Bir belirti daha

ABD’nin en önemli sağlık kurumlarından Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) yeni bir açıklama yaparak koronavirüse 3 yeni belirti ekledi.. Bu belirtileri olanlar dikkat. CDC’nin yaptığı yeni açıklamyla birlikte koronavirüsün belirtileri 11’e yükselmiş oldu.
Paylaş
Tweetle
Google
Paylaş
3 yeni belirti daha eklendi
30 Haziran 2020 – 02:29
ABD’nin en önemli sağlık kurumlarından Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) yeni bir açıklama yaparak koronavirüse 3 yeni belirti ekledi. Şimdiye kadar açıklanmış yaygın belirtiler şunlardı: Ateş, Öksürük, nefes darlığı, halsizlik, tat ve koku kaybı, boğaz ağrısı, CDC, yaptığı açıklamayla bu en bilinen yaygın belirtilere yenilerini ekledi.

Uzmanlara göre artık “tıkanıklık”, “burun akıntısı”, “halsizlik” ve “ishal” de koronavirüs belirtileri olarak kabul edilecek. New York merkezli Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, bu yeni belirtileri internet sitesinde yayınlayarak resmi olarak duyurmuş oldu. Temas ve damlacık yoluyla bulaştığı bilinen Covid-19’a karşı tüm dünyada biz dizi önleyici tedbir uygulanmaya devam ediliyor.

Temastan kaçınmak için tüm dünyada bireylerin birbirlerine bulaşmayı önleyecek bir mesafede kalmasını sağlayan ‘Sosyal mesafe’ kuralı uygulanıyor. Uzmanlar kişilerin kendilerinde oluşan belirtileri takip etmesi ve yetkililer tarafından açıklanan belirtilerden biri ya da daha fazlasının görülmesi halinde mutlaka sağlık kuruşlarına başvurulması gerektiğini söylüyorlar.

Covid-19’un en yayın ve şiddetli görülen belirtilerinden biri bilindiği gibi yüksek ve dirençli ateş.t oplu alanlara girilirken ateş ölçümü yapılması zorunlu. Ölçüm sonucunda ateşi normalden yüksek çıkan kimse toplu alanlara kabul edilmiyor ve sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor.

Sahibi kimmiş

Türkiye’de ilk faaliyet gösterdiğinde maymun amblemi ile özdeşleşen LCW (LC Waikiki) markası bakın gerçekte kiminmiş? Hayırsever bir işadamı.Sahibi Türkiye’nin en zengin 10 kişisi arasında. Kurucusu ve sahibinin kim olduğunu öğrenince şaşıracaksınız!Türkiye’de yaşayıp oradan alışveriş yapmayan sanırım yoktur. Fiyatlarındaki caziplik müşterilerini çekiyor. Yıllardır sahipleri hakkında çok konuşuldu. Ama kimliği bu gün ortaya çıktı.

1988 yılında kurulan ve 1997 yılından bu yana Türkiye’de LC Waikiki Mağazacılık çatısı altında hizmet veren LC Waikiki, “İyi giyinmek herkesin hakkı” misyonu ve “ulaşılabilir moda” anlayışıyla Türkiye’yi giydiriyor.

LC Waikiki, büyüme serüvenini 31 yıldır hem yurt içi hem de yurt dışında sürdürüyor. Hazır giyim sektörünün lideri LC Waikiki, bugün, 47 ülkede yaklaşık 1000 mağazası ve 43.200 çalışanıyla hizmet veriyor.Kısa adı LCW( LC Waikiki) olan markayı 1985 yılında Fransa‘da George Amoual kurulmuştur. Ama şuanki sahibi o değildir. Bir Türktür.Türkiye’deki LC Waikiki giyim sektöründe tüm dünyaya hizmet eden bir markadır. Şirketinin ismi Hawaii adasında yer alan Waikiki plajından ve Frsansızca’da ”arkadaşlar” anlamında ki Les Copains kelimelerinin ilk harflerini alarak LC Waikiki olarak belirlenmiştir.

