINA VİZE VERİLMESİNE DE KARŞI ÇIKTI

Ayrı olarak, Laf konusu notta, Suriye’de “Amerikan askerlerinin yanında savaşan Kü-rt savaşçılar” olarak tabir edilen YP-G/P-KK ve S-DG üyesi teröristlere “özel göçmen vizesi” verilmesine yönelik Kanun tasarısına da karşı çıkıldı.

Notta bu tür bir vize vermek için Lüzumlu prosedürlerin yalnızca 9 ay aldığı anımsatılarak, bu sürenin Lüzumlu Emniyet taramalarının yapılması itibariyle çok kısa olduğu vurgulandı.

“Özel göçmen vizesi” önceden I-rak ve Afganistan’da ABD askerlerine Muavin olan tercümanlara veriliyordu.

NE OLMUŞTU?

ABD Başkanı Donald Trump, içerisinde Türkiye’ye yaptırımların da bulunduğu 2020 koruma bütçesini imzalamıştı. Trump’ın onayladığı bütçede Türkiye’ye S-400, F-35 ve TürkAkım projesiyle alakadar Türkiye’ye yaptırım uygulanacak.

TÜRKİYE’YE ÇEŞİTLİ YAPTIRIMLAR istikbal

Tasarının Türkiye konusunda kısmında, Ankara’nın S-400 hava koruma sistemlerini alım işlemlerine sürek ettiği gerekçesiyle T’ürkiye’ye F-35 uçaklarının teslim edilmemesi öngörülüyor.

özdeş vakitte Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırım Yoluyla Mücadele (CAATSA) Yasası kapsamında yaptırım uygulanması gerektiği belirtiliyor.

Bütçenin, “Ulusal koruma Stratejisi Kapsamında Modernizasyon Programları” kısmında da Türkiye tarafından sipariş edilen uçakların alımı için 440 milyon dolarlık fon ayrılacağı kaydediliyor.

planda Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.

lahiya, koruma Bakanlığı’na, F-35 istihsal bantları olan Lot 12, 13 ve 14 kapsamında, Türkiye’nin siparişlerini en üst düzeye çıkararak üretime sokması ve A-BD Hava Kuvvetleri için yapılandırılarak satın alması için İlave fon sağlıyor.

RUSYA ORTAKLI TÜRKAKIM’A YAPTIRIM

planda, R-us erk ihracatına katkı sağlayan erk boru hatlarının inşasında çalışan kimi gemi şirketlerine yaptırım uygulanması şartı da yer alıyor.

Bütçe tasarısında, “Bu yasanın kanunlaşmasından sonraki 60 ve sonraki her 90 günde Dışişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığı’na danışarak şimal Akımı 2 ve TürkAkım projeleri veya bu projelerin adına inşa edilecek başka projelerin inşası için deniz seviyesinden 100 fit ve üzeri derinliğe boru hattı döşeyen gemilerin tespitine ilişkin raporu, alakadar kurultay komitelerine sunacaktır” hükmü yer alıyor.

Bu projelere gemi sağlayan yabancı şahıs ve kuruluşların da yaptırım için tespit edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

S-400 VE F-35 MADDESİ

Yasanın Türkiye konusunda kısmında, Ankara’nın S-400 hava koruma sistemlerini alım işlemlerine sürek ettiği gerekçesiyle Türkiye’ye F-35 uçaklarının teslim edilmemesi öngörülüyor. özdeş vakitte Türkiye’ye A-BD’nin Hasımlarıyla Yaptırım Yoluyla Mücadele (CA-ATSA) Yasası kapsamında yaptırım uygulanması gerektiği belirtiliyor.

Bütçenin, “Ulusal koruma Stratejisi Kapsamında Modernizasyon Programları” kısmında da Türkiye tarafından sipariş edilen uçakların alımı için 440 milyon dolarlık fon ayrılacağı kaydediliyor. Yasada, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması gerektiği de vurgulanıyor.

Kanun, Pentagon’a, F-35 istihsal bantları olan Lot 12, 13 ve 14 kapsamında, Türkiye’nin siparişlerini en üst düzeye çıkararak üretime sokması ve ABD Hava Kuvvetleri için yapılandırılarak satın alması için İlave fon sağlıyor.

