Vasiyeti

Konuşmasına İstiklal Marşı’nın tamamını okuyarak başlayan cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son isteği vasiyetini de meydanı dolduran milyonların önünde açıkladı. “Bu şehre def’ned’ilmek benim en büyük ar’zumd’ur” Sizin hayır dualarınızla İstanbul’dan yola çıktık. Kardeşlerim çok çalıştık ama çalışmaya devam edeceğiz. . Doğuduğum bu şehirde ve’fat etmek hiç olmazsa bu şehre def’ne’dil’mek benim en büyük arzumdur.

İnşallah son n’efes’ime kadar milletimle İstanbul’da olmayı sürdüreceğim. Nereden geldiğini önemseyen milletin mensuplarıyız. Ben en başta Kasımpaşalı Recep Tayyip Erdoğan’ım.

Siyasi mücadelemiz sırasında hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Erdoğan konuşmasını Fatiha Süresi ile bitirdi Bismillahirrahmanirahim. “Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur.

(Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir. ” Yolumuz bahtımız her zaman açık olsun.

Mujdee

Erdoğan müjdeyi duyurmuştu! Bugün başlıyor..Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdesini verdiği esnaf ve sanatkarlar ile gerçek tacirlere yönelik kira ve hibe destek başvurularının bugün itibarıyla alınmaya başlanacağını söyledi.

Pekcan’ın açıklamaları şöyle: “Yarın nereye gideceğimize ilişkin planlarımızı hayata geçirirken bizi biz yapan değerleri, geleneklerimizi, nereden geldiğimizi aklımızdan çıkarmıyoruz. Şunun farkındayız. Küçük olmadan büyük olmaz. Esnaf olmadan küresel marka olmaz.

“Başvuruları almaya başlıyoruz” İşte bu yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın 14 Aralıktaki kabine toplantımızda verdiği müjde kapsamında pandemiden en çok etkilenen esnaf, sanatkar ve gerçek kişi tacirlere ilişkin kira yardımı ve hibe destek başvurularını geçen hafta yaptığım açıklamada ocak ayının ilk haftasında almaya başlayacağımızı söylemiştim.

Bakanlığımız, çözüm ortaklarıyla birlikte gece-gündüz çalışarak destek sistemini söz verdiğimiz tarihten de önce aktif hale getirdiler. Esnaf ve sanatkarlarımız ile gerçek tacirlerimize yönelik destek başvurularını bugün itibarıyla almaya başlıyoruz. Hayırlı olsun.”

Müjdeyi Erdoğan vermişti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnafa kira desteği ile gelir kaybı desteği için hazırlıklara başladıklarını bildirerek, “Ülkemizde basit usule tabi 806 bin 871 vatandaşımız ile kısıtlamalar sebebiyle salgından doğrudan etkilenen 432 bin 567 esnafımız bulunuyor. Toplam sayısı 1 milyon 239 bin 438 kişiyi bulan bu kesime 3 ay süreyle ayda 1000 lira destek ödemesi yapacağız. Hibe şeklinde vereceğimiz doğrudan esnaf destek ödemesinden taksi, dolmuş ve servis işletmecisi, pazarcı, terzi, oto tamircisi, lokantacı, pastaneci, kadın ve erkek kuaförü, pansiyon, yurt, kreş, düğün salonu işletmecisi gibi kesimler faydalanacaktır. Böylece ayda yaklaşık 1 milyar 240 milyon liradan toplam 3 milyar 718 milyon liralık desteği esnafımızın hizmetine sunmuş oluyoruz.” demişti.

Erdoğan açıklamıştı ; Bu şartları taşıyan ve iş yeri kira olan esnafımıza yine 3 ay süreyle büyükşehirlerde aylık 750 lira, diğer illerde ise 500 lira kira desteği yapacağız. Buna göre ayda 432 milyon liradan toplamda 1 milyar 300 milyon liralık bir kira desteğini esnafımıza hibe olarak vereceğiz. Bu iki destek kalemi çerçevesinde önümüzdeki 3 ay boyunca esnafımıza toplamda 5 milyar lira civarında bir hibe desteği sağlamayı planlıyoruz.