Dünyada büyük bir marka olan ve yüksek satış cirolarına ulaşan LCW’yi 1991 yılında Taha Grup‘un kurduğu Tema Tekstil‘e Türkiye satış lisansını satın almıştır. Böylece Türkiye’de özellikle orta kesim diye tabir edilen bütçe grubu için yaygın giyim markasından biri olmuştur. Bu gelişmenin ardından 1997 yılında dünyadaki tüm LC Waikiki ortakları şirketi satmaya karar verdiler. Bunun üzerine Tema Tekstil ismini Tema Mağazacılık A.Ş. olarak dünyadaki tüm LCW isimlerinin hakkını satın aldı. Böylece marka merkezi İstanbul olan bir Türk markası haline geldi.

Kim Kurdu : George Amoual LC Waikiki sahibi kim: Mustafa Küçük, Vahap Küçük, Halis Küçük, Şefik Yılmaz Dizdar, Leyla Dizdar, Ayşe Pürlen Dizdar, Pamir Güçlü Dizdar, Georges Amouyal, İsmail Hakkı Kısacık, Yalçın Çağlar, Murat Mısırlı, Muzaffer Mustafa İşçan, Muhammed Mazlum Yıldırım.

MUSTAFA KÜÇÜK KİMDİR? Forbes’ın bu sene 11.’sini düzenlediği Türkiye’nin en zengin kişileri listesi’ne göre ilk kez milyarder olan Mustafa Küçük, 1963 yılında Malatya Doğanşehir’de köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kısıtlı eğitim imkanlarına rağmen bulunduğu ilçeden üniversiteyi kazanan 2 kişiden biri oldu. 1986 yılında, yüksek lisans eğitimi sırasında tanıştığı arkadaşının ailesinin 8 küçük makinelik atölyesinde iş dünyası ile tanıştı. 1987’de Tema Tekstil’in teklifi ile bir apartmanın bodrum katında bir atölyede kendi işine başladı. İşe başladığında, bir şoför ve bir sekreterle birlikte 3 kişiydiler. Daha sonra numune dikmek için bir dikiş makinesi ve bir de kesim masası aldı. Bir süre tedarikçi firmalarla iş yaptı.

Zamanla nakış, baskı, etiket, boyahane yatırımı yaptı.Mustafa Küçük, 1988’de Tema Tekstil’in Genel Müdürlüğü görevinin ardından Tema Holding’in Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 2000’de Taha Holding’te perakende ve üretim gruplarının ayrılması kararı çıkınca perakende sektöründe Tema Grubu’nun CEO’luğunu üstlendi.

Küçük, LC Waikiki, LCW, South Blue ve X-Side markalarının geliştirilmesi ve mağazalar zincirinin oluşturulması sorumluluğunu yürütüyor. Türkiye’nin en zengin 10 kişisi arasında 10.sırada yer alıyor.Dar gelirli vatandaşların sıkça tercih ettiği mağazalar arasında LCW’de yer alıyor. Ayrıca Lc Waikiki sahibi Malatyalı Mustafa Küçük Türkiye’nin en hayırsever iş adamıdır.Bu hafta 52 tır kıyafeti yoksul çocuklar için dağıttı. Ve Lcw şirketi sap’kınlara geçit vermeyerek dik bir duruş sergilemiştir.

Artık yarı fiyatına

Hazine’ye ait arazilerin çiftçilere kiralanması binlerce vatandaşa ilaç gibi geldi. Başvurular peş peşe gelir iken 20 bin vatandaşın prosedürü onaylandı.Hazine’ye ait arazilerin çiftçilere kiralanması binlerce ailenin yüzünü güldürdü. 600 köyde 575 bin dekar arazi, 20 milyon TL bedelle kiralandı. 20 bin vatandaşın prosedürü tamamlandı.
Paylaş
Tweetle
Google
Paylaş
yarı fiyatına verilcek
14 Temmuz 2020 – 03:50
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Hazineye ait atıl tarım arazilerinin çiftçilere kiralanması binlerce ailenin yüzünü güldürdü. Yaklaşık 200 bin çiftçi üretim amacıyla Hazine arazisi müracaatsunda bulunurken, program kısmı olan 600 köyde 575 bin dekar Hazine arazisini 20 milyon lira bedelle kiralandı. Hak sahibi çiftçilere dağıtılan topraklar, belirleme edilen bedel karşılığı 4 sene ödemesiz 10 senede ve 10 eşit taksitte faizsiz olarak ödeniyor.

