Yeni yasak

Hafta içi-hafta sonu yasakları! Restoran, kafe, AVM, hepsini kapsıyor… Türkiye’ye soruldu, aşı olmayanlara kısıtlama… Hafta içi ve hafta sonu yasaklarıyla ilgili son dakika açıklaması!

Restoran, kafe, AVM hepsini kapsıyor. Türkiye yasaklar konusunda kararını verdi. TİSK tarafından yapılan ankete göre 10 kişiden 8’i aşı olmayanlara yeni yasaklar getirilmesi ve yaptırımlar uygulanması görüşünde birleşti.

Ankete katılanların yarısından fazlası aşılanmamış kişileri ikna etmek için en etkili yöntemin resmi yaptırımların ve kısıtların başlatılması olacağı düşüncesinde. İşte aşı olmayanlara uygulanması istenen hafta içi ve hafta sonu geçerli olacak yasaklar…

Hafta içi hafta sonu yasaklarıyla ilgili flaş açıklama! TİSK’in anketinde kamuya açık alanlar ve iş yerleri için ‘aşı karnesi’ne büyük destek çıktı. Ankette 10 katılımcıdan 8’i aşıyı reddederek hastalık yayanları kusurlu buldu.

Katılımcıların yarısı ise bunun vicdani değil, kanuni kusur sayılmasını istiyor. Ankete katılanların yarısından fazlası aşılanmamış kişileri ikna etmek için en etkili yöntemin resmi yaptırımların ve kısıtların başlatılması olacağı düşüncesinde. Milliyet’ten Cem Kılıç’ın ilgili yazısı şöyle; Koronavirüs salgını Mart 2020’den itibaren Türkiye’de bütün alanları etkiliyor. Çalışma hayatında da pek çok noktada salgın nedeniyle sorunlar yaşandı. Ancak aşıların hayata geçmesiyle salgının önü kesilmeye başlandı. Aşıların hızla uygulanması nedeniyle salgında vaka sayılarının azalması söz konusu olacak.

Diğer yandan eylül ayından itibaren bazı sosyal etkinliklere katılım, toplu taşımadan yararlanma gibi alanlarda ‘aşı karnesi’ kullanılmasına sıcak bakılıyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonları (TİSK) tarafından yapılan anket çalışmasında da aşı karnesine bakışın olumlu olduğu ortaya çıktı. TİSK’inki kapsamlı bir çalışma. Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde 11 – 17 Ağustos’ta 2 bin katılımcıyla düzenlenen anket, telefon ve dijital panel üzerinden gerçekleştirilen çalışmanın sonuçları önemli. Katılımcıların büyük bölümünü hizmet ve imalat sektörlerindeki saha çalışanları oluştururken, ofis çalışanları ve uzaktan çalışmaya devam eden katılımcılar da çalışmada temsil edilmiş.

Çalışmaya göre aşı olmayı reddeden her 10 kişiden yaklaşık 7’si, tüm bilimsel çalışma ve kanıtlara rağmen, halen güvenlik ve yan etkilere ilişkin kaygılarla aşı olmayı kabul etmiyor.Her 10 kişiden 1’i ise çevresindeki söylemlerden etkilenerek aşı olmadığını dile getirdi. Aşı karşıtlığının altında çevre söylemi güvenlik gibi bilimsel olmayan bilgilere dayanan argümanların bulunması aşı karşıtlığının engellenmesi için hangi faaliyetlerin yürütülmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir veri. Her 10 katılımcıdan 8’i aşı olmayı reddederek başkalarına hastalığı bulaştıran kişilerin kusurlu olduğunu düşünüyor. Ankete katılanların yaklaşık yarısı ise bu kusurun vicdani bir kusurdan öte kanuni anlamda da bir kusur sayılması gerektiğini savunuyor. Bu çerçevede aşı karşıtlarının koronavirüs bulaştırma noktasındaki kusurunun açıkça ortaya konulması çok güç. Ancak bu noktada önemli olan böyle bir sorumluluğun varlığının bilinmesi ve vicdani ve hukuki bir sonucunun bulunduğunun ifade edilmesidir.