Hazine taşınmazları üzerindeki turizm tesisleri ile deniz turizmi tesislerinin kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma ve hasılat payları ile ecrimisillerin ödeme sürelerini başvuru şartı aranmaksızın 1 yıl süreyle erteliyoruz. Bu ertelemenin turizm sektörüne katkısı 925 milyon liradır.

Belediyelere de mülkiyet veya tasarruflarında bulunan taşınmazların irtifak hakkı, kiralama ve benzeri kullanımından kaynaklanan bedellere indirim veya erteleme kararı alabilme imkanı sağladık.”

Zorunlu

Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! İçişleri bakanı 81 ile genelge gönderdi! O günden itibaren geçerli olacak! Yapmayanlara büyük cezası var! İşte o genelgenin ayrıntıları.

Trafikte egzoz muayenesi yaptırmayan araçların tespiti artık çok daha kolay ve hızlı olacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ankara’da pilot uygulama olarak başlattığı EGEDES yani Egzoz Elektronik Denetleme Sistemini 2021 yılında 81 ilde devreye sokuyor.

Egzoz muayenesi yapmayanlara 895 lira ceza kesilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, motorlu taşıtlar, hava kirliliğine neden olan en büyük etkenler arasında yer alıyor.

Bugün trafiğe çıkan ve her gün fazlalaşan araçlar hesaba katıldığında trafik kaynaklı kirliliğin önemi daha da artıyor.Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği’ne göre, trafikte seyreden otomobiller, ilk üç yaş sonunda ve devamında her iki yılda bir, diğer motorlu taşıtlar ise ilk bir yaş sonunda ve devamında yılda bir kez olmak üzere ölçüm istasyonlarında periyodik egzoz gazı emisyon ölçümüne tabi tutuluyor.

2021’DE TÜM TÜRKİYE’DE DEVREYE ALINACAKEgzoz muayenesini yaptırmayan araçların tespiti artık çok daha kolay olacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ankara’da pilot uygulama olarak başlattığı EGEDES yani Egzoz Elektronik Denetleme Sistemi, 2021’de 81 ilde devreye alınacak.CNN TÜRK’ten Gülşen Coşkun’un haberine göre cihaz yoldan geçen araçların otomatik olarak plakasını kaydediyor. Kaydedilen bilgiler tablete aktarılıyor.

Sistemde aracın egzoz muayeneli olup olmadığı tespit ediliyor.TRAFİĞİ AKSATMADAN ARAÇLAR DENETLENECEKÇED İzleme ve Çevre Denetimi Daire Başkanı Barış Ecevit ise konuya dair şunları aktardı:”Yapmış olduğumuz denetimler sırasında, EGEDES sisteminde cihaz üzerindeki plaka tanıma sistemi aracın plakasını okuyor. Bakanlığımızla internet üzerinden bağlantıya geçip, aracın geçerli egzoz emisyon ölçümü olup olmadığını kontrol ediyor ve birkaç saniye içerisinde araç görüntüsüyle kaydedip sisteme raporluyor.

Bu şekilde trafiği aksatmadan çok daha fazla sayıda egzoz emisyon denetimi gerçekleştirmiş oluyoruz. Çevre mevzuatının kapsamının genişliği, denetlenmesi gereken tesisin fazla olması ve egzoz emisyon ölçümü yaptırma yükümlülüğü bulunan yaklaşık 18.5 milyon araç olduğunu dikkate aldığımızda, bu denetimlerin daha etkin bir şekilde yapılabilmesi için bu işlemlerin dijital ortamda yapıldığı, sürekli raporlandığı ve kaydedildiği bir sisteme geçilme gereği duyuldu. Bu sistemi şu anda aktif olarak kullanıyoruz.