Sabah’tan Hazal Ateş’in haberine göre Hazine arazileri, Arazi Dağıtım Projeleri tamamlanıncaya kadar dağıtımda hak sahiplerinde aranacak şartlara sahip çiftçilere senelik olarak kirkısmıyor. Örnek yazlık ekiliş gerçekleştirmek isteyen yapımcılara de bu sezon amacıyla hazine arazisi tahsisi de başladı.

14 bin hektarda üretim Tarım ve Orman Bakanlığı mayıs ayında atıl olan mülk, Hazine ve vakıf arazilerinin parsel bazında belirlenmesi amacıyla çalışma başlattı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli devlete ait Hazine arazileri ile az topraklı, topraksız çiftçi ailelerinin toprak sahibi olmasına yönelik Arazi Dağıtım Projeleri yapıldığını anımsattı. Bu çerçevede 14 bin dekar Hazine arazisinde üretime elverişli olanlar belirlendi, birinci aşamada Erzurum, Erzincan, Kars, Bingöl, Kars, Kayseri, Muş ve Sivas’ta arazilerin tahsisi sağlandı.

21 pilot il belirlendiProgram kapsamında çiftçilere bedelsiz kiralanacak atıl haldeki bu araziler hububat, baklagiller, yağlı tohumlar ve yem bitkileri üretmek amacıyla kullanılıyor. 21 değişik kentte başlatılan pilot programlarda, atıl duran hazine arazilerinin kullanıma açılması hedefleniyor. Hazineye ait kullanılmayan tarım arazisinin bulunduğu köylerde ikamet eden çiftçilere, gençlere, bayanlara puanlama sistemiyle öncelik veriliyor.

4 sene ödemesiz 10 eşit taksitBakan Pakdemirli, bu seneye dair kiralama çalışmalarının devam ettiğini belirterek, belirleme edilen bedel karşılığı 4 sene ödemesiz 10 senede 10 eşit taksitte faizsiz olarak ödendiğini anımsattı. Bakan Pakdemirli, “Örnek yazlık ekiliş amacıyla hazine arazisi tahsisi genç çiftçi olması (18-40) olması, ürün yetiştiriciliği kurslarından belge almış olması, yapımcı örgütleri, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet etmesi ve taşınmaza komşu tarlasının bulunması, hububat, baklagil, yağlı tohumlu bitkiler, yem bitkisi yetiştirecek olması, organik ve iyi tarım, sözleşmeli tarım yapanlar arasından puanlamaya göre yapılıyor” dedi. Bu kapsamda aşağı yukarı 41.7 milyon metrekare Hazine arazisi kiraya verilecek. Süs bitkileri, aRomatik bitkiler, ağaçlandırma çalışmaları ve hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi adına araziler ideal kira bedelleri ile kiraya verilecektir. Bitki yetiştiriciliği amacıyla 12.7 milyon metre kare, hayvan yetiştiriciliği amacıyla ise 29 milyon metre kare yer kiralanacak.

20 bin prosedür tamamlandıTarım arazilerinin kiralanması konusu ile ilgili 200 binin üstünde müracaat gelir iken aşağı yukarı 20 bin vatandaşın kiralama prosedürü de tamamlandı. Hazineye tarım arazileri çiftçilere ecrimisil bedelinin yarısı üstünden 10 seneye kadar kirkısmıyor. Arazilerin daha etkin, verimli kullanmasını sağlayacak bu sistemle çiftçiler arazileri kiralayıp daha sonra da bedeliyle satın alabiliyor. On senelik kira zamanı sonucunda çiftçiler ister kira zamanını uzatabiliyor, isterlerse bu arazileri satın alabiliyor.