Ankette, gerekli tüm imkanlar ve bilgilendirmeler sunulduğu halde aşı olmayı kabul etmeyen çalışanlara yönelik iş yerlerinin yaptırım uygulanmasına gitmesi katılımcılarca destekleniyor. Her 10 kişiden yaklaşık 7’si toplum sağlığı için aşı olmayı kabul etmeyen çalışanlara yönelik yaptırımların uygulanması gerektiği fikrinde. Bu konuda hukuki çerçeve bu yaptırımın niteliğini tartışmaya açıyor. Ancak işyerlerinde huzurlu bir çalışma ortamının sağlanması için bu konuda bir yaptırım dizisinin belirlenmesi gerekli olabilecektir. Ankete katılanların yarısından fazlası aşılanmamış kişileri ikna etmek için en etkili yöntemin resmi yaptırımların ve kısıtların başlatılması olacağı düşüncesinde. Bu konuda en fazla verilen ikinci cevap ise resmi rakamlarca bilimsel içerikli açıklama ve yayınların artırılması şeklinde. Aşı karşıtlarının fikrinin değiştirilmesi için teşvik ve yaptırım bileşenlerinden ikisinin birden sunulması gerekli olabilecektir.

Büyük hamle

Birleşik Devletlerin aldığı s’kandal kararlar Türkiye’de hiçbir bağlayıcılığı olmayan Hatta Türkiye bu açıklama Türkiye nezdinde yok h’ükmündedir denildi

B’iden’ın s’kandal açıklaması sonrası İ’ncirlik ile ilgili Türkiye’nin bazı tasarruflarda bulunması ihtimali bir kez daha g’ündeme getirdi Birleşik Devletler Başkanının E’rmeni o’laylarıyla ilgili s’kandal ifadeleri kullanması sonrası

Türkiye’nin buna karşı ne tür adımlar atabileceği tartışması başlattı. Adana İ’ncirlik Üssü ile ilgili Türkiye’nin bazı tasarruflarda bulunması artık çok daha olası görülüyor

BAYRAKLAR HER AN İNDİRİLEBİLİR İ’ncirlik Üssü’nü tartışmaya açan benzer bir g’erilim, 1974’te yapılan Kıbrıs B’arış H’areketi sonrasında yaşanmıştı. A’BD, Şubat 1975’te Türkiye’ye s’ilah a’mbargosu uygulamaya başlamış,

Türkiye ise yanıt olarak A’BD ü’sleriyle ilgili ikili anlaşmaların uygulanmasını tek taraflı durdurmuştu. A’BD’ye ait Türkiye’deki 21 üs ve tesis askıya alınarak üslere A’BD bayrağı yerine Türk bayrağı çekilmişti.

A’BD basınında yapılan yorumlarda, üssün tamamen kapanmasının g’ündeme gelmesi için NATO’dan çıkmanın da göze alınması gerektiği ve bu sebeple ancak kısıtlamanın g’ündeme getirilebileceği ifade ediliyor Türkiye alınan kararları yok hükmünde saymış yeri ve zamanı geldiğinde karşılık verme haklını saklı tutmuştur

Sesi kesildi

Suriye’den Milyonlarca M’ülteciyi Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu zamanında imzalanan bir anlaşma ile Türkiye’de kalması sağlanmıştı

bu Türkiye’de birçok insanın tepkisini toplamıştı Almanya gene Türkiye’ye geldi ve Afgan göçmenlere Türkiye’nin bakması karşılığında para teklif etti ama hiç ummadığı bir cevap aldı

Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “İlave bir mülteci yükü kaldırmamız söz konusu değildir” dedi.

