Kaddafi gibi

Haddini aşan İsrail basını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin iç meselelerine odaklanması gerektiği aksi halde sonunun Muammer Kaddafi, Hüsnü Mübarek ve Zeynel Bin Ali gibi olacağı tehdidinde bulunuldu.

Filistin topraklarını işgal eden İsrail’de yayın yapan Times Of Israel isimli sözde gazete, Türkiye’de seçimle başa gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tehdit içeren bir makale yayınladı.

Orta Doğu uzmanı olarak pazarlanan Manish Rai adlı biri şahıs tarafından yazılan sözde makalede, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı küstah ifadeler kullanıldı.

Yazıda, Erdoğan’ın Osmanlı Devletinin yıkılmasının ardından kaldırılan “halifeliği yeniden getirmeye” çalıştığı ve bunun için “bazı adımlar attığı” öne sürüldü.

Gazeteye bağlı bir blogda yayınlanan makalede, Türkiye’nin eli kanlı terör örgütü PKK ve uzantılarıyla mücadele kapsamında Suriye ve Irak’ın kuzeyine düzenlediği operasyonların yanı sıra Birleşmiş Milletler tarafından da tanınan Libya’daki meşru Serrac hükümetine verdiği desteğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hilafeti getirmek için attığı” adımlar olarak yorumladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alçak tehdit
Makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin iç meselelerine odaklanması gerektiği aksi halde “sonunun devrik Libya lideri Muammer Kaddafi, devrik Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve Tunus’un devrik Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali gibi olacağı” tehdidinde bulunuldu.

Türkiye’nin işgal altındaki Filistin’e verdiği destekten rahatsız olan İsrail merkezli basın kuruluşu, sık sık Türkiye karşıtılığı ile bilinen isimlerin yazılarını kullanıyor.

Köötü haber

Korona’ya Yakalanmıştı: Ali Babacan’dan Kötü Haber!
Ali Babacan’dan kötü haber! Son durumuyla ilgili açıklama

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, eşi ve oğlunun da korona virüse yakalandığını açıkladı.
Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ardından eşi ve oğlu da korona virüse yakalandı. Twitter’dan paylaşım yapan Bacacan ‘Bugün COVID-19’la beşinci günümüz, karantinadayız. Benden hemen sonra eşim Zeynep ve küçük oğlumuz Emir’in de testleri pozitif çıktı. Üçümüzün de şikayetleri aynı: Halsizlik, ateş, yoğun kas ve eklem ağrıları’ dedi.

Sosyal medya hesabı Twitter’dan paylaşım yapan Babacan şunları kaydetti:
“Bugün COVID-19’la beşinci günümüz, karantinadayız. Benden hemen sonra eşim Zeynep ve küçük oğlumuz Emir’in de testleri pozitif çıktı. Üçümüzün de şikayetleri aynı: Halsizlik, ateş, yoğun kas ve eklem ağrıları.

Tedavimiz evde devam ediyor. Doktorlarımızın tavsiye ettiği tedavi programını aynen uyguluyoruz. Gün içinde bazen daha iyi, bazen daha bitkin oluyoruz ama iyileşme sürecinde olduğumuza inanıyorum.

Bu süreçte tekrar şahit oldum ki, sağlık çalışanlarımızın hakkı çok büyük. Büyük fedakarlıklarla çalışıyorlar. Ben hepsine teşekkür ediyorum, onlara minnettarız. Lütfen onların emeklerini, özverilerini kanıksamayalım. Üzerimize düşen tedbirleri yerine getirmekte titiz olalım.


Arayan ve geçmiş olsun dileklerini ileten herkese çok teşekkür ediyorum. Yoğunluk ve yorgunluktan aramalarına dönemediklerim olduysa kusuruma bakmasınlar. Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Lütfen kendinize dikkat edin, uzmanları ve sağlıkçılarımızı dinleyin.”

Uzatıldi

Cumhurbaşkanı Kararıyla kısa çalışma ödeneğinin süresi iki ay daha uzatıldı. Çokça konuşulan ve araştırılan ‘İşten çıkarma yasağı uzatıldı mı? İşçi çıkarma yasağı ne zaman bitecek?’ soruları da böylece cevap bulmuş oldu. Uygulamada daha önce uzatılan süre 31 Ağustos’ta sona eriyordu. Cumhurbaşkanı Kararıyla kısa çalışma ödeneğinin süresi iki ay daha uzatıldı.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SÜRESİ İKİ AY UZATILDI!

