İlginç sözler

Bu yıl ko’ronavirüs nedeniyle video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen geleneksel basın toplantısına, salgın ve ABD seçimleri damgasını vurdu.

Putin’e Rusya’nın ABD Başkanı Trump’a sığınma hakkı verip vermeyeceği soruldu. Devam eden basın toplantısında Türkiye ile ilişkiler de gündeme geldi. ABD’nin S-400 yaptırımlarının da Putin’e sorulması bekleniyor.

Dünya Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başkent Moskova’da düzenlediği geleneksel yıl sonu basın toplantısına kilitlendi, uluslararası ajanslar arka arkaya fotoğrafları geçti.

Geleneksel toplantı bu yıl öncekilerden hayli farklı. Putin kalabalık bir salon yerine bu yıl ilk kez gazetecilerle video konferans yöntemiyle bir araya geldi.

k’orona nedeniyle Putin gazetecilerin sorularını Moskova’nın dışındaki Novo-Ogarevo’daki konutundan yanıtladı, salonda ise basın mensupları sosyal mesafeye uygun şekilde oturdu.Basın toplantısında ilk sorular kor’onavirüs salgını ve aşı hakkındaydı, “Kötü bir yıl geçirdik, bu sene iyi olan bir şey var mıydı sizce?” Putin, salgının bütün dünyayı etkilediğini, hiçbir ülkenin bu kadar büyük bir salgına tam anlamıyla hazırlıklı olmadığını söyledi.Rusya’nın salgınla pek çok ülkeden daha iyi bir biçimde başa çıktığını savunan Putin, Rus üretimi Sputnik V aşısının hızla etkisini gösterdiğini belirtti.

Rusya lideri, koro’navirüs aşısı için sıranın henüz kendisine gelmediğini aktardı, “Sıra bana gelince mutlaka aşı olacağım” diye konuştu.ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden’a bu hafta Salı günü kutlama mesajı gönderen Rusya lideri, ABD’nin yeni liderinin iki ülke arasındaki sorunların çözümüne yardımcı olmasını umduğunu dile getirdi.

“Rus hackerlar, seçimlerde neden Trump’a kazanması için yardım etmedi?” şeklindeki bir soruya Putin, Moskova’nın hiçbir zaman Trump’a yardımda bulunmadığını söyleyerek yanıt verdi.Hacker sorusunun ardından daha ilginç bir soru geldi, gazetecilerden biri Rusya’nın Trump’a sığınma hakkı verip vermeyeceğini öğrenmek istedi. Putin, yanıt olarak ABD Başkanı’nın ülkesini terk etmek için bir sebebi olmadığını kaydetti.Rusya lideri Putin, Türkiye’yle ilişkilere dair bir soruyu yanıtladı. Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sıklıkla görüş ayrılığına düştüklerini fakat Türk liderin verdiği sözleri tutan biri olduğunu söyledi.Rusya lideri Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşa ilişkin bir dizi soruyu da cevapladı, Dağlık Karabağ’ın uluslararası hukuk açısından Azerbaycan’ın bir parçası olduğunu söyledi.

Dağlık Karabağ’ın statüsünün değişmeden kalması gerektiğini aktaran Putin, bölgeye yerleşen Rus barış gücü askerlerinin sayısının Bakü veya Erivan’ın ortak talebiyle artırılabileceğini de kaydetti:“Türkiye’nin tutumu, Azerbaycan’ın haklı davasını, yani işgal altındaki toprakların geri dönüşünü savundukları yönündedir. Uluslararası hukuk açısından, burası gerçekten Dağlık Karabağ gibi Azerbaycan’ın topraklarıdır.”


Vladimir Putin, tarafların ateşkes konusunda anlaştıklarını ve anlaşmanın imzalanması sırasında pozisyonlarında kaldıklarını söyledi: “Orada da kalmalılar.”Putin’in dünya çapında takip edilen geleneksel yıl sonu basın toplantılarında süre sınırı yok. En uzun basın toplantısı 2008 yılındaydı ve 4 saat 40 dakika sürmüştü.

Üzen haber

Türkiye’nin en başarılı belediye başkanlarından biri olan g’öreve geldiği günden bu yana canla başla çalışarak Ağrı ilimizin çehresini değiştiren H’dpyi tek başına

Ağrı’dan silen çalışan belediye Başkanımız Savcı Sayan’dan sevenlerini üzen bir açıklama geldi Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan çağımızın v’ebası olan k’orona v’irüse yakalandığı yaptırdığı testin pozitif çıktığını bildirdi.