895 LİRA CEZASI VAR2020 yılı için egzoz emisyon ölçüm bedeli 80 lira. Ancak bu emisyon ölçümünün yapılmaması taktirde çevre kanunu kapsamında uygulanacak idari yaptırım kararı bin 895 lira. 2020 yılında yapılan denetimlerde egzoz ile ilgili 6 milyon lira ceza uygulandı.”

Babamgibi

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, ÜLKE TV’de katıldığı programda Macron ile Katar Emiri arasında geçen bir detayı ilk kez Türk kamuoyuyla paylaştı.

Acet’in paylaştığı bilgiye göre Fransız lider Macron, Katar Emiri Temim bin Hamed es-Sani’ye “Türkiye ekonomik olarak çökecekti. Sen para verdin ve onun üzerine Erdoğan kurtuldu” diyor. Katar Emiri es-Sani ise cevaben,

“Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri 2017 Haziran’ında darbe girişimi yapmaya kalkmıştı. O girişimden beni Erdoğan kurtarmıştı. o’lene kadar o benim babamdır. Onunla birlikte olmaktan asla vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullanıyor.

ŞEYH TAMİM BİN HAMAD AL SANİ KİMDİR?Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani, 3 Haziran 1980 yılında Basra Körfezi kıyısındaki Katar’ın başkenti Doha’da doğdu.

2013 yılının Haziran ayında, 33 yaşında iktidara geldiğinde Katar tarihinin en genç Emirlerinden biri olmayı başarmıştır. Babası Şeyh Hamad bin Halife Al Thani’nin 20 yıllık ülke yönetiminden çekilmesi üzerine, bu görevi devraldı.İngiltere’de okuyan Katar Emiri, Sherborne School’a, Harrow School’a ve 1998 yılında mezun olduğu Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’ne gitmiştir.

Aynı yıl Katar Silahlı Kuvvetleri’nde teğmen olarak görev yapmıştır.Katar Ulusal Olimpiyat Komitesi başkanlığı, Katar Silahlı Kuvvetleri Komutan Yardımcılığı, 2022 FIFA Dünya Kupası Organizasyonu Komite başkanlığı,

Yüksek Öğretim Konseyi Başkanlığı, ülkenin en büyük servet fonu olan Katar Yatırım Otoritesi başkanlığı dahil olmak üzere oldukça önemli roller üstlenmiştir.Babası Şeyh Hamad, 2013 yılında oğluna ülkenin idaresini teslim ederken şu sözleri söylemiştir: “Milletimizin tarihinde yeni bir sayfa açmanın ve yenilikçi fikirleri ile yeni neslin sorumluluk üstlenmesinin zamanı geldi. İktidarı Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani’ye devrediyorum.

Bu görev için güvenilir olduğuna eminim”.Katar’ın yönetimini 1995’te kansız bir darbeyle dedesinden ele geçiren babası Şeyh Hamad Bin Halife Al Tani’nin tahta geçmesinden itibaren devlet yönetimi konusunda deneyim edinen ve göreve hazırlanan Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani, 2003’te ağabeyinin yerine veliaht oldu.

2013 yılında yönetimi resmen devralan Katar Emiri Thani’yi ilk tebrik edenlerden birisi Suudi Arabistan Kralı Abdullah’tı.Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de, yaşanan bu devir teslimi, ülkeler arasındaki “kardeşlik ilişkilerinin derinliği” diye isimlendirerek övgüde bulunmuştur.

Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani’nin 3 evliliğinden toplamda 9 çocuğu bulunmaktadır. Şeyh Tamim 11 Mart 2015 tarihinde İstanbul’a gelişleri sırasına boğazda görüp beğendiği Erbilgin Yalısını 100 milyon Euro ödeyip satın aldı.