Yeni Koronavirüs (Kovid-19) Nedeniyle Dışsal Etkilerden Kaynaklanan Dönemsel Durumlar Kapsamındaki Zorlayıcı Sebep Gerekçesiyle Kısa Çalışma Uygulanan İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresinin Uzatılması Hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Kararla Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında 26 Mart 2020’de başlatılan kısa çalışma ödeneği uygulaması, mevcut faydalananlar için iki ay daha uzatıldı. Böylece, başladıkları tarih esas alınarak işverenlerin büyük bir bölümü kısa çalışma ödeneğinden 31 Ekim’e kadar yararlanmaya devam edecek.

BAKAN SELÇUK HESABINDAN PAYLAŞTI!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk da, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “SosyalKorumaKalkanı kapsamında 26.03.2020 tarihinde başlatılan Kısa Çalışma Ödeneği mevcut faydalananlar için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2 ay daha uzatılmıştır” ifadelerine yer verdi.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ NEDİR?

Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için, işçinin kendisine ve aylık olarak her ayın beşinde ödenen ücrettir. Ödemeler PTT Bank aracılığı ile yapılmaktadır.

R’ezilsinn

Şarkıcı Gökhan Özoğuz’un Nihat Hatipoğlu hakkındaki sözleri sosyal medyada tepki çekti
Şarkıcı Gökhan Özoğuz, koronavirüse yakalanmasına sevinenlere “Din düşmanı” göndermesi yapan ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu’na “Ülkenin yüzde 75’i seni sevmiyor” sözleriyle karşılık verdi. Özoğuz’un sözleri sosyal medyada Hatipoğlu’nu sevenlerin tepkisini çekti.

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, koronavirüse yakalandı. Bu habere sevinenlerin olduğunu gören hatipoğlu açıklama yaparak hakkında kötü yorum yapanlara “Din düşmanı” dedi. Ünlü ilahiyatçının bu tepkisine Gökhan Özoğuz’dan tepki gecikmedi.
“DİN DÜŞMANLIĞI VE NEFRET SİZİ BU KADAR KÖR MÜ ETTİ?”

Virüse yakalanan Hatipoğlu, haberlerin kısa sürede yayılmasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak “Hastalığımıza sevinen ve sevinç narası atacak kadar vicdansızlaşan gruba gelince. Ne sandınız. Biz öleceğiz siz yaşayacak mısınız? Düşmanının hastalığına, üzüntüsüne sevinmeyi bilmeyen bir kültürümüz vardı. Savaş sahnesinde yaralıları tedavi ettik. Benim rahatsızlığıma sevinenler. Ben Rabbe gitmekten hiç endişe etmedim. Günün birinde icabet edeceğim. Din düşmanlığı, İslam’dan nefret sizi bu kadar mı kör, zavallı, sefih ve müptezel etti” dedi.

“SİZİ TASVİP ETMEYENLER NEDEN DİN DÜŞMANI OLSUN?”
Nihat Hatipoğlu’nun sözlerinin bir kısmı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Gündemle alakalı paylaşımlarıyla gündemden düşmeyen Athena Grubu’nun solisti Gökhan Özoğuz, Twitter hesabından bir paylaşım yaparak “Tabii ki biri hastaysa sevinilmez. Nihat bey, ülkenin yüzde 75’i sizi tasvip etmiyor diye neden din düşmanı olsun. Oğlunuz da buna benzer kısmetsiz ve tıynetsiz bir yorumda bulundu. Asıl konu o sevilmeyen kişi neden ülkenin yüzde 75’i tarafından sevilmediğini sorgulamalı bence.”
Nihat Hatipoğlu’nun oğlu Osman Hatipoğlu açıklamasında “Bu düşmanlığınız Allah’a ve peygamberedir” diyerek tepki çekmişti.

SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Özoğuz’un Hatipoğlu için “Yüzde 75 sevmiyor” demesi sosyal medyada tepki çekti. İşte Hatipoğlu için gelen bazı yorumlar…

R’ezilsin

Şarkıcı Gökhan Özoğuz’un Nihat Hatipoğlu hakkındaki sözleri sosyal medyada tepki çekti
Şarkıcı Gökhan Özoğuz, koronavirüse yakalanmasına sevinenlere “Din düşmanı” göndermesi yapan ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu’na “Ülkenin yüzde 75’i seni sevmiyor” sözleriyle karşılık verdi. Özoğuz’un sözleri sosyal medyada Hatipoğlu’nu sevenlerin tepkisini çekti.

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, koronavirüse yakalandı. Bu habere sevinenlerin olduğunu gören hatipoğlu açıklama yaparak hakkında kötü yorum yapanlara “Din düşmanı” dedi. Ünlü ilahiyatçının bu tepkisine Gökhan Özoğuz’dan tepki gecikmedi.
“DİN DÜŞMANLIĞI VE NEFRET SİZİ BU KADAR KÖR MÜ ETTİ?”

Virüse yakalanan Hatipoğlu, haberlerin kısa sürede yayılmasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak “Hastalığımıza sevinen ve sevinç narası atacak kadar vicdansızlaşan gruba gelince. Ne sandınız. Biz öleceğiz siz yaşayacak mısınız? Düşmanının hastalığına, üzüntüsüne sevinmeyi bilmeyen bir kültürümüz vardı. Savaş sahnesinde yaralıları tedavi ettik. Benim rahatsızlığıma sevinenler. Ben Rabbe gitmekten hiç endişe etmedim. Günün birinde icabet edeceğim. Din düşmanlığı, İslam’dan nefret sizi bu kadar mı kör, zavallı, sefih ve müptezel etti” dedi.

“SİZİ TASVİP ETMEYENLER NEDEN DİN DÜŞMANI OLSUN?”
Nihat Hatipoğlu’nun sözlerinin bir kısmı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Gündemle alakalı paylaşımlarıyla gündemden düşmeyen Athena Grubu’nun solisti Gökhan Özoğuz, Twitter hesabından bir paylaşım yaparak “Tabii ki biri hastaysa sevinilmez. Nihat bey, ülkenin yüzde 75’i sizi tasvip etmiyor diye neden din düşmanı olsun. Oğlunuz da buna benzer kısmetsiz ve tıynetsiz bir yorumda bulundu. Asıl konu o sevilmeyen kişi neden ülkenin yüzde 75’i tarafından sevilmediğini sorgulamalı bence.”
Nihat Hatipoğlu’nun oğlu Osman Hatipoğlu açıklamasında “Bu düşmanlığınız Allah’a ve peygamberedir” diyerek tepki çekmişti.

SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Özoğuz’un Hatipoğlu için “Yüzde 75 sevmiyor” demesi sosyal medyada tepki çekti. İşte Hatipoğlu için gelen bazı yorumlar…

Üz’en h’aber

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Türkiye’nin güncel sal’gın tablosunu kamuoyu ile paylaştı. Tabloya göre son 24 saatte 42 kişi sal’gın haya’tını kayb’etti, toplam can kaybı 6 bin 326’ya yükseldi.İYİLEŞEN, ZATÜRE VE AĞIR HA’STA SAYISINDA SON DURUM

Bugün toplam 91 bin 302 test yapılırken, bin 482 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 268 bin 546 oldu. Bugün iyileşen bin 27 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam ha’sta sayısı da 243 bin 839’a yükseldi.

Toplam hastalarda zatürre oranı yüzde 7,5, toplam ağır hasta sayısının ise 945 olduğu açıklandı.BAKAN KOCA: AĞIR HASTA SAYIMIZ ARTIYOR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 30 Ağustos sal’gın tablosuna ilişkin yaptığı açıklamada, ”Düne göre daha az test talebi oldu. Ancak buna rağmen 1.482 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız artıyor.

Bu durum kaybettiğimiz canların sayısını da artırıyor. Mücadeleyi ancak hep birlikte yürütürsek başarabiliriz. Güç tedbirde” ifadelerini kullandı.

Üzüldük

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil’in korona virüsü sebebiyle yoğun bakıma alındığı öne sürüldü.