ERDOĞAN ”BİZİM DE YAPTIRIMLARIMIZ OLACAK” DEMİŞTİ

Cenevre’den sonra geldiği Kuala Lumpur’da Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed’in girişimiyle düzenlenen Kuala Lumpur Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temasları ertesi bir gün önce Türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Erdoğan, gazetecilerin onaylanan bütçe ve ABD’nin Türkiye’yi ilgilendiren ya-ptırımlarına ilişkin suale, ”Dışişleri Bakanlığımızın yapmış olduğu İzah bizim açıklamamızdır. S-400 olsun, F-35’lerle alakadar adımlar olsun, bunlar bitmiş işler. Biz bu işi bitirmişiz. Bunu kaç kere söyledik” şeklinde yanıt verdi.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi bir de utanmadan sıkılmadan Türk Akım konusunda “buna yaptırım uygularız” diyorlar. Bu, tam anlamıyla haklarımıza tecavüzdür. Tüm bunlara karşı tabi ki bizim de yaptırımlarımız olacaktır. başka bir deyişle biz eli kolu bağlı duracak bir ulus değiliz. Hep söylüyorum ‘biz kabile devleti değiliz.’ Burası Türkiye… Tarihiyle her şeyiyle bizim bir farklılığımız Mevcut. Dolayısıyla da bu konu konusunda biz de bizzat ya-ptırımlarımızı netlikle uygulamaya sokarız.”

Başkan rakam verdi

Milyonları ilgilendiren asgari ücretle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Son dakika açıklaması geldi. Erdoğan, Malezya’da asgari ücret görüşmeleriyle ilgili konuştu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2020 yılı asgari ücret zam oranını belirlemek üzere gerçekleştireceği 4. toplantı öncesi oldukça önemli bir gelişme yaşandı.

Türk-İş, Hak-İş ve DİSK yaptıkları ortak açıklamada “Asgari ücret” 2 bin 578 lira olmalı” ifadesini kullandı. Aralık ayının Son haftasında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan 4. toplantı sonrasında asgari ücret ve AGİ tutarları açıklanacak.

bütün bu gelişmeler yaşanırken asgari ücretle ilgili bir Son dakika gelişmesi daha yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya’da asgari ücretle ilgili soruya böyle Cevap verdi:

SORU: Asgari ücret ile ilgili hep Hassas oldunuz. Şimdi hükümet-işçi- işveren kesimleri Son tur görüşmelere başladı. ama bu konuda Genellikle hep sizden bir Son jest beklenir. Asgari ücret ile ilgili müjdeniz olacak mı?

İnşallah jestimizi yaparız da burada yapmayalım daha. Şu anda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız yaptıkları çalışmaları döner dönmez bize bir getirsinler. Bakalım Son geldikleri nokta nedir, onu da bir kendilerinden görelim. İnşallah, tarafları memnun edecek bir adımı atarız.

BEKLENEN RAKAM

Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, “Türk-İş’in 32 yıldır yaptığı araştırmalar sonucu yaşam maliyetinin daha Evvel 2 bin 578 lira olduğunu ifade etmiştik. 2 bin 578 liranın altında olmamak koşuluyla bu 2020 için geçerli olacağı için bunun üstünde bir rakamı değerlendirmeye alacağımızı bunun altında bir rakamı değerlendirmeye almayacağımızı ifade ediyoruz. Onun altında bir karara katılmayacağımızı ortak olarak ifade ediyoruz. Şu Ana kadar bize bir rakam teklif edilmedi” dedi.

Ne oldu defne hanım

Ne oldu defne hanım

Demokrat hüküm Derneği’nin umumi sekreteri de olan Yargıtay’ın ‘Gezici’ Tetkik Hâkimi Defne Bülbül, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi üyeliğine atanmasının hemen peşinden solak medya “epilepsi hakimini sürgün ediyorlar, ö*lüme gönderiyorlar” şeklinde yaygaraya başladı.

Hâkimler Savcılar Kurulu, 2019 senesi tüzel ve yönetimsel kararnamesini açıkladı. Yargıtay Tetkik Hakimi olarak vazife yapan ve homoseksüel sapkınlara, feministlere, HDP’ye, CHP’ye ve Gezi İsyanı’na destek veren Defne Bülbül, kararnameyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi üyeliğine atandı. Ancak kararı beğenmeyen Bülbül, Birgün’e İzah yaparak kendisinin epilepsi hastası olduğunu ve Erzurum’a tayin edilerek ö*lüme gönderildiğini sav etti.

Solak medya ise bu açıklamanın hemen peşinden kuyruklarına basılmışçasına yaygaraya başladı.”Beni ö*lüme gönderiyorlar” ajitasyonu Kanaldan kanala koşarken, sendika kurup sekreterlik yaparken, halkın seçtiği iktidara yönelik kalkışmayı desteklerken hastalığını unutan Defne Bülbül, Erzurum adeta mahrumiyet bölgesiymiş gibi bir idrak ile, “Epilepsi hastasıyım, geçmişte beyin kanaması geçirdim. Ağır nöbetler geçiriyorum. Bekar olduğum için aile desteğine ihtiyacım Mevcut. Hastalığım nedeniyle yalnız yaşayamam. Bu, ö*lümüme göz yummak olur” iddiasında bulundu. İşte o hakimin dikkat çeken o paylaşımları:

“Aile desteğine ihtiyacım var…” algısı! “Yalnız yaşayamayacağını ve aile desteğine ihtiyacı olduğu”nu öne süren gezi destekçisi Yargıç, “Annem ve babam 70 yaşın üstünde insanlar, Erzurum’a gelemezler. henüz önceki vazife yerimde kalabilir veya Ankara’da Diğer bir göreve atanabilirim.” diye konuştu.Bu kadar ağır sayrı olduğunu sav eden Bülbül’ün, birinci sınıfa da ayrıldığına göre, sebep emekli olmak istemediği ise bilinmiyor.