Şükür

Dünya genelinde ağır k-ayıplara sebep olan K-1-9 s-algınına karşı geliştirilen a-şılar kullanıma başladı. Dağıtım ve kullanım izinlerini alan ülkelerde kategorik olarak başlanan a-şılama uygulaması için Türkiye de geri sayıma başladı. Bu kapsamda Çin’den alınan S-inovac a-şısı yola çıktı.Konuya ilişkin açıklama Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan geldi.BAKAN KOCA’DAN PAYLAŞIM Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla aşıların ulaştığını duyurdu. Koca, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Aşılarımızı getiren uçak Esenboğa Havalimanımıza ulaştı. 14 gün sürecek testleri hemen Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuzda başlayacak. Testleri biter bitmez ise aşılama programımız Halk Sağlığı GM koordinasyonunda gerçekleşecek.

Birlikte başaracağız.”Ana depo Ankara’da. Bütün aşılar Ankara’daki bu depoda depolanır. Burası aynı zamanda soğuk hava deposu. Hatta -70 derecelik bölümler bile mevcut.

Çin’den gelen aşılar için zaten -70 dereceye ihtiyaç yok. Depoya alınan aşıların seri numarası bulunuyor. Buradan her seriyi temsil edilecek numuneler alınacak. Aşıların karekodları da sisteme işlenecek. Laboratuvar sonuçlarından sonra ise dağıtıma geçilecek. Deponun kapasitesi aşıların hacmi ile ilgili. Burada 2021 yılının tüm aşıları muhafaza ediliyor.

Sağlık personeli aşıyı hastanelerde ve sağlık müdürlüklerinin belirlediği yerlerde olacak. 65 yaş üstü kişiler ise aile sağlık merkezlerinde aşılanacak. Çalışmalar devam ediyor. Listelere göre randevular oluşturulmaya başlandı.

Maalesef

Koronavirüs salgınıyla mücadele veren Türkiye’nin en başarılı bakanlarından birisi olarak gösterilen Sağlık Bakanı Koca günlük verileri açıklarken aldığı a’cı h’aberle gözyaşlarına boğuldu.

Sağlık Bakanı Koca’yı gözyaşlarına boğan acı haber sonrası yüzbinlerce vatandaş sosyal medya üzerinden taziye mesajı yağmuruna tuttu.

Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Radyoloji Uzmanı Doktor Yavuz Durmuş yakalandığı korona virüs sebebiyle 50 gündür aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi görüyordu. Durmuş 30 gündür de yapay akciğer cihazına bağlı olarak yaşıyordu. Ancak mesai arkadaşlarının tüm çabalarına rağmen k’urtarılamadı.

Evli ve 2 çocuk babası Yavuz Durmuş’un cenazesi için hastanede tören yapılacağı öğrenildi. Yavuz’un aynı hastanedeki mesai arkadaşları kendi kurmuş olduğu Girişimsel Radyoloji Ünitesi ve İnme Merkezine isminin verilerek anısının yaşatılmasını istedi.

Korona virüs’ten hayatını kaybeden Radyoloji Uzmanı Yavuz Durmuş’un geçtiğimiz yıl 14 Mart Tıp Bayramı’nda yılın en iyi hekimi seçilmişti. Durmuş Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Girişimsel Radyoloji ve İnme Merkezi kurulmasında büyük rol oynamış gösterdiği üstün başarı sayesinde yılın hekimi seçilmişti. Durmuş’a teşekkür belgesini de törende Sağlık Bakanı Fahrettin Koca vermişti.

Dr. Yavuz Durmuş kimdir? 1995 yılında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Dr. Yavuz Durmuş aynı yıl dil eğitimi için Amerika’ya gitti. 1997 yılında Lüleburgaz SSK Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak göreve başladı. 2005 yılında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde Radyoloji asistanı olarak görev yaptı. 2011 yılında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göreve başladı ve girişimsel radyoloji alanında hizmet verdi.