Sıra şimdi orda

Ayasofyai Kebir Camii’nin tekrar cami olarak ibadete açılmasının sonrasında Tarih Araştırmacısı ve Yazar Kadir Mısıroğlu’nun geçmişte dile getirdiği çok önemli ifadeler gündeme yeniden geldi Danıştay’ın kararı ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Ayasofyai Kebir Camii’nın tekrar cami olarak ibadete açılmasının sonrasında Tarih Araştırmacısı ve yazar olan Merhum Kadir Mısıroğlu’nun çok konuşulacak ifadeleri yeniden tartışılmaya başlandı

MISIROĞLU ORANIN FETHİ YAKINDIR

Mısıroğlu, yaptığı bir konuşmasında, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi vesellemin müjdesine işaret ederek şunları dile getirmişti Sade Ayasofyai Kebir Camii şerifimi açılacak? hayır Batı Roma fethedilecek. Ö’leceğimi bildiğim gibi emin konuşuyorumki Batı Roma fethedilecek. İslamiyet’in en k’uvvetli devri yakın zamandır Çünkü Batı Roma’nın fethi Peygamber Efendimiz (sav)’in sahih rivayetiyle

Her iki Roma da fetholunacak sözüdür sahabe efendilerimiz Hangisi önce ya Rasulullah diye sorduklarında ‘Konstantin kenti önce Peygamber Efendimiz’in (sav) bu müjdesinin kesinlikle gerçekleşmesi amacıyla tarihte bunu yapamamış olan o azami güç miktarından daha yukarıya çıkılacağını gösterir. Bunun anlamı budur. Kanuni Roma’yı alamadığına göre; Müslümanlar Roma’yı alacaksa o devri de aşacak demektir diye konuşmuştu

Bir r’ezalet daha

İstanbul’da tartışmalı bir sonuçla Yerel seçimleri kazananması için Cumhuriyet Halk Partisini destekleyen Süleymancılara bağlı olan bir mürit Ayasofyai Kebir Camiinin açılmasına sevindiği lüzumçesiyle cemaatten kovulduğunu dile getirdi Türkiye, bağımsızlık yolunda mühim bir adım daha attı. Bu toprakların İslam beldesi olduğunun ispatı derecesindeki Ayasofyai Kebir Camii, 86 senelik bir fetret devrinin sonrasında yine cami olarak ibadete açıldı.

AYASOFYA’YA SEVİNDİ DİYE ATILDI Ayasofyai Kebir Camii’nın ibadete açılmasının sonrasında, bir küme oluşumların rahatsız olduğu da görüldü. Dünya çapında İslam karşıı küme ve kişilerın Ayasofyai Kebir Camii kararını eleştirmesinin yanı sıra, Türkiye’de de siyasi emeller sebebiyle Devlete yüklenenler oldu.

Süleymancılar da çok rahatsız Süperhaber’in gündeme taşıdğı olayda Süleymancılar grubu da Türkiye’nin Ayasofyai Kebir Camii kararından rahatsız oldu. Süleyman Hilmi Tunahan efendi hazretlerinin İslam’ı yaymak için attığı adımların devamı gibi görülen fakat son senelerde aldıkları kararlar çokça eleştirilen Süleymancılar, Ayasofyai Kebir Camii’nın açılmasını destekleyen bir müritlerini cemaatten resmen attı

Kendisinin Ayasofyai Kebir Camii’nın cami statüsüne kavuşması sebebiyle paylaştığı bir mesaj sebebiyle cemaatten atıldığının duyuran Önser Yeğin, pişman olmadığını söyleyerek, “Şükürler olsun ki bu tür bir kutsal paylaşım bizim suçumuz olmuş.” dedi.