TUSAŞ Genel Müdürü ve THY eski Genel Müdürü Temel Kotil, 21 Ağustos’ta sosyal medyadan korona virüsü testinin pozitif çıktığını ve karantinada olduğunu duyurmuştu. Kotil “Hamdolsun, şu an genel sağlık durumumun iyi olmakla birlikte karantinada gözlem altında olacağı” açıklamasını yapmıştı.

Haber Aero’da yer alan habere göre Kotil, bugün solunum yollarındaki sıkıntılardan dolayı entübe edildi. Kotil’in herhangi bilinen kronik rahatsızlığı bulunmuyordu.

TUSAŞ GENEL MÜDÜRÜ TEMEL KOTİL KİMDİR, KAÇ YAŞINDA?
1959 yılında doğan Temel Kotil, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak Mühendisliği bölümünden 1983 yılında mezun olmuş, 1986’da ABD’de Michigan Üniversitesi’nin “Uçak Mühendisliği” bölümünde yüksek lisansını, 1987’de de aynı üniversitede Makine Mühendisliği dalında ikinci yüksek lisansını, 1991’de de yine Michigan Üniversitesinde “Makine Mühendisliği” bölümünde doktorasını tamamlamıştır.

Kotil, 1991-93 yılları arasında İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesinde Yardımcı Doçent ve Doçent olarak hizmet veren Kotil, aynı fakültede Bölüm Başkan Yardımcılığı ve 1993-94 yıllarında da Fakülte Dekan yardımcılığı görevlerini yürütmüştür.

Temel Kotil kimdir? TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil kaç yaşında, nereli?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Daire Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 2001 yılında ABD’de Illinois Üniversitesinde misafir profesör olarak hizmet vermiş ve daha sonra New York’ta AIT Inc’de Araştırma ve Mühendislik Bölümü Başkanlığını yürütmüştür.

2003 yılında THY’deki kariyerine Teknik Genel Müdür Yardımcısı olarak başlayan Kotil, 2005 yılında THY Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyeliğine, 2015 yılında da THY Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğine atanmıştır.

Doç.Dr.Temel Kotil, 21 Ekim 2016 tarihinde TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uçak Sanayii A.Ş. Genel Müdürlük görevine atanmıştır ve aynı zamanda, 29 Mart 2016’dan bugüne Şirketin Yönetim Kurulu Üyesidir.

Evli ve dört çocuk babası olan Kotil’in birçok araştırma ve bilimsel yayını vardır.

Yayılıyor

Tüm dünyanın Koronavirüsü ile boğuştuğu bu günlerde sinsice hızla yayılıyor bilim insanları uyardı.

Coronayla boğuşurken kanser tehdidi büyüyor! Binlerce kişiye tanı koyulamıyor: Saatli bomba gibi her geçen gün çoğalıyor

İngiltere’de yapılan bir çalışma, corona virüsü nedeniyle tanı ve tedavi alamayan kanser hastalarının durumuna dikkat çekti. Buna göre Britanya genelinde her hafta 2000 kişi kanser tanısı almayı beklerken buna erişemiyor.

Aralık 2019’da Çin’de ortaya çıkan corona virüsü kısa sürede dünya çapında bir krize dönüştü. Neredeyse görülmedik ülke kalmayan virüs nedeniyle 350 binden fazla insan hayatını kaybetti. Pek çok sektör durma noktasına gelirken, sınırlarını bir bir kapayan ülkelerin sağlık sistemleri de adeta bir sınavdan geçti. Sağlık çalışanları tıbbi ekipman yetersizliklerine rağmen gece gündüz demeden çalışırken, hastaları hayatta tutabilmek için olağanüstü çaba sarf etti.

Sağlık sisteminde tüm dikkat corona virüsüne verilince, salgından önceki günlerde insanlığın en büyük düşmanlarından kanserle ilgili başka bir tehdit ortaya çıktı. İngiltere’nin en büyük yardım kuruluşlarından Macmillan Kanser Desteği’nin yaptığı araştırmaya göre, salgın sürecinde kanser hastalarının teşhis ve tedavisinde sıkıntılar yaşanıyor.