TÜRKİYE’DEN AVRUPAYI HÜSRANA UĞRATAN KARAR

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’da Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile ortak basın toplantısı düzenledi Afganistan’daki son duruma i’lişkin konuşan Bakan Çavuşoğlu, “Biz Türkiye olarak göç konusunda ahlaki ve insani sorumluluklarımızı yeterince yerine getirdik. Bizim artık ilave bir mülteci yükü kaldırmamız söz konusu değildir diyerek Almanlara ummadıkları bir cevap verdi

TÜRKİYE’DE MÜLTECİ MERKEZİ İDDİASI

Almanya ve İngiltere’nin Afganları ülkeden çıkardıktan sonra Türkiye’de tutacağı yönündeki dezenformasyonlar ortaya çıktı. Bu her iki ülke tarafından da yalanlandı. Böyle bir t’eklif ne Almanya’dan ne de başka bir ülkeden Türkiye’ye yapılmamıştır. Bunu bir kez daha buradan açıklığa kavuşturmak isteriz. Tahliyelerle ilgili sınır geçişlerinde T’aliban ile mutabakat sağlanmalı.

Tahliyelerin büyük bir bölümü havayolu ile gerçekleşti. Bazı ülkeler doğrudan kendi ülkesine, bazıları da komşu ülkeler üzerinden gerçekleştirdi. Biz de tahliyelerimizi özellikle K’abil ve İslamabad arasında gerçekleştirdik.

TAHLİYELER SIRASINDA T’ALİBAN’DAN DESTEK GÖRDÜK

Vatandaşlarımız kalabalık nedeniyle havaalanı kapısına yaklaşamıyordu t’alibanın yardımıyla tahliyelerini gerçekleştirdik. Orada da T’alibanın desteğini gördük.”

Bize veriyor

Türkiye’nin z’or zamanlarda hep yanında olan 2018 yılındaki kur k’rizinde Türkiye’ye 15 milyar dolar yatıracağız diyerek bir anda Türkiye düşmanlarının

p’lanlarını altüst eden dost ve kardeş Ülke Katar Türkiye’nin s’avunmasına çok önemli bir katkı sağlamak için elini taşın altına k’oyma kararı aldı G’üvenlik Uzmanı Mete Yarar Fransa’nın Yunanistan’ı Rafale s’avaş uçaklarını alacak olmasının ardından Katar’ın Türkiye’ye yaptığı b’omba desteğini açıkladı.

KATAR RAFALELER DAHİL 36 UÇAĞINI TÜRKİYE’YE VEREBİLİR

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun h’edef aldığı Katar’ın e’mperyalistlerin oyununu b’ozduğu ortaya çıktı G’üvenlik Uzmanı Mete Yarar Fransa’nın Yunanistan’ı Rafale s’avaş uçaklarını alacak olmasının ardından Katar’ın Türkiye’ye 1 filo Rafale S’avaş uçaklarında dahil olduğu tam 36 uçağını Ülkemizin emrine verdiğini açıkladı

Her k’rizde ve z’or anında Türkiye’nin yanında duran kardeş ülke Katar’ın şimdi de s’avaş uçaklarını T’sknın emrine vermeye hazırlandığını belirten Mete Yarar, uçaklar arasında Fransız s’avaş uçağı Rafale’nin de bulunduğu söyledi.

Türkiye’nin yanında durmasını hazmedemeyen e’mperyalistlerin Katar’ı hedef aldığını açıklayan Mete Yarar, 1974 Kıbrıs H’arekatında Libya’nın Türkiye’nin yanında durmasıyla Katarın bu z’or zamanlarda Türkiye’yi desteklemesinin aynı şey olduğunu ifade etti.

ANLAŞMANIN MADDELERİ
Katar Emirlik Hava K’uvvetleri, Türkiye’de en fazla 36 adet hava aracı bulundurabilecek. Bu hava araçları Türkiye içinde veya Türkiye’den Katar dışında farklı bir ülkeye uçabilecek Hava araçlarının idamesi ve bakımı için en fazla 250 personel Türkiye’de g’örev yapacak işte bu anlaşma sayesinde Katar Uçakları Türkiye’de g’örev yapacak Yunanistan’ın tüm planları suya düşecek

Seçim hamlesi

Pandemi süreci, ekonomik sıkıntılar, doğal afetler derken muhalefet erken seçim lafını diline doladı

AKParti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimler için 2023’ü işaret ederken, anketlerde görülen eksiklerden dolayı AK Parti harekete geçti

Uzmanlardan oluşan bir ekip, AKPartili belediyeleri incelemelere başladı. Üç gün boyunca incelemeler yapan ekip, belediyenin seçim öncesi vaatlerini takibe alıyor.