Süleymancılar cemaatinden kovulan Yeğin hayat sürdürdüklerinı şu şekilde anlattı Bugün saat 10:00 itibarı ile bölge yönetimcimizin (Mustafa Gökduman) emri ile mıntika sorumlum olan Salih Hoca beni aradı. Son (Ayasofyai Kebir Camii) paylaşımlarımız sonucunda bugünden itibaren hatimlere katılmamak kurslara girmemek üzere yasaklananlar listesinde olduğumuz tebliğ edildi.

Mübarek bir açılışa katılmak ve bu sevinci sayfasında paylaşmak Süleyman efendi Cemaatinin başındaki yönetimin muhterem ve görkemli büyüğünün niçin zoruna gitmiş olsun? Bundan bu tür ben de bu cemaatten uzaklaştırılmış bulunuyorum Şükürler olsun ki bu tür bir kutsal paylaşım bizim suçumuz olmuş Ehli iman ve ehli insaf ehline duyurulur dedi

‘Türk çıktı’

Türkiye ile anlaştığı belirtilen ve BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan’a çektiği rest ile dünya gündemine gelen Umman Sultanı ile ilgili “Türk” iddiası…

Yeni Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said için çarpıcı bir bilgi paylaşıldı.

Geçtiğimiz günlerde ortaya attığı “Türkiye ile Umman anlaştı” iddiası Ortadoğu’yu sallayan Mısırlı gazeteci Sabır Meşhur, yeni Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said ile ilgili bomba bir bilgi verdi.

Umman Sultanı’nın annesi Türk, babası ise…

Mısırıl gazeteci Sabır Meşhur, Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in babası Tarık bin Teymur’un Türkiye’de yetiştiğini ve bir Türk kızı ile evlendiğini, Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in annesinin bir Türk olduğunu belirtti. Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in Türk vatandaşlığının da bulunduğunu kaydeden Mısırlı gazeteci Sabır Meşhur, Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in anadilinin Türkçe olduğunu ve Arapça’yı sonradan öğrendiğini ifade etti.

Mısırlı gazeteci Sabır Meşhur, Türkiye ile Umman arasındaki yakınlaşmanın büyük ölçüde sebebinin Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in Türk olması olduğunu dile getirdi.

BAE şirketini Ürdün’den kovmuştu

Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said, BAE merkezli DAMAC şirketini ülkeden kovarak dünya gündemine oturmuştu.

Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said’in BAE’ye karşı eylemi bununla da sınırlı kalmamıştı.

BAE Prensine ağır tavır!

Yeni Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said, Umman Sultanı Kabus bin Said’in vefatı üzerine Umman’a taziyeye gelen BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan’a tavır koymuştu.

Oturarak gerçekleştirilen fotoğraf çekiminin bitmesinin ardından ayağa kalkan BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan tokalaşmak için elini uzatmış ancak Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur el Said, kendisine uzatılan evi havada bırakarak ileri doğru hamle yapmıştı.

BAE Veliaht Prensi evlinin havada kalmasına sinirlenmiş ve Umman Sultanı’nı kolundan tutup durdurarak zorla tokalaşmış ardından işaret parmağıyla Umman Sultanı’na son sözlerini söyleyerek öfkeli bir şekilde görüşmeyi sonlandırıp Umman’ı terk etmişti.

Ne yapıyorlar!

Türkiye, bağımsızlık yolunda önemli bir adım daha attı. Bu toprakların İslam beldesi olduğunun kanıtı niteliğindeki Ayasofya, 86 yıllık bir fetret devrinin ardından tekrar cami olarak ibadete açıldı.Ayasofya’nın ibadete açılmasının ardından, bir takım oluşumların rahatsız olduğu da görüldü. Dünya genelinde İslam karşıtı grup ve şahısların Ayasofya kararını eleştirmesinin yanı sıra, Türkiye’de de siyasi emeller nedeniyle hükümete yüklenenler oldu.

Süleymancılar da rahatsızSüperhaber’de yer alan bir habere göre, 31 Mart Yerel Seçimleri’nde ve İstanbul Yenileme Seçimleri’nde CHP’yi destekleyen Süleymancılar grubu da Türkiye’nin Ayasofya kararından rahatsız oldu.