SAVCI SAYAN SOSYAL MEDYA’DAN DUYURDU Son zamanların en başarılı belediye Başkanlarından biri olan Büyükşehirlerden bile aday olsa kazancak potansiyele sahip olan Savcı Sayan, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada,

K’orona testinin pozitif çıktığını ve t’edavisinin devam ettiğini belirterek Bu mübarek günlerde dualarınızı bekliyor, hayırlı sahurlar diliyorum. Bütün dostlara selam gönderiyorum.” ifadelerini kullandı

bizde burdan hakkı ile canla başla çalışan Ağrı İlimize büyük hizmetler sunan Savcı Sayan başkana Allahtan a’cil şifalar diliyoruz bu mübarek günler hatrına umarız en kısa sürede sağlığına kavuşur ve kendisini yeniden g’örevinin başında görürüz

Onu duyunca

Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında, Alpaslan Kuytul ile Mehmet Boynukalın meselelerinin Erdoğan’a iletildiğini yazdı. Erdoğan, Diyanet ile toplantı talimatı verdi.

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul ile eski Ayasofya baş imamı Mehmet Boykukalın hakkında çıkan olayların AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne geldiğini yazdı. Selvi’nin aktardığına göre Erdoğan, “Boynukalın’ın ifadelerini duyunca yüzünü buruşturdu.” Selvi, yazısında şunları kaydetti: Bir de alim sıfatıyla zarar verenler var.

Ayasofya imamı olarak İslam’ı sevdirmesi beklenirken adı ‘pamukçu hoca’ya çıkanlardan söz ediyorum. Alpaslan Kuytul’culara camide biber gazlı müdahale ile Ayasofya’nın eski imamı Mehmet Boynukalın’ın “pamuk” göndermesi AK Parti MYK’da gündeme geliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Camide onlara müdahale şekli yanlıştı. Onların yaptığı da yanlıştı. İkisi de yanlış” diyor. Dini meselelerde siyasetin değil, Diyanet’in konuşması gerektiği üzerinde duruluyor. Erdoğan, önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Diyanet’le bir toplantı yapılması talimatını veriyor. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş bir çaba içinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kapsamlı bir toplantı yapılarak, bu konular ele alınacak.

ERDOĞAN’IN YÜZÜNÜ BURUŞTURDUĞU AN

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Mehmet Boynukalın’ın “pamuk” göndermesinden haberi olmadığı anlaşılıyor. Erdoğan duyunca yüzünü buruşturuyor.

“ALAYINIZIN CEHENNEME KADAR YOLU VAR”

Bu paylaşımın ardından çokça eleştirilen Eski Ayasofya Camii baş imamı Prof.Dr Mehmet Boynukalın, gelen eleştirilere tepki çeken yanıtlar verdi. Boynukalın, “Helal haram nedir bilmeyen adi bir güruh kalkmış bana helali haramı öğretmeye kalkıyor. Devletimin üniversitesinde din dersi verip helal hatta farz olan bir iş yapıyor ve karşılığını helal olarak alıyorum. Sizin pisliğinize ihtiyacım yok. Alayınızın cehenneme kadar yolu var.” dedi.



PAMUK PAYLAŞIMI YAPIP HESABINI KAPATMIŞTI

Boynukalın, Twitter hesabından yaptığı paylaşımın devamında ise şu ifadeleri kullandı: “Bu güruh helal haram nedir bilmiyor; paranın itibari bir şey olduğunu da anlamıyor. Önemli olan yaptığınız işin helal olmasıdır. Devletin kasasına bu paranın nereden geldiği sizi ilgilendirmez. Evet düzeltilmesi gerekir; ama o ayrı bir konudur. Merak etmeyin ey güruh, haram (!) ettiğiniz vergilerinizden bana düşen hisseden hepinize kaliteli pamuk aldım, artık helal edersiniz, ne yapayım.”Bu paylaşımdan sonra ise Boynukalın Twitter hesabını kapattı. Bir süre sonra hesabını korumalı sisteme alarak tekrar açtı.