Vatandaşlarla temasların da kurulduğu incelemelerde aynı zamanda il il anket sonuçları da masaya yatırılıyor. Yapılan çalışmaların ardından hazırlanan rapor, AKParti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’ye sunuluyor.

Türkiye gazetesinin haberine göre bugüne kadar Adıyaman, Ağrı, Giresun, Samsun, Malatya, Sivas ve Trabzon’un da aralarında bulunduğu 22 şehirde incelemeler tamamlandı. İncelemelerin ardından belediyelere giden Özhaseki, “Uzman arkadaşlarımız dışarıdan bir göz olarak şehrin röntgenini çekiyor. Daha sonra biz de problemleri dinleyip çözüm bulmaya, yol göstermeye çalışıyoruz” dedi.

AKParti’nin belediye belediye başlattığı incelemeler erken seçim hamlesi olarak yorumlandı.

Arkasını döndü

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un 99. yıldönümü yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlandı.

ERDOĞAN’IN MESAJI OKUNURKEN SIRTINI DÖNDÜ

İstanbul Kadıköy’de düzenlenen törene ise CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin’in hareketi damga vurdu.

Narin, tören sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı okunmaya başladığı anda sırtını döndü.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı okunduğu sırada CHP’li başkan sırtını döndü”ÖZÜR DİLEMEYE DAVET EDİYORUM”

Sosyal medyada da büyük yankı uyandıran konuyla ilgili AK Parti Kadıköy İlçe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada; “Kendisini, hiç olmazsa milletimizin birlikte ve beraberliğinin pekiştiği bu özel günlere gölge düşürmekten vazgeçmeye, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten ve Cumhurbaşkanımızdan yaptığı bu saygısızca davranıştan ötürü özür dilemeye davet ediyoruz.” denildi.

SOSYAL MEDYADA DA TEPKİ ÇEKTİÖte yandan CHP’li Ali Narin’in tören sırasında sergilediği bu tutum, sosyal medyada da büyük tepki çekti.İşte tepkilerden bazıları;

Sebebi bu

Chp lideri olan birçok s’eçim kaybetmesine halkta bir karşılığı olmamasına rağmen koltuğu bir türlü bırakmayan Kemal Kılıçdaroğluna geçtiğimiz günlerde bir anne tepki göstermişti

Çorum’da Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdikten sonra m’uhaliflerin hedefi haline gelen Münevver Avcı o gün yaşananları anlattı. Kılıçdaroğlu’na tepki göstermesinin nedeninin

‘H’DP ile ittifak yapması’ olduğunu söyleyen Arıcı, “Bir anda onu karşımda görünce Demirtaş ile el sıkıştığı an gözümün önüne geldi ve ‘Çocuğuma dokunma, hadi yürü yürü’ diyerek tepki gösterdim.” diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU NEYE UĞRADIĞINI ŞAŞIRMIŞTI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum ziyaretinde 54 yaşındaki Münevver Arıcı’nın yanına gelerek, torununu sevmek istemişti. Onu, Kılıçdaroğlu’na sevdirmek istemeyen Arıcı ise, “Çocuğuma dokunma. Hadi, yürü yürü.” diyerek CHP Genel Başkanı’na tepki göstermişti.

Münevver Arıcı, Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdikten sonra, muhalifler bu Anneyi hedef tahtasına oturttu Sabah gazetesine konuşan Arıcı, Kılıçdaroğlu’na neden tepki gösterdiğini anlattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum’da esnaf ziyareti yaptığı sırada bir kadının tepkisiyle karşılaştı. Kılıçdaroğlu’nun çocuğuna dokunmasını istemeyen kadın, ‘Hadi yürü, yürü!’ diye bağırdı.