Tam bir ‘Devrimci’ ve ‘Gezi’ destekçisi Yargıtay tetkik hakimliği yapan Defne Bülbül’ün sosyal medya hesaplarından ‘devrimci’ olduğu ve Gezi Kalkışması’na destek verdiği görüldü. Gezi konusunda oldukça Çok paylaşımda bulunan Bülbül’ün, profilinin kapak fotoğrafını da Gezi Kalkışması’ndan koyduğu tespit edildi. Gezici hakimin; homoseksüel sapkınlar, feministler, geziciler gibi marjinal grupların paylaşımlarını da beğenmesi dikkat çekti.

Bülbül’ün Halk TV’de katıldığı bir programda mesai saatlerinin Cuma namazına göre ayarlanmasına da karşı çıktığı ortaya çıktı.Yargıtay tetkik hakimliği yapan Defne Bülbül’ün, polis araçlarını deviren, yakan, hem de üstüne slogan yazarak halk mallarına ziyan veren gezicilerin yasadışı eylemlerini “sicil hareket” olarak gösterdiği paylaşımları, hala sosyal medya hesabında duruyor.. Bu tür davaların Yargıtay’da incelenme ihtimali olduğunu belirten hukukçular, “Bu paylaşımlar, gerçekte ‘ihsas-ı rey’ mananına gelir.. Bu kişinin hakimlik yapması olası değildir..” hatırlatmasında bulundular.

Köyüne dönene devletten hibe!

Tarım ve Orman Bakanlığı, üretimde verimliliği ve kaliteyi yükseltmek için kırsalda yaşamayı taahhüt eden, ziraat, hayvancılık ve Besin alanlarında eğitim veren meslek yüksekokulu veya üniversite mezunlarının projelerine 100 bin lira bağışlama desteği verecek.O şehirlerde başlayacak

bir gün önce Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile hayata geçirilecek proje, ilk etapta Amasya, Düzce, İzmir ve Mardin’de uygulanacak. Destekten istifade etmek için projeler, hayvansal, bitkisel, su ürünleri, yöresel ziraat ürünleri ve tıbbi aromatik bitkilerin üretimine, depolanmasına ve paketlenmesine yönelik olacak.

İşletmelere Misal olacak

Projeyle genç nüfusun kırsalda istihdamı sağlanacak. Bu doğrultuda ziraat ve hayvancılık, ormancılık, Besin ve su ürünleri sektörlerinde girişimcilik desteklenecek. özdeş vakitte üretimin uzman kişiler tarafından yapılmasını teşvik edilmesi sağlanarak, istihsal miktarı ve nitelik artırılacak. Kırsala yönlendirilen gençler, yapacağı sürdürülebilir yatırımlarla işletmelere Misal olacak.

Gençlere 1,4 milyar lira

Gençler kırsala yönlendirilirken, onların ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlar ile alakadar adımlar da atılacak. Kırsalda riskli Biricik bir kerpiç hane kalmayacak. Köylerin Derhal yanı başında güvenli konutlar inşa edilecek. ziraat Bakanlığı 48 bin genç çiftçiye, büyükbaş ve küçükbaş projeleri için 1,1 milyar, arıcılık ve kanatlı projeleri için 182 milyon lira, bitkisel istihsal projeleri için ise 134 milyon lira olmak üzere Yekün 1 milyar 433 milyon lira bağışlama desteği verdi.

Bir milyon dekarlık arazi 16 bin çiftçiye dağıtıldı

ziraat ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, arazi dağıtım projeleri kapsamında bugüne kadar 16 bin 151 çiftçi ailesine hazine arazisi dağıtıldığını bildirdi.

Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada “Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa, Eskişehir, Edirne, Aydın, Ankara, Yozgat, Iğdır, Kayseri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çankırı olmak üzere Yekün 15 ilde, 38 ilçede, 199 köy ve kasabada 1 milyon 43 bin 620 dekar hazine arazisini 16 bin 151 çiftçi ailesine çiftçilik yapmak şartıyla dağıttık” ifadelerini kullandı.

Hâlen Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa, Eskişehir ve Edirne’de 28 köy ve semtte, 253 bin 32 dekar arazi için dağıtım çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Pakdemirli, şunları kaydetti: Dağıtılan topraklar bölünemez ve halk yararı dış tarımsal istihsal dışında kullanılamaz. Bu araziler başkalarına devredilemez.