İstifa

CHP Parti sözcüsü Faik Öztrak, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Koronavirüs vaka sayılarındaki gerçek sayının gizlenmesine Cumurbaşkanı Erdoğan’ın sebep olduğunu söyleyen Öztrak,

“Vaka sayılarını ve salgındaki gerçek tabloyu gizleyerek, gerekli önlemlerin alınmasını engelleyen, binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan Saray’ın kibirlisi, bu tablonun esas sorumlusudur. İstifa etmelidir.” ifadelerini kullandı Öztrak’ın konuşmasından öne çıkan satır başları.

BU BÜYÜME SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ Türk ekonomisi dünyadan farklı olarak son 2 yıldır büyümeyen bir ekonomi. Üçüncü çeyrekte finans ve sigorta sektörü yüzde 41 büyümüş. Eğer finans sektöründeki bu büyüme olmasa hizmetler sektöründe ciddi bir çöküş görülecekti.

Ucuz ve sübvansiyonlu kredilerle, gelecek yılların talebi bu döneme çekildi. Yani gelecek yılların büyümesinden çalındı. Peki, bu büyüme sürdürülebilir mi? Sürdürülemez olduğunu damadın kovulmasından, Merkez Bankasının ve kamu bankalarının ‘kazık fren’ yapmasından anlıyoruz. Gerçek işsizlerimizin sayısı 2,7 milyon kişi artmış. Bu dönemde iş başında olmayanlarda da dahil işsizlerimizin sayısı 12 milyon 654 bin kişiye ulaşmış.

KATAR TEPKİSİ Borsa İstanbul hisselerinin yüzde 10’u Katar’a satıldı. Ama kaça satıldı, hangi şartlarla satıldı, daha fazla para veren var mıydı? Kimse bilmiyor. İhale Kanunu’na tabi değil, Sayıştay denetlemiyor, milletin meclisi hesap soramıyor. Sarayın kibirlisinin talimatı yetiyor. Milletin malını millete hesap vermeden haraç mezat satıyor. Yarın Çaykur’u, Ziraat Bankası’nı, Halk Bankası’nı, Vakıflar Bankası’nı, Botaş’ı ve ETİ Madeni de dilediğine peşkeş çekebilecek.

Önce milletin malı Katar’a verildi, sonra da Damat Fon’daki başkanvekilliği görevinden affedildi. Ama yerine yeni Hazine ve Maliye Bakanı atanmadı. Anlaşılan başkan vekilliği makamına atanmak için, Hazine ve Maliye Bakanı olmak yetmiyor. Damat olacaksın. Bu kabile devleti anlayışıyla yatırımcılara nasıl güven verilir?

Bankalar, limanlar, AVM’ler, dijital platformlar, maç yayın hakları, Kanal İstanbul arazileri, ordumuza zırhlı araç üreten şirketler, borsamız ve elbette ordumuzun en stratejik varlığı olan Sakarya Tank Palet Fabrikası. Hepsini Katar’ın üstüne yapıyorlar. Katar aşkıyla, milletin katar katar malını Katar’a veriyorlar. Üst düzey yatırımdan anladığınız, 83 milyonun varını, yoğunu 2,8 milyon nüfuslu bir ülkeye satıp, savmak mı? Korkarız, bu kafayla yakında Türkiye’nin tapusunu da Katar’daki üst düzey yatırımcının üstüne yaparsınız.