Ben; kızım ve torunlarımla alış verişe gelmiştim.” diyen Arıcı, “Aras Han’ın üç ara koridoru var. P’olisler han ve çevresinde tedbir almışlardı. Kılıçdaroğlu’nun geldiğini söylediler. Biz çarşıdan ayrılmak istedik. P’olis, birinci ve ikinci koridorlardan çıkmamıza izin vermedi. 3. koridordan çıkmak istedik. O sırada Kılıçdaroğlu geliyordu. Biz yürüyüp gitmek istedik ama Kılıçdaroğlu’nun korumaları bizi durdurdu. Bu sırada Kılıçdaroğlu bize doğru geldi ve ‘Nasılsınız?’ dedi.

Kızım ‘İyiyiz, teşekkür ederiz’ dedi. Daha sonra torunuma doğru gelince ben, ‘Çocuğuma dokunma. Hadi, yürü yürü’ dedim ondan sonra polisler bizi uzaklaştırdı.” ifadelerini kullandı Demirtaş ile el sıkıştığı an gözümün önüne gelince kovaladım dedi

Yeni yasaklar

6 Eylül’den itibaren aşı olmayanların konser, sinema ve tiyatro gibi vatandaşların toplu olarak bulunduğu faaliyetlere katılımında negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu getirilecek.

Şehirlerarası seyahatler için de negatif test istenecek. İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine “Bazı Faaliyetler İçin PCR Testi Zorunlululuğu” konulu genelge gönderdi. Aşı olmayanlara getirilecek test zorunluluğu 6 Eylül’de başlayacak. Alınan tedbirler ise şu şekilde sıralandı:

Kabinesinde salgının ülkemizdeki seyri, aşılama faaliyetlerinde kat edilen mesafe, yerli aşı geliştirilmesine yönelik çalışmalar ve aşılama faaliyetlerine ilişkin toplumun bazı kesimlerinde gözlenen tereddüt konuları Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri göz önünde bulundurularak ele alınmış ve aşağıdaki tedbirlerin hayata geçirilmesine karar verilmiştir.

1. Aşılama çalışmaları gönüllülük esasına göre yürütülmeye devam edilmekle birlikte aşıya karşı tereddüt içerisinde olan kesimlerin kaygı ve tereddütlerini gidermeye yönelik bilgilendirme ve rehberlik faaliyetlerine vali ve kaymakamların koordinasyonunda ağırlık verilecektir.

Bu amaçla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, muhtarların ve kanaat önderlerinin katılımı ve desteğiyle geniş tabanlı çalışmalar yürütülecektir. 2. 6 Eylül 2021 Pazartesi gününden itibaren aşı olmayan kişilerin; konser, sinema ve tiyatro gibi vatandaşlarımızın toplu olarak bulunduğu faaliyetlere katılımında negatif sonuçlu PCR testi zorunluluğu getirilecektir.

Bu çerçevede işletmeciler/organizatörler tarafından etkinliklere girişte HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacaktır. Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise etkinliğe katılmasına müsaade edilmeyecektir.

3. Aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunmalıdır. Bu çerçevede 6 Eylül 2021 Pazartesi gününden itibaren seyahat firmalarınca araca kabul aşamasında HES kodu üzerinden kişilerin aşılı/geçirilmiş hastalık (Covid19 hastalığı sonrası bilimsel olarak bağışık kabul edilen süreye göre) veya azami 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulaması yapılacaktır.