ÖNCEKİ YILA GÖRE 500 YÜKSELDİ Araştırmaya göre Birleşik Krallık genelinde haftada yaklaşık 2 bin kişinin kanser hastası olduğu tespit edilemiyor. Macmillan’da araştırmayı yürüten ekipten Steven McIntosh, “Mart ve Nisan aylarında Birleşik Krallık genelinde geçtiğimiz yıla göre kanser hastalarının ölümünde 500 artış görüldü. Hastalara tanı koyulamaması saatli bir bomba gibi. Bu durum tedavi sürecinde de büyük problem yaratıyor” dedi.

‘KAPASİTE ARTIRILMALI’ McIntosh, University College London’ın çalışmasına da atıfta bulunarak, hastanelerin kemoterapi randevularının yüzde 60’ını iptal etmek zorunda kaldığını vurguladı. Olası bir ikinci dalga öncesi hükümete çağrıda bulunan McIntosh, corona dışındaki hastalar için kapasite artırılmasını istedi.

Somer şef!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Hidayet Vahapoğlu, Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu TV8 kanalında yayınlanan ‘MasterChef’ yarışmasının jüri üyelerinden şef Somer Sivrioğlu’na Çin tuzunu övmesinden dolayı tepki gösterdi. Vahapoğlu “Bu adama çin tuzunun reklamını ne karşılığı yaptın diye birisi sormalı” ifadelerini kullandı.

MHP’den çok sert MasterChef tepkisi: Ne karşılığında yapıldı?

Acun Ilıcalı’nın yabancı ajanslardan devşirdiği “MasterChef Türkiye” adlı yemek yarışmasının jüri üyelerinden şef Somer Sivrioğlu’nun bir bölümde Çin tuzu ile ilgili sarfettiği cümleler tepki çekti.

Çin tuzunu övdü

Sivrioğlu, geçen bölümde yarışmacılara “MasterClass” verirken Çin tuzu olarak bilinen monosodyum glutamat (MSG) ile ilgili “İnsanlar monosodyum glutamatın kötü bir şey olduğunu düşünüyorlar. Hiç öyle bir şey yok.” ifadelerini kullanmıştı.

MHP’den sert tepki: Biri bu adama sorsun

Sivrioğlu’nun zararlı olduğu bilinen Çin tuzu ile ilgili övgü dolu sözlerine tepki gösteren MHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Hidayet Vahapoğlu, Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Vahapoğlu, Çin tuzunun yiyeceklere sahte lezzet kattığına, bağımlılık meydana getirdiğine ve doyma hissini yok ettiğine dikkat çekerek kalp ve damar hastalıkları ile obeziteye yola açtığına vurgu yaptı. Sivrioğlu’na Çin tuzunun reklamını ne karşılığı yaptığının sorulmasını isteyen Vahapoğlu, konuyla ilgili RTÜK ve Tarım Bakanlığı’na da çağrı yaptı.

Vahapoğlu şunları yazdı;

“Bu adama çin tuzunun reklamını ne karşılığı yaptın diye birisi sormalı. Monosodyum glutamat (MSG) yiyeceklere sahte lezzet katan, bağmlılık yapan,doyma hissini ortadan kaldıran,kalp-damar hastalıkları ve obezitenin öncelikli sebeplerindendir.Gizli reklamdır @rtukkurumsal @TCTarim”

Nasıl kapmış

Geçtiğimiz günlerde koronavirüse yakalandığını duyuran Nihat Hatipoğlu son durumunu bugünkü köşesinde yazdı. ‘Sevgili dostlar. Evde karantinada olduğum odadan yazıyorum’ diye sözlerine başlayan Hatipoğlu yaşadığı süreci anlattı. İşte Nihat Hatipoğlu’nun açıklamaları.

Nihat Hatipoğlu geçtiğimiz günlerde koronavirüse yakalandığını duyurmuş ve sevenlerinden dua istemişti. Ünlü İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu son durumuyla ilgili flaş bir açıklamada bulundu. Sabah gazetesinde bugünkü köşesinde Hatipoğlu şu ifadelere yer verdi; Sevgili dostlar.

Evde karantinada olduğum odadan yazıyorum. Aslında çok dikkatli olmama rağmen koronaya yakalandım. Doktorların teşhisi böyle. Süreçle ilgili birkaç uyarıda bulunmak istiyorum en azından, belki size faydası olur.