ERDOĞAN’A İSTİFA ÇAĞRISI Salgınla mücadelede en başarılı ülkelerden biri iken, bir gece en kötü durumda olan ülke haline geldik. Dünyada en çok vaka görülen ilk 3 ülkeden biriyiz. Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanı’nın açıkladığı veriler doğru değil dediğinde, Saray bekçisi tarafından vatan hainisi ilan edilmişti. Şimdi noldu? Saray’ın kibirlisi tüm suçu Bilim Kurulu’na yıkmaya çalışıyor. Şimdi Bilim Kurulu’nun adı ‘ne bileyim kurulu’ oldu. Artık hastanelerde yer kalmadı, yoğun bakım üniteleri doldu taştı. Hastanelerin kafeteryaları, bahçeleri sahra hastanelerine çevriliyor. 9 aydır millete yalan üstüne yalan söylediler. Binlerce vatandaşımızın hayatını yitirdiği bu salgında, vaka sayılarını ve salgındaki gerçek tabloyu gizleyerek, gerekli önlemlerin alınmasını engelleyen, binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan Saray’ın kibirlisi, bu tablonun esas sorumlusudur. İstifa etmelidir.

“SARAYIN BESLEME BASINI…”

Bir taraftan yargı reformundan bahsediyorlar, bir taraftan, “FETÖ’nün yargıdaki taktiklerini kullandık” itirafında bulunan eski milletvekillerini disipline sevk ediyorlar. Bir taraftan yargı reformundan bahsediyorlar, bir taraftan, bir mafya bozuntusunu hapisten çıkarıp genel Başkanımızın üstüne salmaya kalkıyorlar. Sarayın küçük ortağı da bugüne kadar hiçbir siyasetçinin yapmadığını yapıyor. Ana muhalefet liderine hakaret eden, tehdit eden bir mafya artığına “Yol arkadaşım” diyerek sahip çıkıyor.

Sarayın besleme basını da sayın genel başkanımız hakkında “Ölü Adam Yürüyüşü” diye yazı yazıp, tehditlere destek çıkıyor. Beylerdeki arsızlık, pişkinlik, şımarıklık diz boyu. Emniyet, savcılar, mahkemeler Bu tehditler karşısında hala kılını kıpırdatmıyor.

Çubuk’ta tam bir yıl önce, Genel Başkanımıza karşı yapılan linç girişiminin bugün ilk duruşması yapılıyor. Ana muhalefet liderine linç girişiminde bulunuluyor, üzerinden bir yıl geçiyor, ortada hala hiçbir şey yok. Bu arada parti sözcüsünün ihraç ettik dediği, ama üyeliğinin devam ettiğini bildiğimiz saldırgana sahip çıkmak üzere, Saray’a yakın avukatların duruşma salonunda olduğunu da duyuyoruz.

Duyurdu

Bakan Varank, yerli otomobilde dünyada rekabetçi olacak önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, “Bu araçlar 2022’nin sonunda yola çıktığında yerlilik oranı yüzde 51 olacak. 2026 yılında yerlilik oranı yüzde 68 seviyelerine çıkacak” dedi

Etkinliğin açılışında konuşan Varank, güçlü teşkilat ağı ve yürüttüğü projelerle her zaman farkını ortaya koyan MÜSİAD’ın, EXPO 2020 fuarıyla yine ses getirecek bir başarıya imza atacağını söyledi.

Kurulan teknolojik altyapı sayesinde etkinliğe fiziki olarak gelemeyenlerin online takip edebileceğini dile getiren Varank, fiziki katılımcılar için tüm tedbirlerin en üst düzeyde alındığını, buna rağmen herkesin kişisel olarak çok dikkat etmesi gerektiğini anlattı.

Varank, MÜSİAD Expo’da kendisini bu yıl ekstra heyecanlandıran yeniliğin, “ilk kez açılan Girişimcilik Alanı” olduğunu kaydederek, burada Türkiye’nin gelecek vadeden parlak girişimcilerinin, dünyanın dört bir yanından yatırımcılarla buluşacağını, yatırım sermayesi ile akıl sermayesinin bir araya geleceğini, yenilikçi işlerin ölçek kazanarak dünyaya açılma fırsatı yakalayabileceğini bildirdi.

Türkiye’nin teknoloji tabanlı işler başta olmak üzere, girişimcilik alanında ciddi bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Varank, girişimcilik alanında verdikleri desteklerden bahsetti.

“TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ’NDE ÇOK ÖNEMLİ BİR PROJEYİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Bakan Varank, MÜSİAD EXPO’nun bir diğer sürprizinin de “Türkiye’nin Otomobili” olduğunu belirterek, yurt içi ve yurt dışından gelecek katılımcılarım Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) standında epeyce vakit harcayacağını söyledi.

Türkiye’nin Otomobili projesinin araba üretmenin çok daha ötesinde bir vizyona sahip olduğunu dile getiren Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz iddiamızı ortaya koyduk ve adeta sıfırdan bir mobilite ekosistemi kurmak için yola çıktık. Pek çok yerli tedarikçi şimdiden TOGG ailesine katıldı. Tedarikçilerin içinde daha önce hiçbir ana üreticiyle çalışmamış gencecik girişimler, startuplar var. Batarya üretimi de küresel bir markayla iş birliği halinde ülkemizde gerçekleşecek.”

Yasakk

İçişleri Bakanlığı, 81 ile yılbaşı için ek genelge gönderdi. Buna göre yeni yasaklar da netleşti. Yılbaşında uygulanacak kısıtlamalar ve illerdeki Kovid-19 tedbirleri, İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Merkezi’nden 24 saat takip edilecek. Bunları yapanlara ise ceza kesilecek.. İşte ayrıntılar..

İçişleri Bakanlığı, 81 ilin valiliğine yılbaşında uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamalarıyla ilgili ek genelge gönderdi. Genelgede, kontrolsüz şekilde bir araya gelinmesine neden olacak yılbaşı partilerinin yapılmamasının “tercih” değil “zorunluluk” olduğu belirtildi. Yılbaşında uygulanacak kısıtlamalar ve illerdeki Kovid-19 tedbirleri, İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Merkezi’nden 24 saat takip edilecek.

KUTLAMALARA İZİN VERİLMEYECEK Genelgeye göre konaklama tesisleri ve kiralık villa benzeri yerler dahil hiçbir mekanda yılbaşı partisi/kutlama yapılmasına izin verilmeyecek.

SİBER SUÇLARLA MÜCADELE EKİPLERİ ÇALIŞACAK Kovid-19’la mücadeleye ilişkin sosyal medyaya yansıyabilecek her türlü aykırılık, siber suçlarla mücadele ve istihbarat birimlerince takip edilecek. VEFA, 65 YAŞ ÜSTÜ İÇİN SAHADA OLACAK Kısıtlamalar süresince engelliler, 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı bulunanların temel ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek Gruplarınca karşılanacak.

4 GÜN SÜRECEK Genelgede hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının gelecek hafta için yılbaşı akşamını da kapsayacak şekilde, 31 Aralık 2020 Perşembe günü saat 21.00’den 4 Ocak 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar uygulanacağı hatırlatıldı.

Yılbaşı öncesi, yılbaşı akşamı ve sonrasında koronavirüs tedbirleri, genel güvenlik ve asayiş uygulamaları, terör örgütlerinin faaliyetlerine yönelik tedbirler ile trafik tedbirlerine ilişkin alınması gereken önlemlerin belirlendiği anımsatılan genelgede, vali ve kaymakamların koordinasyonunda başta kolluk kuvvetleri olmak üzere ilgili diğer birimler tarafından gerekli hazırlıkların yapılması konusunda talimat verildiği belirtildi. Salgınla mücadelede başta sağlık çalışanları olmak üzere, tüm kesimlerin büyük fedakarlıklar yaptığı ifade edilen genelgede, tüm bu gayret ve fedakarlıkları boşa düşürecek ve halk sağlığını tehlikeye atabilecek yılbaşı partilerinin toplum nezdinde kabul edilebilir bir durum olmadığı vurgulandı.

“TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK” Genelgede, şunlar kaydedildi: “Toplum sağlığının korunmasının her şeyden önce geldiği, milletimizin her ferdinin fedakarlık yaptığı ve bu fedakarlıklar sayesinde salgının seyrinde ciddi düşüşün sağlandığı bu süreçte, salgınla mücadeleyi akamete uğratmamak adına kalabalıkların kontrolsüz şekilde bir araya gelmesine neden olacak yılbaşı partilerinin yapılmaması tercih değil zorunluluktur.

Bu amaçla yılbaşı akşamında başta kolluk kuvvetleri olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarca tam mesai yapılarak, Kovid-19 salgınıyla mücadelede alınan diğer önlemlerle birlikte, konaklama tesisleri ve kiralık villa benzeri yerler de dahil olmak üzere hiçbir mekanda yılbaşı partisi veya kutlama organizasyonu yapılmamasına yönelik gerekli planlama, koordinasyon ve denetim faaliyetleri eksiksiz şekilde yerine getirilecek. Alınan tedbirlerin tam anlamıyla uygulanması amacıyla ilgili tüm birimlerin kesintisiz mesai yapması sağlanacak.”

24 SAAT ESASINA GÖRE TAKİP EDİLECEK Genelgeye göre, İçişleri Bakanlığının ilgili merkez birimleri ve bağlı kuruluşlarında yeterince personel planlaması yapılacak ve sahadaki durum 24 saat esasına göre takip edilecek. Sosyal medyaya yansıyabilecek Kovid-19, terör, asayiş ve trafik tedbirlerine aykırılık ve benzeri her türlü olumsuz durum tespit edilecek. Bu durumlara ilişkin gerekli müdahalenin yapılabilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü siber suçlarla mücadele ve istihbarat birimleri takip faaliyetlerini anlık yürütecek.

Bir ilk

Türkiye Cumhuriyeti yerli ve Milli üretim teknolojilerine belki Osmanlı’nın y’ıkılmadan önceki son 200 senesinden daha fazla önem veriyor

ihtiyacı olan tüm s’ilahları üretebilmek için canla başla çalışıyor yeni teknolojiler ortaya çıkarıyor bu gelişim dünya’nın gözünden kaçmıyor ve önemli açıklamalar peş peşe geliyor Türk o’rdusunun birçok ülkede varlığının bulunması dünya gündemindede sıkça tartışılıyor. Son olarak Bloomberg’de önemli bir analiz yer aldı

TÜRKİYE OSMANLI ZAMANINDAKİ G’ÜCÜNE KAVUŞUYOR. Türk o’rdusunun Suriye, Irak, Katar, Libya, Somali ve Balkanlarda faaliyet gösterdiği belirtilerek Osmanlı Devletinden sonra ilk kez bu kadar geniş bir coğrafyada varlık gösterdiği yorumu yapıldı Son yıllarda milli teknolojiler ve milli s’avunmanın gelişmesiyle dışa bağımlılığını azaltan Türkiye, dünyadaki küresel b’arışa katkı vermek ve ülkemizin g’üvenliğini sağlamak için bir çok ülkede a’skeri varlığını sürdürüyor.

Türkiye’nin bu a’skeri gücü, baştan son günlerde Doğu Akdeniz’de gerginlik yaşadığımız Yunanistan medyası ve dünya medyasında dikkat çekiyor. A’BD’li Washhington Post Gazetesi’nin Bloomberg’den alıntı yaptığı bir haberde de bu konu işlendi.

OSMANLI’DAN SONRA İLK YAŞANDI. Haberde Türk o’rdusunun şu anda Suriye, Irak, Katar, Somali ve Balkanlarda faaliyet gösterdiği, Libya’daki s’avaşın dengesini değiştirmek için ülkeye a’sker gönderdiği, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’de yürüttüğü faaliyetlere dikkat çekilerek Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra ilk kez bu kadar geniş bir coğrafyada varlık gösterdiği yorumu yapıldı dünya Türkiye’nin gerçekten her alanda büyük gelişmeler sağladığını artık inkar edemiyor.