Uzayacak mı

Bakan Soylu’dan ”Tam kapanma uzayacak mı? ” sorusuna cevap geldi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın tam kapanma süreciyle birleştirilip birleştirilmeyeceği sorusuna cevap verdi.

Bakan Soylu, “Tam kapanmanın 19 Mayıs’a uzamasıyla ilgili bir değerlendirmemiz yok” diyerek tam kapanma sonrası yapılacak kabine toplantısında yeni adımların belirleneceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 24 TV’de, Belkıs Kılıçkaya moderatörlüğünde, 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu’nun sorularını yanıtladı.

“SALGINLA MÜCADELEDE 4 TEMEL İLKE BELİRLEDİK”

Bakan Soylu’nun açıklamalarından satırbaşları:Salgınla mücadele sürecinde 4 temel ilke belirledik. Bu 4 temel ilke: Kamu düzeni ve güvenliğinin devamı, üretim ve tedarik zincirinin aksamaması, sağlık sisteminin devamı ve temizlik-maske-mesafe üçlüsünün temini”

“TARIMIN EN ÖNEMLİ DÖNEMİNDEYİZ”

Derdimiz şu, Ramazan, yaz ve Kurban Bayramı, sosyal izolasyonda zorluk çekeceğimiz dönemler olacak. Tarımın en önemli dönemindeyiz. Tarımı devam ettirmemiz lazım. Ekonomik olarak hareketlenmemiz gereken dönemin arifesindeyiz. Türk halkını eve kapattık ama hepsi sağlığımız için. Milletimizden Allah razı olsun. Bu dönemde hepimiz yakınlarımızı kaybettik. Ben de yakınlarımı kaybettim. Tüm Türkiye olarak fedakarlıklarda bulunduk.

“TÜM HALKIMIZI EVE KAPATMAK KOLAY DEĞİL”

Muhalefet bu istemezükçü tavrını şehir hastanelerinde de gösterdi. Bu hastaneler, Türkiye’nin sağlık sitemini ve alt yapısını, Dünya’nın ve Avrupa’nın sağlık sisteminde en güvenli ülkesi haline gelmesine sebebiyet verdi. Kapanma dönemlerinde büyük zorluklarla karşılaştık. Ben önceki kapanma döneminde de büyük zorluk çektik. Tüm halkımızdan evlerine kapanmasını istemek kolay değil.Niye İçişleri Bakanlığı ikide bir genelge yayınlıyor denildi. 2 önemli husus var. Birincisi, ilk Hıfzıssıhha Kurulları karar veriyor. İkincisi, bizim pandemi eylem planımız var. Koordinasyon İçişleri Bakanlığı’na verilmiş, biz de kabinemizin aldığı kararları halkımıza duyurabilmek için bunu ortaya koyuyoruz.

“TAM KAPANMAYI UZATMA KONUSUNDA DEĞERLENDİRMEMİZ YOK”

Tam kapanmanın 19 Mayıs’a uzaması konusunda böyle bir değerlendirmemiz yok. Tabii bugün itibariyle yok. ‘Bitirelim, bir daha bu işlerle karşılaşmayalım’ anlayışındayız. Kapanma sonunda yapılacak kabinede adımlarımızı belirleyeceğiz.

MARKETLERDEKİ ÜRÜN SATIŞINA DÜZENLEME

Toplumun bütün taraflarını dinliyoruz. Esnaf diyorlar ki, gıdayı anladık, temel ihtiyaç maddelerini anladık. Tabi sosyal medyada şey diyorlar, “Tarak yasak, Süleyman Soylu’nun saçları yok diye”. Esnaf diyor ki: Ben kapandım, fedakarlık yapıyorum. Gıdayı anlıyorum, temizlik malzemelerini anlıyorum. Elektronik eşya, bahçe malzemeleri, kıyafet satılmasın diyor. Bunu da anlamak lazım. İkisini dengelemek zorundayız. Onun için bu adımı attık.

Kendi söyledi

Türbede ellerini arkadan bağladığı için CİMER’e şikayet edilen Ekrem İmamoğlu’nu kimin şikayet ettiği ortaya çıktı. Tokatspor Başkanı Ufuk Akçekaya, yayınladığı bir video ile İmamoğlu’nu şikayet edenin kendisi olduğunu iddia etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında İstanbul’un Fethi’nin 567. yıldönümünde Fatih Sultan Mehmet Türbesi’ni ziyareti sırasında yürürken ellerini arkasına bağladığı gerekçesiyle ön inceleme başlatılmıştı.