Süleyman Hilmi Tunahan efendi hazretlerinin İslam’ı yaymak için attığı adımların devamı niteliğinde olan, lakin son yıllarda aldıkları kararlar çokça eleştirilen Süleymancılar, Ayasofya’nın açılmasını destekleyen bir müritlerini cemaatten kovdu.Kendisinin Ayasofya’nın cami statüsüne kavuşması nedeniyle paylaştığı bir mesaj nedeniyle cemaatten atıldığının duyuran Önser Yeğin, pişman olmadığını belirterek, “Şükürler olsun ki böyle bir mübarek paylaşım bizim suçumuz olmuş.” dedi.

Süleymancılar cemaatinden kovulan Yeğin yaşadıklarını şöyle anlattı:“Bugün saat 10:00 itibarı ile bölge idarecimizin (Mustafa Gökduman) emri ile mıntika mesulü Salih Hoca beni aradı. Son (Ayasofya) paylaşımlarımız neticesinde bugünden itibaren hatimlere katılmamak kurslara girmemek üzere yasaklananlar listesinde olduğumuz tebliğ edildi.

Mübarek bir açılışa katılmak ve bu sevinci sayfasında paylaşmak Süleyman efendi Cemaatinin başındaki yönetimin muhterem ve muhteşem büyüğünün (!) neden zoruna gitmiş olsun?Bundan böyle ben de bu cemaatten uzaklaştırılmış bulunmaktayım.Şükürler olsun ki böyle bir mübarek paylaşım bizim suçumuz olmuş. Ehli iman ve ehli insaf ehline duyurulur.”

Tarihi olaay

Türkiye’nin en büyük hasımları haline gelen Suudi Arabiştan ve Birleşik Arap Emirliği kirli planlarını yapmaya devam ediyor İranın Hürmüz boğazını kaparması korkusuyla güneş komşularını i’şgal etme planları kuran 2 ülke Yemen’den sonra gözlerini Birleşik Arap Emirliğinin güney komşusu olan Umman’a dikmiş durumdalar Yenişafak Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye’nin Umman Sultanlığı ile anlaşma imzaladığını açıkladı.

BAE VE SUUDİ ARABİSTAN’A SOĞUK DUŞ Yazar İbrahim Karagül Birleşik Arap Emirliği ve Suudi Arabistan Libya’ya Suriye’ye Mısır’a giderken yani ava giderken avlandığını dile getirdi Gazeteci Karagül, Türkiye’nin Umman ile anlaştığını iddia etti karagül Sosyal medyada yaptığı paylaşımda

sırtını A’BD’ye yaslayan Birleşik Arap ve Suudini ava giderken avlandığını söyledi ve şöyle ifadeler kullandı Türkiye ve Umman Sultanlığı Deniz Üssü için ön anlaşmaya vardı. Kızıldeniz’de Somali, Basra Körfezi’nde Umman.

Hint Okyanusu’na açılan iki kapıda da varız. Müthiş bir hareket Jeopolitik akıl Katar’dan sonra Umman’dayız Şimdi BAE düşünsün M. Bin Zayed düşünsün. Prens Selman düşünsü Ava giderken resmen avlandılar şimdi ne yapacaklarını düşünüp dursunlar ifadelerini kullandı

Yok böyle yardım

1 Milyon 700 bin parçadan oluşan 52 tırlık yeni bağışları İHH vakfına ulaşan LC Waikiki tekrardan sosyal medyada gündem oldu. Daha öncede yaptığı yardımlarla adından sıkça söz ettiren LC Waikiki sosyal medyada yine çok büyük destek alıyor.

1 Milyon 700 bin parçadan oluşan 52 tırlık yeni bağışları İHH vakfına ulaşan LC Waikiki tekrardan sosyal medyada gündem oldu. Daha öncede yaptığı yardımlarla adından sıkça söz ettiren LC Waikiki sosyal medyada yine çok büyük destek alıyor.