Kişi hastalığı geçirmemiş veya aşılı değil veya negatif PCR testi yok ise bu kişilerin seyahatine müsaade edilmeyecektir. 4. Valilikler/kaymakamlıklarca illerinde/ilçelerinde kişilerin toplu olarak bulunduğu diğer etkinlikler veya faaliyetlerden faydalanacak hastalığı geçirmemiş veya aşısız kişiler için İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararlarıyla HES kodu üzerinden PCR test kontrolü zorunluluğu getirilebilecektir. 5. Salgın süreci ile birlikte mesafe kuralı doğrultusunda imtina edilen sarılma ve tokalaşma benzeri davranışların özellikle son dönemde toplum içerisinde yaygınlaştığı görülmektedir. Kültürümüzün bir parçası olmakla birlikte salgınla mücadele sürecinde salgının yayılımını artıran tokalaşma/sarılma gibi faaliyetlerden bir müddet daha uzak durulmasının öneminin vatandaşlarımıza hatırlatılmasına yönelik çalışmaların vali ve kaymakamların koordinasyonunda sürdürülmesi gerekmektedir. ” denildi

Herkes şaşırdı

Kentteki sivil toplum kuruluşlarıyla istişare yapmak ve incelemelerde bulunmak üzere Çorum’da bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

gün içinde Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret ederek iş insanlarıyla buluşmuş ve daha sonrasında ise STK temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelmişti. Hatta Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmada “Çorum aynı zamanda ciddi ihraç yapan bir ülkedir” ifadelerini kullanması sosyal medyada çok konuşulmuştu.
HATIRINI SORDUĞU VATANDAŞTAN BEKLENMEDİK TEPKİSosyal medyada gündem olan bir başka videoda ise Kılıçdaroğlu, sokakta gezdiği sırada yanında çocukları da bulunan bir vatandaşa selam vererek yaklaştı.

“Nasılsınız, iyi misiniz?” diyerek Kılıçdaroğlu’nun hatır sorduğu kadın, hiç beklenmeyen bir tepki vererek çocuklarının yanına yaklaşılmasına izin vermedi.ARKASINDAN “HADİ YÜRÜ” DİYE BAĞIRDI



Sorduğu soruya “Sağ ol, çocuğuma dokunma” diye yanıt alan Kılıçdaroğlu, bu tepki karşısında geri döndü. Kadının daha sonrasında Kılıçdaroğlu’nun arkasından “Hadi yürü, yürü” diye bağırması sosyal medyada tepki topladı.

7 ilde bedava

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdelediği Hazine arazilerinde son aşamaya geldiklerini ve tahsislere başladıklarını belirten Bakan Pakdemirli, bu arazilerin çiftçilere ücretsiz olarak tahsis edileceğini söyledi. Pakdemirli, 4 bin çiftçinin ise geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirilen Dijital Tarım Pazarı’na kayıt olduğunu belirtti.

STOK VE FİYAT TAKİBİ YAPIYORUZ Salgın sürecinde tarım üretiminin seyri nasıl gelişti? tarım ve gıdanın önemli ve stratejik bir sektör olduğunu göstermiştir. Tarımsal üretimin sekteye uğramadan sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi amacıyla koordinasyon halindeyiz. Bu çerçevede, tarımsal üretimde ekim, dikim, gübreleme, sulama, ilaçlama, çapalama, bakım gibi faaliyetlerin aksatılmaması, üretilen ürünlerin hasadı ve pazara arzı noktasında gerekli tedbirler alındı.

Temel gıda ürünlerinde üretim miktarımız yurt içi ihtiyacı karşılayacak düzeyde. Tarımsal üretimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi ve arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak stok durumu ve fiyat değişimlerini günlük takip ediyoruz.

TÜRKİYE AVRUPA’DA TARIM LİDERİ sal’gın’dan sonra tarımda normalleşme nasıl olacak? Tüm arazileri hangi strateji ile ekip, biçmek gerekecek? Yani nasıl bir planlamanız var? Bitkisel üretimde yazlık ekiliş programı başlatarak tarım takviminin elverdiği alanlarda üreticilerimize yüzde 75 hibe yoluyla tohum dağıtımı yaptık. 6 bin 100 ton buğday, arpa, mercimek, kuru fasulye, mısır, ayçiçeği, çeltik tohum dağıtmış olduk. Kısıtlı zaman içerisinde 350 bin dekar alanda tohum ile toprağı buluşturduk. Özellikle stratejik öneme sahip ve arz açığı olan ürünlerin ekilişini sağladık.