37 DAKİKALIK VİDEO YAYIMLADI

OdaTV’nin haberine göre, Tokatspor Başkanı Ufuk Akçekaya şikayeti kendisinin yaptığını öne sürdü. 37 dakikalık videosunda dosya numaraları veren Akçekaya’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Partili siyasetçilerle fotoğrafları dikkat çekti.

“AYNI ZAMANDA EĞİTİMCİYİM”

Videoda Erdoğan’a sevgisini de ifade eden Akçekaya’nın AK Parti’den İstanbul milletvekili aday adayı olması da dikkat çekti. Akçekaya konuyla ilgili, “Evet, açıklayabilirim, Ekrem İmamoğlu’nu CİMER’e şikayet eden benim. Tokatspor başkanıyım ve aynı zamanda da eğitimciyim” ifadelerine yer verdi.

İlk rakibi

İlk rakibi belli oldu

AK Parti’den ayrıldıktan sonra yoluna Gelecek Partisi’yle devam eden Ahmet Davutoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı ilan edildi. Parti kurulduktan sonra Türkiye gündemiyle ilgili açıklamalarına hız veren Gelecek Partisi yöneticileri, cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında da konuştu.

2023’E KALMAZ BU İŞ

Çağlar Cilara’nın YouTube kanalına konuk olan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Nedim Yamalı erken seçim beklediklerini ifade edip “Türkiye’de seçimler 2023’e kalmayacak. Bunu tecrübelerimizden dolayı söylüyoruz.

Siyasette büyük bir huzursuzluk var. Şu anda medyada erken seçim, ittifaklar konuşulmaya başlandı. Türkiye’de bir, bir buçuk senede seçim olacaktır.” dedi.

ADAY DAVUTOĞLU

Cilara’nın “Sayın Davutoğlu partinizin cumhurbaşkanı adayı olacak mı?” sorusunu da Yamalı “Tabii ki” diye yanıtladı. Ahmet Davutoğlu 26 Şubat 1959 tarihinde Konya’nın Taşkent ilçesinde doğdu. Babasının adı Duran, annesinin adı Memnune’dir.

İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1983-84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin Ekonomi ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerini çift anadal programıyla bitirdi. Aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde de doktora yaptı. 1990 yılında, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı.

Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürüttü. 1993 yılında doçent oldu ve 1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde çalıştı. 1995-1999 yılları arasında Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Davutoğlu bu sürede 200’den fazla yazı kaleme almıştı.1998–2002 yıllarında, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademilerinde misafir öğretim üyesi olarak ders verdi.

1999–2004 yılları arasında profesör oldu ve Beykent Üniversitesi’nde, üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanlığı, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde de misafir öğretim üyeliği yaptı. Türk siyasetçi, uluslararası ilişkiler uzmanı, akademisyen ve büyükelçi, eski Dışişleri Bakanı, eski Başbakan Vekili, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2. genel başkanı ve Türkiye Başbakanı.

2014–2016 yılları arasında AK Parti genel başkanlığı ve Başbakanlık görevini sürdürmüştür. Bu görevinden önce 2009–2014 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan tarafıdan kurulan 60. Türkiye Hükûmeti ve 61. Türkiye Hükûmeti’nde Dışişleri Bakanı olarak yer almıştır. 2003–2009 yılları arasında o dönem başbakanlık yapan Erdoğan’ın ve Abdullah Gül’ün dış politika danışmanlığını yapmıştır. 2011, Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri’nde AK Parti Konya milletvekili olarak meclise girmiştir.

Başbakanlık görevinden 22 Mayıs 2016 tarihinde istifa etmiştir.27 Ağustos 2014’te, Adalet ve Kalkınma Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kongresinde Genel Başkan seçildi ve 28 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başbakanlık vekaletini aldı ve 62. Türkiye Hükûmetini kurmakla görevlendirilmiştir. 6 Eylül 2014’te 62. Türkiye Hükümeti Davutoğlu başbakanlığında güven oyu alarak resmen göreve başlamıştır. Davutoğlu 7 Haziran seçimleri sonrasında 45 gün içinde hükümetin kurulamamış olması üzerine Cumhurbaşkanının TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi üzerine ülkeyi 1 Kasım 2015’te yapılacak seçime kadar yönetmek üzere seçim hükûmeti başbakanı olmuştur.

Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri lideri olduğu AK Parti tarihindeki en yüksek oy sayısı ile %49.4’lik oy oranını alarak tek başına iktidar olmak için gereken çoğunluğa ulaşmıştır. Sonrasında Davutoğlu 64. Türkiye Hükûmeti’ni kurarak başbakanlık görevine devam etmiştir

Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaşadığı ihtilafın sonucu olarak, 5 Mayıs 2016 günü 1 Kasım seçiminden sonra sadece 6 ay görev yapmasını nazara vererek “4 yıllık sürenin daha kısa sürmesi benim tercihim değildir. Zarurettir” şeklinde bir açıklama yaptı ve AK Parti’yi 22 Mayıs’ta yeni Genel Başkan seçimi yapması için Olağanüstü Büyük Kongre’ye çağırdı. Kamuoyunda, bu kararın bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleşen toplantı sırasında alındığı ifade edildi.

22 Mayıs 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan basın açıklamasıyla Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık görevinden istifa ettiği açıklanmıştır.Sare Hanım ile evli ve dört çocuk babasıdır. İyi derecede İngilizce, Almanca, Malayca ve Arapça bilmektedir.

Bitiyor

Dün yaptığı açıklama ile koronavirüse karşı yeni bir a*şı geliştirdiklerini açıklayan Prof. Dr. Uğur Şahin, bu aş*ının, 2 ila 8 santigrat derecede ve daha uzun bağışıklık sağlayacak şekilde formülize ettiklerini söyledi.

HIZLI AŞ*ILAMAYA DİKKAT ÇEKTİBugün de Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin düzenlediği CEO Council Summit’te konuşan Şahin, Kovid-19 salgının hangi tarihte bitebileceğine dair şu değerlendirmede bulundu:

“Salgının bitmesi için dünya genelinde aş*ılama oranı yüksek olmalı. Aksi takdirde kimse güvende olmayacaktır. Dünya üzerinde sürü bağışıklığı kazanıldığı sürece salgın sona erecektir. 2022 yılının ortalarına doğru Hindistan gibi yoğun nüfusun olduğu bölgelerde bile yüksek a*ılama oranına ulaşılacaktır ve sürü bağışıklığı sağlanacaktır.

“ÜRETİM KAPASİTESİ ARTIRILARAK AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERE DE HIZLI A*ŞI TEDARİKİ YAPILACAK” Gelecek 12 ay içerisinde gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde a*şılama oranının artmasıyla birlikte sürü bağışıklığına ulaşılabileceğini düşünüyorum. Bunu da mevcut a*şı üretim kapasitesini geliştirerek ve yeni üretim tesisleri açarak yapmak mümkün. 30’dan fazla şirketle aş*ı üretimi için çalışmalar yapıyoruz.”

“AŞ’ILAR KARIŞTIRILARAK DAHA ETKİLİ SONUÇ ELDE EDİLEBİLİR” Özlem Türeci ise, “Ne kadar çok a*şımız olursa o kadar iyi olur. Teoride onları karıştırabiliriz de. Çünkü günün sonunda amacımız sürü bağışıklığı sağlamak. Olabilecek kadar çok insanın aş*ı olmasını istiyoruz” ifadesini kullandı.

Yeni anket

AK Parti Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, salg’ın sonrası yapılan anket sonuçlarını Haber7’ye anlattı. Bugün seçim olsa sandıktan birinci çıkacak partinin AK Parti olacağını belirten Dağ,

pandemi sürecinde muhalefete olan güvenin ise azaldığını söyledi. AK Parti Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, salg’ın sonrası yapılan anket sonuçlarını Haber7’ye anlattı.

Muhalefete güvenin azaldığını belirten Dağ, ankete katılan seçmenin yüzde 43.1’inin bugün seçim olsa AK Parti’ye oy veririm cevabı verdiğini söyledi. Hamza Dağ’ın açıklamaları şöyle:

“BİR GÜNDE DEĞİŞECEĞİNİ İDDİA ETMEK ÇOK ZORLAMA OLUR” İlk defa yaşadığımız ve tecrübe ettiğimiz bir olayla karşı karşıyayız. Daha önce Ebola ve Sars salgınlarında dünya bu çapta etkilenmemişti.