1 Milyon 700 bin parçadan oluşan tam 52 tırlık bayramlık malzeme yardımı yapan LC Waikiki’nin kime ait olduğu ve kurucusu ve Türk firması olup olmadığı merak ediliyor.

LC Waikiki markası, Fransız tasarımcı George Amoual ve ortağı tarafından Fransa’da kurulmuştur. 1988 yılına kadar Fransızlar işi yürütürken, 1988 yılında artan iş hacmine karşılık verebilmek amacı doğrultusunda Türk firması olan Taha Tekstil ile üretim için anlaşma imzalanmıştır. Bu şekilde uzun yıllar birlikte çalışan firmalardan Taha Tekstil, kendi markasını oluşturmak amacıyla AR-GE yaparken LC Waikiki markasını satın almaya karar verir.

Fransızlarla anlaşan Taha Tekstil, LC Waikiki markasını satın alır ve 1995 yılında LCW Türk markası haline gelir. Hali hazırda Türk firması olan LCWaikiki, daha sonra firma adını “LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş.” olarak tesciller. 2009 yılında ilk yurt dışı mağazasını Romanya da açan LCW, şu anda 100 civarında mağaza yurt dışında olmak üzere toplam 600 civarında giyim mağazası ile hizmet vermeye devam etmektedir.

LC Waikiki’nin Hisselerine Sahip ortaklar

Ersin Çelik (@ersinceliq) Tweetledi: LC Waikiki, İHH’ya 1 Milyon 700 bin parçadan oluşan 52 TIR kıyafet gönderdi. İHH, ilk etapta bayram öncesinde 120 bin çocuğa kıyafetlerini ulaştırdı. Geri kalan kıyafetler mevsimlik olarak tasnif ediliyor. [Firma, Ramazan Bayramında da İHH aracılığı ile 55 bin çocuk giydirmişti.]

Mustafa Küçük
Vahap Küçük
Halis Küçük
Şefik Yılmaz Dizdar
Leyla Dizdar
Ayşe Pürlen Dizdar
Pamir Güçlü Dizdar
Georges Amouyal
İsmail Hakkı Kısacık
Yalçın Çağlar
Murat Mısırlı
Muzaffer Mustafa İşçan
Muhammed Mazlum Yıldırım

superhaber.tv

Dünya ş’aşkın

Ayasofya tam tamına 86 yıl geçti dile kolay Ayasofya ibadete açıldı ve cami oldu. Bir çok ülke tepki gösterdi avrupa ve dünyadan. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin de tepki vermesi enteresan oldu aslında. Türkiye’den ise Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla beraber attığı hamle takdiri topladı, cami içerisinde ki alan dikkatleri çekti.

Ayasofya Camii’nde, Hz. Meryem’in göründüğüne inanılmakta olan kısım boş bırakıldı. Hristiyanların kutsal kabul ettiği alan halıyla da kaplanmadı, ziyarete açık bırakılmış vaziyette.Söz konusu uygulamanın hayata geçirilmesi önerisinde bulunan Avukat Remzi Kazmaz yaptığı açıklamada, ‘Hızır makamı ile müezzin mahfili arasında kalan ve Hz. Meryem’in göründüğüne inanılan alanın Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edildiğini’ dile getirdi.

Kazmaz daha önce yaptığı açıklamada, “Dairelerden oluşan, ayakla basılmayan bu alanın açık bırakılması isabetli bir karar olacaktır” demişti. Dün kılınan Cuma Namazı sırasında Hz. Meryem’in göründüğüne inanılan alanın korumaya alındığı görüldü.

O KISIMDA NAMAZ KILINMAYACAK :Görevlilere teşekkür eden avukat Kazmaz, Ayasofya’nın, ruhuna uygun korunabilmesi için Fatih Sultan Mehmet dönemindeki hassasiyetlere uyulması gerektiğini söyledi.Halı serilmediği görülen alanda namaz kılınmayacağı dile getiriliyor.