Önümüzdeki dönemde bir karış dahi boş alan kalsın istemiyoruz. Amacımız ekilmeyen, atıl durumdaki boş arazileri üretime kazandırmak. Ülkemizde 23,1 milyon hektar işlenen tarım alanı varlığı bulunuyor. Bu üretim alanında 83 milyon vatandaşımızın gıda ihtiyacı karşılanıyor ve üstüne de 18 milyar dolara ulaşan ihracat gerçekleştiriyoruz. Türkiye 48 milyar dolarlık tarımsal hasıla ile Avrupa’nın lider ülke konumunda bulunuyor.ÇİFTÇİYE BEDELSİZ ARAZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir karış arazi boş kalmayacak” demişti. Buna yönelik nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz? Özellikle atıl olan mülk, Hazine ve vakıf arazilerinin parsel bazında tespiti için mayıs ayında bir çalışma başlattık. Öncelikle bir envanter çıkaracağız. İlk aşamada Bingöl, Erzurum, Erzincan, Kars, Kayseri, Muş ve Sivas’da Hazine arazilerinin il müdürlüklerimize tahsisini sağladık. Bu çerçevede, 14 bin dekar hazine arazisinde, tarımsal üretime elverişli olanların tespiti yapıldı. Bu arazileri bedelsiz olarak çiftçilerimize tahsis edeceğiz. Çiftçilerimizin başvuruları 1 Haziran’a kadar alındı. Şimdi talepler değerlendirildikten sonra hak kazananlara çiftçilerimize tahsisleri yapılacak. 572 BİN DEKAR ARAZİ KİRALANDI Hazine’ye ait arazilerin kiralanmasında son veriler nedir? Şanlıurfa, Konya, Mardin ve Çankırı’da 10 bin 902 çiftçi ailesine 572 bin dekar hazine arazisi 18 milyon 884 bin 682 TL bedelle kiraya verildi.

DİJİTAL PAZARA 4 BİN ÇİFTÇİ GİRDİ Dijital Tarım Pazarı Projesi’nin ilk uygulamaları nasıl? Üreticiyi koruyan ve üretimi teşvik eden mevcut sözleşmeli tarım uygulamaları daha dinamik, güvenli ve izlenebilir platformda artarak devam edecek. Tarım ürünlerinin satışı online gerçekleşeceği için üreticinin pazarlama maliyetleri düşecek. Üretilen ürünün satışı ve pazara ulaştırılması konusunda avantaj sağlanacak. Böylece, çiftçimiz ürününü satacağı kişiyi, yeri, fiyatı ve koşulları biliyor olacak. Sektörün uluslararası pazarlara açılması kolaylaşacak. Maliyetler düşecek. Sisteme 4 binden fazla çiftçimiz kayıt oldu.VİRÜS AŞISINDA PROTOTİPE DOĞRU sal’gın aşı çalışmalarına da destek veriyorsunuz. Şu an ne aşamada? sal’gın ile ilgili ülkemizde de aşı ve ilaç üzerine çalışmalar yapılıyor. Sağlık Bakanlığı ile koordineli bir çalışma içindeyiz. Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğümüz’de sal’gın’a karşı antiserum geliştirme çalışmasında önemli aşamaya geldik.



Projede kapsamında insanlardan alınan virüs örnekleri laboratuvarda izole edildi. Daha sonra virüs miktarı artırıldı ve hayvanlar üzerinde denemelerine başladık. Hayvanlar antikor geliştirmeye başlayacaklar ve biz de bu antikoru alacağız, kan ve diğer maddelerden arındıracağız. Hayvan denemelerinden sonra elde edilen immunglobulinler, insanlarda kullanıma uygun olarak saflaştıracak ve insanlığın hizmetine sunulacak. Eylül ayına kadar sürecek olan bu çalışma aşı çalışmalarına da katkı sağlayacak. Bu çalışma başarılı olduğu zaman aşı prototipi de üretilmiş olacak.