Öyle ki birçok siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler uzmanı uluslararası siyasi düzeni salgın öncesi ve salgın sonrası dönem olarak okumaya başladılar… Bu salgın sonrası tabi ki bir günde sistemin değişeceğini iddia etmek çok zorlama olur.Cumhurbaşkanımızın Dünya 5’ten Büyüktür” sözü mazlum coğrafyalarında bir karşılık buluyordu fakat önümüzdeki süreçte Avrupa Başkentlerinde de karşılık bulacağına inanıyorum.

RAPORLAR VE ANKETLER

Bu süreçte AK Parti AR-GE Başkanlığı olarak araştırmalarımızı ikiye ayırdık. Bir yandan ülkemizin salgın sonrası süreçte avantaja çevirmesi için farklı sektörlerde ‘neler yapılabilir’i çalıştığımız raporlar. Diğeri ise salgın sürecinde toplumun nabzını ölçen anketler.

Bu süreçte saha araştırmalarının üzerinde fazlasıyla durduk. Çünkü kimsenin tecrübe etmediği bir durum ile karşı karşıyayız. Ayrıca bu süreçte insanlar devletten daha fazla beklenti içine girdi. Bu sadece ülkemiz için değil tüm dünya için geçerli bir durum. İnsanlar devletlerden hayatını kısıtlamasını, yasaklar uygulamasını, zararlarının karşılanmasını daha fazla ekonomik yardım yapılmasını beklemektedir.

Dolasıyla böyle bir durumda saha araştırmalarının önemi daha fazla artmaktadır. Yaşanan aksaklıkları, sahadaki olumsuzlukları, vatandaşın beklentilerini gerekli mercilere -İçişleri Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı’na iletebilme durumumuz olmaktadır.

“SİYASİ BOYUTUNU DÜŞÜNMEDİK” Bu bağlamda saha araştırmalarında Kovid-19 ile ilgili alınan önlemler, toplumun bu önlemlere bakışı, toplumun beklentileri, ekonomik ve sosyal destekler, insanların morali/psikolojisi/ruh sağlığı gibi konuları değerlendiren araştırmalar yaptık. Şunu çok açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki; bu sürecin siyasi boyutunu düşünmedik. Fakat daha sonra muhalefet partisinin olayı siyasi boyuta taşımasını, astı-astarı olmayan iddialarla kamuoyunu meşgul etmesi, yalan siyasetini artırmasından dolayı bu süreçte siyasi nabzı ölçen anketlerde yaptık. Bunların yanında izole hayatlar yaşadığımızdan dolayı sosyal medya ilgili bir çalışmamız da oldu.

Bu salgın devletler için bilinmez olduğu kadar insanlarımız içinde bir bilinmezdi. Hepimiz salgını Çin’de bir anda düşen devrilen insanların videolarıyla görmeye başladık. Bu tabi ürkütücü bir durum. Daha sonra müreffeh dediğimiz Avrupa ülkelerinde yaşananlar (hastane yetersizliği, yüksek sayıda ölümler, ekipman yetersizliği) ve bunların ülkemizde gündem olması insanlarımızın endişelenmesi sebebiyet verdi. Fakat Avrupa’daki görüntülerin ülkemizde yaşanmaması, alınan önlemler, başarılı kriz yönetimi, güçlü sağlık sistemi ve hastalara başarılı tedaviler uygulanması, gıda sektöründe herhangi bir sıkıntı yaşanmaması vatandaşlarımızın rahatlamasına ve bunun yanında; Cumhurbaşkanlığına, Kabineye, ve Sağlık Bakanlığına olan güvenin süreç içerisinde artmasına vesile olmuştu.

ANKETLERDEN RAKAMLAR Bugün bir Milletvekilliği genel seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz? AK Parti :43,1 CHP: 22,8 MHP:10,5 İYİ Parti: 9,1 HDP:9,8 Gelecek Partisi:1 DEVA:1,7 Saadet Partisi:0,8 Diğer:1,2 MUHALEFETE OLAN GÜVEN AZALDI Bu süreçte muhalefete ve ona olan umut da azalmıştır. Bunun temel olarak iki sebebi olduğunu düşünüyorum. Öncelikle muhalefetin bu süreçte siyaset yapış tarzını milletimiz onaylamamıştır.Yaptığımız araştırmada salgın süreçlerinde muhalefetin siyasetini onaylayanların oranı %32,3’tür. Yaptığımız araştırmada İyi Parti ve CHP’li seçmenlerin yaklaşık %25’i muhalefetin siyaset tarzını onaylamamaktadır.