Dostlar. Lütfen işi ciddiye alın. Şakaya gelir yanı yok. Bende sıtma ve ateşle başladı. Sonra mafsal ağrıları bunu takip etti. Tabii bir de iştahsızlık. Bademciklerimdeki iltihaba yorduğum için danışarak antibiyotiğe başladım. Ama 8 gün geçmesine rağmen bir gram düzelme olmadı. Özellikle 8. günden sonra sabahları berbat bir bulantı hissi başladı. Kusamıyorsunuz. Ama duramıyorsunuz da. Bu durumda “Hastaneye götürün” dedim.

Daha önce yaptığım testler negatif olduğu için çok da telaşlanmamıştım. Hastahanede tomografiyi bile zor verdim. Zira bulantı devam etti. Sonra doktorum geldi ve “Koronasınız” dediler. Akabinde 5 günlük Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü ilaçları kullandım. Bugün biraz düzeldim. En azından biraz yemek yedim. Rabbimden bana da bütün hastalara da şifa dilerim.

Yüzbinlerce dua dua dua… Hasta ne yapar? İlaç kullanır ve dua ister. Ben de dua istedim. Sosyal medyadan.

İnsanlar evlerde toplandılar. Hatimler, salatlar, esma zikirleri, Yasinler, Tebarekeler. Öyle bir hal oluştu ki, Allah’a yemin olsun ki bunun yüz binde birini ummazdım. Çocuklar arıyor. Videolar gönderiyorlar. 80 yaşındaki ihtiyarlar göz yaşlarıyla dualar gönderiyorlar. Genç delikanlılar. Bilmediğim insanlar. Allah bizim ömrümüzü size versin diyorlar. Ki buna kesinlikle hayır. Böyle dua etmeyin. Bu doğru değil diyerek düzeltiyorum. Ama tarif etmem mümkün değil. Evde toplanan beyler telefonun sesini açıp dualar ediyorlar. İlk kez bu kadar insanımızın bu kadar ağladığına şahit oldum. Ben sıradan bir insanım. Sade, kendi halinde. Hiçbir iddiası olmayan. Beklentisi de olmayan. Ama bu sevgi, dua, yakarışı hak edecek ne yaptım. İki gündür bunu düşünüyorum

İnsanlar benim gönülden yaptığım hizmeti Allah’ı ve peygamberini sevdirdiğimi biliyorlar. Bütün bunlar bunun karşılığı. Hak etmesem de. İnanın ki, buraya yazdıklarım yaşananların binde biri bile değil. Bu arayanların sağı-solu, şuncusu buncusu yok. En farklı gruplar. En sivri insanlar. Telefonu açıp hüngür hüngür ağlamakta konuşamayıp telefonu kapatanlar.

Engelli gençler var. Yatağa bağımlı. Onlarca video geldi onlardan. Aman Rabbim, nasıl dua ediyorlar. Ermeni bir vatandaşımız, “Müsaade eder misiniz mum dikip dua edeceğim” dediler. Allah hakimlerin hakimidir. Geleceğimiz Rahman’ın iki parmağı arasındadır. Biz hayatta oldukça Rabbimizi ve Muhammed’imizi anlatacağız. Ölüm gelinceye kadar. Hepinize teşekkür ederim. Siz o kadar güzelsiniz, çoksunuz, gürül gürülsünüz ki iflah olmaz müptezellerin adı bile zikre değmez. Rabbime hamd ederim. Sevgili sultana salat ederim. Ve size, hepinize teşekkür ederim.

Ve bu son cümle: Hele de Allah’a, peygamberine, ezanına, dinine düşman olanlar gökte ve yerdeki her zerre sayısınca yemin ediyorum ki f-eci yanılacaksınız. F-eci perişan olacaksınız. Dönüş de yapamayacaksınız. Sesiniz duyulmayacak. Perişan olacaksınız. Ahirette. Hiç ummadığınız yerde, orada yüzünüze bakılmayacak. Paçavra gibi savrulacaksınız. Paçavra. Paçavranın bile kıymeti var. Paçavra bile sizden kıymetli olacak. Çok yanılacaksınız. Yazın bunu bir kenara. Yaşayarak göreceksiniz. Siz kaybettiniz. Kaybettiğinizi anlamadan böyle yaşayacaksınız. Akıbetinizi görünce bugünleri çok arayacaksınız