Bu süreç bize şunu bir kez daha gösterdi ki vatandaş, siyasi polemik üzerinden varlığını sürdürmeye çalışan, PR ve algı operasyonları ile var olmaya çalışan siyasetçilere asla prim vermiyor. Nitekim bu süreçte son derece başarılı bir kriz Yönetimi gerçekleştirilmiş ve tüm dünyanın övgüsü kazanılmıştır. Bunun sonucunda da partimize olan destek ve güven önemli ölçüde artmıştır. Yine aynı şekilde temizlikten sosyal yardıma, maske üretiminden dezenfektan üretimine kadar hiç durmadan çalışan çok başarılı belediye başkanlarımız bulunmaktadır. Bunların da yine aynı şekilde reklam ve polemikle görünür olmamalarına rağmen ciddi miktarda oylarının arttığını görüyoruz. Ama bunun yanında gece gündüz polemik üreten muhalefetin büyükşehir belediye başkanları ciddi bir kayıpla karşı karşıya kalmışlardır. Bunun içindir ki son dönemde sürekli olmayan anketler ile başarılıyız demeye çalışmaktadırlar. Hatta iş o noktaya gitmiştir ki kendi aralarında hangisi daha başarılı gösterilecek gibi rant kavgaları dönüyormuş. Salgın sürecinde bir kez daha görüldü ki muhalefet geçmişte olduğu gibi bugün de belediyecilik konusunda hiçbir başarı elde edemiyor, sorunlara çözüm üretemiyor. Bir STK gibi çalışmalar yaparak kendini başarılı zannediyor ya da öyle göstermeye çalışıyor. Bunlara detaylı girmeyeceğim ancak çok açık söyleyebilirim ki rüzgârı arkamıza aldık artık bizi kimse durduramaz diyenler, bugün o rüzgârda oradan oraya nasıl savrulduklarını görmeye başladılar. Bunun için de hırçınlaşmaya ve saldırmaya başlıyorlar.

Tüm araştırmalarda ortaya çıkan; insanların öncelikli gündemi salgını olmuş durumda. Ekonomi, terör, hayat pahalılığı gibi konular arka plana gitmiş durumda. Virüse karşı kişisel önlemler aldığını belirtenlerin oranı %97 civarında. Bunu önemsiyorum, çünkü devletin her vatandaşın başına bir polis dikebilme olasılığı yoktur. Burada milletimizin sorumlulukla hareket etmesi, hükümetin tavsiye ve kısıtlamalarına uyması; devlet ve milletin bir bütün şeklinde hareket etmesi, salgının daha fazla yayılmasının önüne geçmiştir.

Bu numara

Pek çok vatandaş, sayın cumhurbaşkanına mesajlarını iletmek istemektedir. Vatandaş olarak isteklerini, sorunlarını ve sorularını detaylı bir şekilde doğrudan cumhurbaşkanına iletmek istiyor.

Bunun için iletişim kanalları ve telefon numarası basına verildi.26 Şubat 1954 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Recep Tayyip ERDOĞAN; aslen Rizelidir.

Eğitim hayatına 1961 yılında başlayan Erdoğan; 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu’ndan mezun olmuştur. Ortaöğretim eğitimini İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden 1973 yılında mezun olarak tamamlayan Recep Tayyip Erdoğan; dönemin eğitim sistemine göre fark dersleri vererek Eyüp Lisesi’nden diplomasını almıştır.

Yükseköğretim hayatını Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nde okudu, 1981 yılında bu okuldan mezun oldu.1969 ve 1982 yılları arasında futbol ile yakından ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan; gençlik yıllarından bu yana siyaset ile iç içedir.

Ortaöğretim ve yükseköğretim döneminde Millî Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif bir şekilde görev alan Erdoğan; 1976’da itibaren MSP’nin gençlik kolları başkanlığına getirilmiştir. 1983 yılında Refah Partisi kurulmuş ve Recep Tayyip Erdoğan aktif siyasi hayatına tekrar devam ederek partisinin İstanbul Beyoğlu İlçe Başkanlığı görevine üstlenmiştir. 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve MKYK üyesi olan Erdoğan; 1989 seçimlerinde elde ettiği başarı ile çok konuşulmuştur.

1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı seçilen Erdoğan; 2002 genel seçimlerinde Siirt’ten milletvekili olmuştur. 15 Mart 2003 tarihinde başbakanlık makamına oturan Recep Tayyip Erdoğan; Türkiye’nin gelişimi ve yenilikleri açısından pek çok uygulamaya imza atmıştır. Yapmış olduğu yenilikler ve çözümlerle birlikte Türkiye genelinde pek çok kişinin takdirini kazanmıştır. 2007 genel seçimlerinde tekrar halkın güvenini kazanan Erdoğan; 2011 seçimlerinde yine zafere kavuştu. Tarihler 10 Ağustos 2014’ü gösterdiğinde ise halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olmuştur.

 

Son olarak 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde tekrar cumhurbaşkanı seçilmiş ve halen görevini sürdürmektedir. Recep Tayyip Erdoğan evli ve 4 çocuk babasıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Faks Numarası 0312 525 58 31 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mektup (Posta) Adresi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06560 Beştepe/Ankara – TÜRKİYE Ayrıca CİMER üzerinden de Recep Tayyip Erdoğan’a tüm mesajlarınızı kolayca gönderebilirsiniz;

Güzelhaber

Bakan Koca, ”Vaka sayısındaki düşüş ile test sayısı arasında ilişki kurarak, asılsız ve iyi niyetli olmayan bazı yaklaşımlar görüyoruz. Testler semptom gösteren ya da temaslı kişilere yapılmaktadır…

Tüm Türkiye’de son iki haftada hastaneye müracat edenlerin sayısı yarı yarıya düşmüş durumdadır.

Özetle test sayılarının düşmesi, vaka sayısının düşmesinin sebebi değil sonucudur.” dedi. Bakan Koca’nın açıklamalarından satır başları şu şekilde; Bölgelerde durum değerlendirmesi yapıyoruz. Yerel yöneticilerle beraber Trakya bölgesindeki 4 ilimizi ele alacağız.

Son haftalarda gördüğümüz Covid-19 hasta sayılarında görülen artış nedeniyle tam kapanma tedbirlerine geçilmek zorunda kalındı. 2 hafta süreyle uygulanan tedbirlerin vaka sayısında istediğimiz düşüş hızına erişememiz sebebiyle 17 günlük bir kapanma dönemiyle vaka sayısında hızlı bir düşüş sağlayacağımıza inanıyoruz.

“AĞIR HASTA VE VE FATLARA YANSIYACAK” Milletçe yaptığımız fedakarlığın etkisini vaka sayılarında ve hastaneye yatışlarda görmeye başladık. Yakında durumun ağır hasta ve vefatlara da yansıyacağını biliyoruz

‘TEST’ İDDİASINI YALANLAYIP MÜJDEYİ VERDİ

Test sayıları düşürülerek vaka sayılarının düştüğü yönünde asılsız ve iyi niyetli olmayan bazı değerlendirmeler görüyoruz.

Testler semptom gösteren kişilere veya temaslı kişilere yapılmaktadır. Kısıtlamalarla birlikte temasın azalması beklenen bir durumdur. Bu da hem polikliniğe olan müracatları hem de filyasyon kaynaklı testlerin sayısını düşürmektedir. Tüm Türkiye’de son iki haftada hastaneye müracat edenlerin sayısı yarı yarıya düşmüş durumdadır. Özetle test sayılarının düşmesi, vaka sayısının düşmesinin sebebi değil sonucudur.

‘BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ’ 14 aydır k’oronav’irüs salgınını kontrol etmek adına büyük bir mücadele veriyoruz. Geçtiğimiz haftalarda yeni bir pik dönemi yaşadık. İlk etapta alınan kısıtlama tedbirlerinin sağladığı kısmi düşüşü tam kapama ile etkili hale getirmeyi amaçlıyoruz. Düşüş hızını artırmak amacıyla tam kapanma bir zaruret haline geldi, vatandaşlarımızın bu fedakarlığı sayesinde hedefimize ulaşacağız. Bu sürecin sonunda vaka sayılarının çok azaldığı, gerçek bir bayramı yaşamak istiyoruz. Bayramı bayram gibi yaşamak istiyoruz.